İskele

yazı

Gün geçmesin ki gençliğin, dünyanın, iklimin, insanların kötüye doğru gittiğini söyleyen yeni birileri daha ortaya çıkmasın. Sürekli bir şeylerin şikayet edilecek taraflarına odaklanan harika insanlar… 

Sizler bu günlerde yazın etkisiyle de olacak gemilerin; karayı denizle aldatırken mavi suları ikiye bölmesini dokunmadan, görmeden,seslenmeden sessizce izleyen iskele insanları gibi geliyorsunuz. Bütün bu kötüye gidişatın ortasında acaba siz ne yapıyordunuz? Olaylar kısa sürede gerçekleşmediğine göre uyuyor muyduk acaba yoksa yeni mi uyandık? Bütün bu olayların temelinde televizyon seyircisi gibi mi kaldık ya da bu gidişatın bir parçası mıydık? 

Çevremizde en ufak bir pisliğin olmasına bile izin vermezken… Bütün evreni kaplayın bu pisliğin oluşmasına istemeden de olsa susmak katkı sağlamak değil de nedir? Eğer çevremizde istemediğiniz dünyalar oluşuyorsa bunun temelinde bizim tembelliğimizin, ses çıkarmayışımızın, gemilerin gidişini seyretmemizin olduğunu kabul etmemiz gerekir. İskelede gemilerin gidişinden şikayet etmek yerine geminin dümeninde olmak veya olmaya çalışmak dünyayı, en azından kendimizi birazda olsa değiştirecektir. 

Her dakikanızın hayatınızın en güzel zamanı olması dileğiyle… 

Şeyhzade Bilgin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.