AK Parti Milletvekili Muzaffer Yurttaş Sağlıkta Şiddeti Yazdı

şiddet
Değerli okuyucularımız,

Bu yazımızda son günlerin önemli gündem maddelerinden biri olan “Sağlık Çalışanlarına Yönelik Şiddet” konusunu masaya yatırmak istiyorum. Bu çok önemli bir konuda Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu ve komisyon çalışmalarını tamamlayarak bir rapor hazırladı ve Meclise sundu. Şimdi sıra bu raporda yer alan konularla ilgili gerekeli düzenlemeleri yerine getirmek için Sağlık Bakanlığı’nda.

Konu siyasi polemiklerin kısırlığına kurban edilmemelidir. “Şiddet” gibi evrensel ve geçmişten beri devam eden köklü ve önemli bir problemle karşı karşıyayız. Bu problemi çözmeye odaklanmak gerekiyor. Bir tek sağlık çalışanına bile şiddete tahammülümüzün olmadığını ifade ediyorum.
Bir doktor olarak şunları söylemek istiyorum: Milletimizin bugün verilen sağlık hizmetlerini takdir ettiğini, bu hizmetleri veren sağlık ailesinden, hekimlerden büyük ölçüde razı olduğunu biliyoruz. Elimizdeki araştırmalar da bunu söylüyor, vatandaşın hayır duasıyla sık sık karşılaşmamız da bunu söylüyor. Elbette memnun olmayanlar, olamayanlar vardır. Ama bu, resmin bütünü için milletin ortak kararını değiştirmez.
Hal böyleyken zaman zaman kendini bilmez, haddini aşan kişilerin sağlıkçılara sözlü, fiili saldırılarda bulunduğu da bir gerçektir. Bu düşüncede olanlar bilmelidir ki hekimlerimiz, sağlık çalışanlarımız sahipsiz değildir. Onlara dokunanlar karşılarında Sağlık Bakanlığını, bizleri ve sağduyulu kamuoyunu bulacaktır.
Sağlık çalışanına şiddet uygulayacak kadar ileri gidenler mutlaka gerekli şekilde cezalandırılmalıdır. Bu konuda emniyet güçlerimiz gerekli hassasiyeti göstermelidir. Yargımız da sağlıkçıya karşı bir saldırıya büyük hassasiyetle yaklaşmalı, adil biçimde gereğini yerine getirmelidir. Emniyetin ve yargının tutumu “maganda” ruhlu saldırganlara haddini bildirmekte hızlı ve kararlı olmalıdır. Bütün sağlık ailesi olarak bunu yetkililerden bekliyoruz.

Meslek örgütlerine de düşen önemli bir görev var: Problemlere dikkat çekmek için yapılan eylemlerde halkın sağlık hizmeti alma hakkını ihlal etmeden toplum duyarlılığının oluşmasını ve  yetkililerin dikkati çekmeye çalışmalıdırlar. Hekim saygınlığını tekrar kazanmak için meslek örgütüne büyük görev düşüyor.

Hepimizin, ama özellikle iktidarıyla, muhalefetiyle siyasetçilerin bu konuda sertliğin – çatışmanın dili yerine mümkün olduğunca sevginin-anlayışın dilini kullanmaları ve örnek olmaları gerekiyor.
Sağlık çalışanları büyük bir iş yükü altında çalışıyor. Doktor ve hemşire sayımız -son yıllardaki öğrenci sayısının artışına rağmen- yetersizdir.  Sağlıkçılarımız işlerinin bütün ağırlığına rağmen “Sağlıkta Dönüşüm”ün insana kıymet veren anlayışıyla hizmette kusur etmemeye çalışmaktadırlar.
Vatandaşlarımızdan da sağlıkçılara karşı anlayış, sevgi, saygı ve empati bekliyoruz. Sağlık çalışanları gayret, samimiyet ve fedakârlıklarıyla ancak takdire layıktır. Gecesini gündüzüne katarak hayat kurtarmak için yorulmak nedir bilmeyen sağlık çalışanlarının yaptıkları çalışmalar her türlü takdirin üzerindedir. Sağlıkta dönüşüm ve gelişimin mimarları hekimler ve tüm sağlık çalışanlarıdır.
Son yıllarda sağlık hizmetlerinden memnuniyeti üst seviyelere çıkaran, Cumhuriyet boyunca yaşanmamış, ertelenmiş, bazen düşünülmüş ama cesaret edilememiş köklü değişimleri bünyesinde barındıran ‘Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın başarılı bir şekilde hayata geçirilmesinde emeği geçenlere herkes şükran borcudur.
AK Parti iktidarının sağlığa verdiği önem ve gayretler neticesinde ülke genelinde hasta memnuniyetinin yüzde 39’dan yüzde 75’e hatta bazı illerimizde daha yüksek seviyelere çıkmıştır. Avrupa ülkelerinde bu memnuniyet düzeyine çıkan ülkelerde kişi başı sağlık harcaması 4bin 500 doların üzerindedir. Türkiye  ise bu memnuniyeti kişi başı 950- 1000 dolar harcayarak gerçekleştirmiştir.
Türkiye DSO tarafından yapılan sınıflamada orta-üst gelir grubu ülkeleri arasında olmasına rağmen ulaştığı sağlık göstergeleri üst gelir grubu ülkelerle karşılaştırılacak haldedir. Özellikle anne ve bebek ölüm hızları, sigara içme oranları ve aşılama kapsamı gibi alanlarda çok etkileyici iyileşmeler sağlanmıştır.
Sosyal devlet anlayışının en önemli unsurlarından birisi de; sağlık hizmetlerinin gereği gibi yerine getirilmesidir. Sağlıklı bir yaşam, insanların vazgeçemeyeceği temel bir haktır. Etkin ve kaliteli bir sağlık sistemi, nitelikli bir toplumun en önemli şartıdır.

Yıllarca insanlarımız hastane muayene kuyruklarında, ilaç kuyruklarında hizmet alabilmek için sırada bekledi. Şimdi uçak ambulanslar, helikopter ambulanslar, kar paketli ambulanslar ve deniz ambulansları millete hizmet etmek için sıraya girdiler.
Koğuş sisteminden modern odalara, aşı bulunamadığı günlerden 14 çeşit ve Avrupa’nın en başarılı aşılamasının yapıldığı sisteme, basit bir diş dolgusunun bile yapılamadığı günlerden Ağız ve Diş Sağlığı Hastanelerinin açıldığı bir hale gelen sağlık sistemi tüm dünya tarafından gıpta ile izlemekte ve “bu işi nasıl başardınız?” dediği bir duruma gelmiş bulunmaktayız. İnsanımız her konuda olduğu gibi sağlık hizmeti konusunda da en iyisine layıktır.

Personel memnuniyetini sağlamadan, hasta memnuniyetini tam olarak sağlamak mümkün değildir. Sağlığın içinden gelen bir milletvekili olarak özellikle bu konudaki çalışmalara da ağırlık verilmesi gerektiğine inanıyorum.
Nedeni ne olursa olsun, şiddetin asla gerekçesi olamaz. İnsanlıktan nasibini alamamış, kendini bilmezlerin yaptıkları asla yanlarına kar kalmamalıdır. Bu konuda adalet mekanizması da, emniyet mensupları da, sağlık idarecileri de üzerlerine düşenleri yapmalıdır.

Sağlık Çalışanlarına Şiddetin Önlenmesi için öneriler:

1.«Şiddete Sıfır Tolerans» söylemine herkes inanmalı ve ortak tavır gösterilmelidir. Yöneticiler, siyasiler ve toplum elbirliği ile çözümden yana tavır göstermelidir. Gerçekçi ve samimi bir yaklaşım sergilenmelidir. Tüm taraflar elini taşın altına koymalıdır.
2.Toplumsal şiddetin azaltılmasına yönelik olarak bilimsel çalışmalar yapılmalı ve uygulamaya geçirilmelidir. Üniversitelere, yazarlara, eğitimcilere görevler düşmektedir.
3.Şiddet kimden gelirse gelsin, elbirliği ile karşı durulmalı ve ortak olarak kınanmalı ve şiddet konusunda kanuni takibat yapılmalıdır.
4.Mobbing – Psikolojik taciz ve yıldırma konusunda tüm bakanlıklar çalışmalar yapmalı ve bu konuda kurullar oluşturularak takip edilmelidir.
5.İlkokuldan başlayarak şiddetin kötülüğü, iyi insan olmak, saygı, sevgi, nezaket konusunda tüm bireyler eğitilmelidir.
6.Kamu spotları, afiş ve broşürlerle toplumun şiddet konusunda duyarlılığı artırılmalıdır.
7.«Hasta Hakları» tabelalarının yanına «Hastaların Sorumlulukları» “Sağlık çalışanlarının hakları” tabelaları asılmalıdır.
8.Hasta Hakları Birimleri kadar «Çalışanların Hakları ve Güvenliği Birimi» de aktif görev yapmalı ya da birimin adı «Hasta ve Yakınları İletişim Birimi» olarak değiştirilmelidir.
9.Bakanlığın BEYAZ KOD uygulama birimleri aktif ve yaygın olarak görevlerini yerine getirmeli, sağlık idarecileri ciddiyetle konunun üzerine gitmelidir.
10.Basın kuruluşları haber yaparken dikkatli davranmalı, sağlık çalışanları hakkında önyargılı haberler yapmamalıdır. Haberler kontrol süzgecinden geçirilmelidir. Televizyonlardaki dizilerde sağlık çalışanlarını rencide eden sahnelerden kaçınılmalıdır. Sağlık çalışanlarının yaptıkları hizmeti dile getiren konular işlenmelidir.
11.Güvenlik Birimleri ile ilgili öneriler:
a)Acil servislerde ve riskli bölgelerde güvenlik personeli sayısı artırılmalıdır.
b)Hastanelerde görev yapacak güvenlik personeli özel eğitime tabi tutulmalıdır. İletişim eğitimi de verilmelidir.
c)Hastane polisleri etkili, bilgili ve bu konuda eğitim almış kişilerden seçilmeli ve hastane polisleri her türlü güvenlik olaylarına müdahale etmelidir.
d)Hastane Güvenlik Kurulları oluşturulmalı ve düzenli toplantılarla alınması gereken önlemler rapor edilmeli ve bu raporlar doğrultusunda gerekenler yapılmalıdır.
e)Sağlık birimlerinde güvenlik kameraları kurulmalıdır
f)Tüm hastane birimlerinde, bahçelerde yeterli aydınlatmalar yapılmalıdır. Güvenlik zafiyeti olmamalıdır.
12.Şiddete maruz kalan sağlık personellerinin hizmetten çekilme haklarının olduğu konusunda halkın bilgilendirilmesi sağlanmalıdır.
13.Silahsızlanma politikaları desteklenmeli ve silaha erişim zorlaştırılmalıdır.
14.Acil servislerde performans sistemi yerine kaliteyi artırıcı yöntemler ve sistemler uygulanmalıdır.
15.Uzman hekim, acil hekimi ve personel sayısı artırılmalı ve iş yükünün azaltılması sağlanmalıdır.
16.Yöneticilerin olaylar anında müdahale ederek görevlerini adil ve gereği gibi yerine getirmesi sağlanmalıdır. Bakanlık ve idareciler dava süreçlerini başlatmalı, takip etmeli ve sonuçlarından kamuoyu ve basına bilgi vermelidirler.
17.Hasta ve hasta yakınlarını tanı ve tedavi süreciyle ilgili olarak sürekli bilgilendirmeyi sağlayacak birimler kurulmalı ve düzenli bilgi akışı sağlanmalıdır. İletişim kazalarını en aza indirmek için gereken önlemler alınmalıdır.
18.Sağlık bir ekip işidir. Ekip ruhu oluşturulmalı ve ekibin bir bireyine yapılan saldırı ve şiddete karşı duyarlı olunmalıdır.
19.Sağlık hizmeti hasta merkezli değil, insan merkezli olarak organize edilmelidir. Hasta memnuniyeti kadar çalışan güvenliği ve memnuniyeti de ön planda tutulmalıdır.
Sağlık alanında küresel değişime ayak uyduran değil, insana hizmeti amaç edinerek küresel değişime öncülük eden bir Türkiye’yi hedefliyoruz. Türkiye artık dünya çapında özgün bir model olan “Sağlıkta Dönüşüm”ü daha da geliştirerek küresel sağlık gündemini oluşturmada liderler arasında yer alabilecek konumdadır.
Tüm önerilerin dikkate alınmasını, uygulanmasını ve gerekli önlemlerin alınmasını talep ediyoruz. Artık bundan sonra şifa dağıtan ellere teşekkür edilmelidir.
Şiddete asla müsamaha gösterilmemelidir. Sağlık çalışanlarının hizmetlerini en iyi şekilde yapmalarını sağlayacak ortamı oluşturmak görevimizdir.

Doğumumuzdan ölümümüze kadar zor durumlarda yanımızda olan sağlık çalışanlarını saygı ve muhabbetle selamlıyorum.

Dr. Muzaffer Yurttaş

AK Parti Manisa Milletvekili

Kaynak: Çankaya Gündem Gazetesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.