Sağlıklı gelecek için önemli bir mihenk taşı: Türkiye Sağlık Enstitüleri

Dr. Yasin AKAR
Dr. Yasin AKAR

Bir ülkenin sağlık sisteminin başarılı olduğunu gösteren birçok parametre bulunmaktadır. Bunlardan biri de sürdürülebilirliktir. Sağlık hizmetlerinin sürdürülebilir olması ile finansal yapı arasında doğrusal bir ilişki vardır.

OECD’ye üye ülkelerin toplam nüfusu, dünya nüfusunun yüzde 18’inden ibaret… Buna rağmen Türkiye’nin de aralarında yer aldığı bu ülkeler toplam 6.5 trilyon dolar civarında olan sağlık harcamalarının yüzde seksenini gerçekleştiriyor.

Gelişmiş ülkelerde nüfusun giderek yaşlanması, tıp ve ilaç teknolojilerindeki gelişmeler sonucu sağlık hizmetlerinde arzın artması ve kalp rahatsızlıkları, kanser gibi kronik hastalıklarda görülen artış bu durumun nedenleri arasında gösteriliyor. Bir başka ölçüye daha yer vermek gerekirse bu ülkelerde sağlık harcamaları, milli gelirden daha hızlı artıyor.

Finansal sürdürebilirlik

Türkiye’deki duruma biraz daha yakından bakalım. Sağlık Bakanlığı tarafından geliştirilen Koruyucu Sağlık Hizmetleri finansal sürdürülebilirlik açısından önemli bir araç… Önleyici hizmetler kamu sağlığı bakımından önemlidir. Zira alınan tedbirlerle bir hastalığın oluşmasını engellemek, o hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi etmeye çalışmaktan daha az maliyetlidir.

Koruyucu Sağlık Hizmetleri olarak tanımladığımız bu konseptin uygulama alanını genişletmek ve kalıcı hale gelmesini sağlamak için hastalıklara özgü araştırma merkezlerinin kurulması olumlu bir adımdır. Sağlık bilim ve teknolojileri alanında hem ülke insanına hizmet etmek hem de Türkiye’nin rekabet gücünü artırmak, ülkenin ileri teknoloji ve innovasyon ihtiyacını karşılamak, araştırmacılara bilimsel ortam temin etmek için kurulacak olan sağlık enstitüleri sağlık sistemimizin geleceği adına önemli bir yapıtaşı olacağını düşünmekteyim.

Umuyorum ki toplum sağlığımız açısından umut verici kuruluşlar olacağına inandığım Kanser, Biyoteknoloji, Anne, Çocuk ve Ergen Sağlığı, Halk Sağlığı ve Kronik Hastalıklar, Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp, Sağlık Hizmetleri Kalite ve Akreditasyon enstitüleri siyasi rant uğruna itibarsızlaştırılmaz. Bu enstitüler siyasi kaygı gözetilmeksizin bütün toplum tarafından benimsendiğinde ve bütün topluma hizmet ettiğinde daha sağlıklı bir Türkiye yolunda büyük bir adım atılmış olacaktır.

Dr. Yasin AKAR
dryasinakar@yahoo.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.