Hoca aldı eline kalemi bakın neler yazdı

Ellerinde tomar tomar laboratuar sonuçları ve büyük torbalara yerleştirilmiş MR filmleri ile girdiler muayene odasına. Yaklaşık 1 ay öncesine dayanan yakınmaları vardı,diz eklemleri sırayla şişmiş ağrısı olmuştu. Bir kaç yer dolaşılmış, sonunda bir romatolog görsün diye bizim polikliniğimizden randevu aldırılmıştı.

Öyküsünü dinledikten sonra muayeneye başladım. Kalbini dinlediğimde öğrencilerin bile adam gibi dinlerlerse asla atlamayacakları üfürümü farkettim. Nitekim yanımdaki intörnlere dinlettim hemen mitral kapak yetersizliği üfürümü duyduklarını söylediler.O tahlillerin hiçbirine bakmaya gerek kalmamıştı,sadece öyküsü ve fizik muayenesi ile tanı ortadaydı. Akut eklem romatizması ve kalp tutulumu.

Bu yaşta bir çocukta eklem iltihabının en sık nedeni olan ve kalp kapaklarını tutması ile de hemen tanı koyulabilen,üstelik de Türkiye’de çok yaygın olan bu hastalık nasıl olur da bu kadar uzun zaman içinde tanı alamamış ve onlarca tahlil ve görüntüleme yapılmak zorunda kalınmıştı? Cevap çok basitti:Başından beri bir tek hekim çocuğu dinlememişti,bir tek kere bile göğsüne stetoskop konulmadı diyordu anne.

Neye yanmalıydık? Bu kadar zaman tanı almadığı için tedavi olamayan çocuğa mı? Hiç gerek yokken yapılan onca tahlile mi,onlar için yurt dışına ödenen paralara mı?

Olmaz diyoruz, diyoruz ama dinletemiyoruz, 5 dakika aralarla randevu verirseniz hekim hastanın sadece şikayetini sorar ve tahlil ister,muayeneye vakit bulamaz,sonrasında da bunun gibi binlerce örnek yaşanır.

STETOSKOPU DOKTOR ÖNLÜĞÜNÜN BİR AKSESUARI HALİNE GETİREN SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMI HEKİM İÇİN DE HASTA İÇİN DE BİR FELAKETTİR,AMACI SAĞLIK ENDÜSTRİSİNE PARA KAZANDIRMAKTIR,SAĞLIK ALANINI KİRLETMİŞTİR.VAZGEÇİLMELİDİR…

Prof.Dr.Rukiye EKER

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.