Kategoriler
Haberler

Havaalanında ‘Ebola’ toplantısı

Sağlık Bakanlığı’nın talimatı ile İzmir ve Ankara’dan sonra İstanbul’da da Atatürk Havalimanı’nda görevli bütün birimlerle Ebola ve Mers virüsü ile ilgili koordinasyon toplantısı yapıldı. Katılımın çok az olduğu toplantıda Doktor Aykut Yener Kavak, Atatürk Havalimanı’nda 3 ay önce aldıkları tedbir sonucu 24 vaka çağrısı yapıldığını, bunlardan 4’üne muhtemel şüphe kanısıyla müdahale edildiği, bunların tamamının da sıtma olduğunun ortaya çıktığını söyledi

Sağlık Bakanlığı’nın talimatları doğrultusunda geçtiğimiz günlerde Ankara ve İzmir’de gerçekleşen Ebola ve Mers virüsü koordinasyon toplantısının üçüncüsü Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali Ali Sirmen Konferans Salonu’nda yapıldı. Havalimanında tüm uçuş ve uçuş dışı birim personelinin katılımının istenmesine rağmen katılımın 50 kişiyi bile bulmadığı gözlendi.

Hudut Sahilleri Sağlık Genel Müdürlüğü’nde görevli doktor Rıdvan Dikleli, virüsün Güney Kongo’da yaşayan bir cins yarasadan aynı bölgede yaşayan bir maymun türüne bulaştığını, bu maymunla bir insanın direk teması sonucu da insanlığın korkulu rüyası haline geldiği tezinin kabul edildiğini söyledi.

Ebola virüsünün belirtileri konusunda bilgilendirme yapan doktor Dikleli, bu belirtileri gösteren her kişinin virüs kaptığı anlamına gelmediğini, bu belirtileri taşıyan başka hastalıkların da bulunduğunu belirtti.

UÇAKTA ŞÜPHELİ HASTAYA KABİN GÖREVLİSİNİN YAKLAŞIMI

Hudut Sahilleri Sağlık Genel Müdürlüğü Atatürk Havalimanı şubesi Başhekimi Doktor Aykut Yener Kavak ise her uçakta kabin memurları için kişisel koruyucu ekipmanlar bulunduğunu belirterek, “Eğer böyle ateşli, bulaşıcı hastalık riski olan vaka olursa bu kabin memuru bu kıyafetleri giyerek bu kişiye yaklaşıyor. Türk Hava Yolları ile yapılan toplantılar sonucu alınan kararlar doğrultusunda hasta kişi uçağın en arkasına alınıyor. Sağı, solu, önü, arkası ikişer koltuk boş bırakılacak şekilde seyahatine devam etmesi ve gerekirse maske ve ona da koruyucu ekipmanların giydirilmesini istiyoruz biz. Zaten olası vakalarda çağrı aldığımızda uçağa gittiğimizde hasta, arka koltukta tek başına oturuyor şekilde oluyor ve koruyucu ekipmanları giymiş sadece bir kabin memuru onla ilgileniyor. Uçağın en arkasındaki bir tuvaleti bu hasta dışında kimse kullanmıyor. Bu şekilde yaklaşıyoruz. Arkadaşlarımız da uçağa gittiğinde olası vaka olarak değerlendirirlerse bu sefer biz o hastanın transferi ile ilgili hazırlıklara başlıyoruz.” diye konuştu.

‘TERMAL KAMERA KONUSUNDA BAKANLIK EMRİ YOK’

Bazı sınır kapılarına termal kameralar konulmasına ilişkin açıklamalar yapıldığı hatırlatılan Kavak, Sağlık Bakanlığı’ndan termal kameraların uygulamaya konulmasına ilişkin bir yazı gelmediğini söyledi. Doktor Kavak, “Şu an o üç ülkeden bize direk uçuş olmadığı için risk algılamasında çok üst düzeyde risk görmüyoruz Bakanlık olarak. O yüzden şu anda termal kameralar kurulmadı.” dedi.

Dünya Sağlık Örgütü’nün, virüsün yayıldığı düşünülen riskli bölgede sınırlama yapmaya çalıştığını belirten Kavak, “Çok gerekmedikçe o bölgelere ziyaret ve ticaret yapılmamasını istiyor. Buradaki önlemler orada en üst düzeyde uygulanıyor.” ifadelerine yer verdi.

Atatürk Havalimanı’nda 1 Ağustos 2014 tarihinden itibaren alınan tedbirlerin uygulamaya konulduğunu belirten Doktor Kavak, üç aylık süre içinde 24 vaka çağrısı aldıklarını, bunlardan sadece 4 tanesine olası virüs şüphesi ile müdahale edildiğini, sevk işleminin gerçekleştirildiğini, bu vakaların tamamının da sıtma olduğunun anlaşıldığını söyledi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.