Acil Servis!

IMG_0468-0.PNG

2 yıldır olan omuz ağrısıyla bu hastanede ortopedist varmış diye gelin. anlatılan lafı anlamayın. kapıda kalp krizi geçirmekte olan adam size on defa polikliniğe gitmeniz gerektiğinin anlatılmasını beklesin. ama anlamayın. evet ortopedist sizi görecek. başarılar.

soğuk algınlığı nedeniyle iğne yaptırmaya gelin. giderken ağrı kesici ve antibiyotik reçetesini ısrarla isteyin. mide kanaması sizi beklesin. aile hekiminize filan hiç gitmeye gerek yok. maksat işiniz görülsün.

tek doktor yüzlerce hastaya “bakmaya” zorlanırken ki bunun adı muayene değil bakmak,
“demek acil olsak ölecektik” laflarına oflamaları poflamaları da ekleyin. sonuçta doktor değil mi aynı anda ellinize birden bakacak. ha acil olmadığınızın da pek güzel farkında olun bu arada. neyse ki değilsiniz yoksa ölecektiniz. tebrikler.

boğaz ağrınız ya da ishaliniz varken biz acil geldik deyin. ayakta nasırı söylemeye gerek yok siz zaten gelin. ne olursanız olun gelin.

beklerken travma, kalp krizi gibi gerçek acillere öncelik tanıyan doktora atarlanın, biz daha kaç saat bekleyeceğiz diye çıngar çıkarın.
bu sırada 112’nin hastası kapıda, getiren ambulansı da bahçede öyle sizi beklesin. kaza olunca ambulans beklemeyin ama.
o bahçedeydi unutmayın.

triaj olmadığı için “poliklinik” sıranızda önünüze geçen 112 nedeniyle tekrar çıngar çıkarın, öldüğünüzü söyleyin.
biz de mi ambulans çağırsaydık önce girmek için diye bağırın.
hatta çağırın da.

bu ambulansların her çağıranı o kişinin zeka düzeyi, empati ve vicdan duygusundan bağımsız almak zorunda olduğunu, evlere hasta bırakma hizmeti de olduğunu kısaca taksinin bir diğer versiyonu olduğunu bilin.
hepiniz ambulans çağırın.
sonuçta acil geldik biz. ben 2 gündür ishalim, günde bir kere çıkıyorum abdeste demiş miydim? ara ordan 112’yi ara ara.
ayakta nasır var diye gelin.
mevcut her şikayet için ilk acile gelin. işiniz çabuk hallolur burada. birazcık şark kurnazı olmayı bilin.
hastanız hakkında hiçbir fikriniz olmasın ama suçluluk duygunuzu doktoru her fırsatta suçlayarak azaltın. bu arada başka hastalara saygınız da olmasın, doktor onlara “bakarken ” onu her fırsatta bölün, 2 dakika dahi o hastasına konsantre olamasın.
çünkü siz buna değersiniz.

daha şikayet söylemeden bizi uzman görecek deyin. gerekirse gece dortte gelsin evden. şikayet önemli değil o doktor geleceeeek.
ilaç yazdırmak için gece 3’te gelin. sabah zaten gelin. güllerin içinden. koşarak koşarak.

geçerken uğrayın, rapor almaya bi uğrayın. özellikle öğretmen ve polisseniz talebiniz artsın. rapor verilmezse doktoru gerin, ortamı gerin. biraz dinlenip gevşemek sizin de hakkınız.

tüm aile giriş yaptırıp “bakıldıktan” sonra aile acil bahçesinde oturun. sosyalleşmenin tadına varın.
taburculuk önerilen hastanızı ısrarla servise yatırmak isteyin. yatış endikasyonu yani yatış gerektiren durumunun olmaması filan oyy hiç girmeyelim. siz yorulmayın hemşireler var sonuçta.

doktor takip etmesi gereken onca hastayı bırakıp her birinin acilin içinde bekleyen uc dort yakınına ayrı ayrı bilgi versin. bu yakınların da birbirinden haberi olmasın. gelip aynı şeyleri sorsunlar. doktor bilgi vermek zorunda. bu kadar hastaya da bakmak zorunda. beklerseniz bu doktorun suçu. onunla tartışın. parasını sizin verdiğinizi söyleyin. olmadı saldırın.
her hastaya 20 saniye ile bu iş çözülecek. önümüzdeki seçimde bana oy verin çözeyim;)

hedef 20 saniye! daha iyiye, en iyiye !

Kaynak: ekşisözlük / kikirdayankikirdak

Çok Önemli Dokuz Eylül Asistan Hekimleri’nin Çağrısı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.