Kategoriler
Haberler

‘Tek damarın tedavisi yetmez, diğer damarların da risk taşıdığı bilinmeli’

Yaşlanma, yoğun iş temposu, stres gibi konuların insan vücudundaki belirgin etkileri özellikle damar sağlığında kendisini daha da fazla hissettiriyor. Cerrahi müdahale sırasında sadece hastalık taşıyan damarın değil, aynı yaştaki diğer damarların da risk altında olduğunu belirten uzmanlar, anti-aging teknikler kullanarak bu riski azaltmanın mümkün olduğunu belirtti.

Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Klinik Şefi Prof. Dr. Ahmet Akgül ve ekibi, 77 yaşındaki hastaya dikkat çeken bir yöntem uyguladı. İlerlemiş yaş yanında kalp ameliyatı için risk taşıyan, aynı zamanda böbrek yetmezliği sınırında olan kadın hastanın kalbi durdurulmadan 3 damarına by-pass yapıldı. Ameliyatın özelliklerinden biri de operasyon öncesi ve sonrasında hastanın damarlarına uygulanan anti-aging yöntemleri oldu. Operasyon sonrası sağlığına kavuşan Zuhal Şen isimli hasta bir süre sonra hastaneden taburcu edildi.

Yöntem ve uygulama alanı hakkında bilgi veren İstanbul Üniversite’sinde Gerontoloji Profesörü ve Bölüm Başkanı olan Ahmet Akgül çocuk kalp ve damar cerrahisi gibi gerontolojik hastalarda da (60 yaş ve üzeri) kalp ve damar ameliyatlarının ve takiplerinin farklı yöntemlerle yapılacağını söyledi. Akgül, “Gerontoloji biliminin ilgi alanı genellikle 60-65 yaş ve üstüdür. Kalp ve damar hastalıkları da genellikle bu yaşlarda başlar. Yaşlanma esasen bir damar sorunudur. Önce damarlar yaşlanır ve beslediği organ veya deride bozulmalara, yaşlanma belirtilerin ortaya çıkmasına neden olur. Yaşlanmış bir damar tedavi edilecek düzeye gelmişse, diğer damarlar da koruma altına alınmalıdır. Damar sistemi bir ağacın dalları gibidir. Hepsi tek bir gövdeden çıkar ve birbirleriyle ilişkilidir. Bir dalda sorun varsa hepsinde risk artmıştır.” dedi.

Vücutta hasarla olan damarı tedavi etmenin tek başına yeterli olmadığını, o yaştaki diğer damarların da aynı riski taşıdıklarını belirten Akgül, şunları söyledi: “Bir kalp veya damar ameliyatı yapmakla hastalığın nedeni ortadan kalkmaz. Damar yaşlanmasını da ameliyattan sonra mümkün olduğu kadar uzatmak gerekir. 65 yaşında bir kalp veya damar hastasının yalnızca kalbinin damarı 65 yaşında değil, böbrek damarı da, beyin damarı da, deri damarı da 65 yaşındadır. Bu nedenle yalnızca kalp damarlarına değil tüm damarlar için yaşlanma süreci dikkate alınıp anti-aging programlarına başlanmalı yoksa ameliyat yapılan damarlar gibi tüm diğer organ damarları da ilerleyen dönemde risk altındadır. Bu nedenle biz, hastanın tüm damarlarını haritalayıp inceliyoruz, ameliyatını yaparken tüm organların damarlarını koruyoruz ve ameliyat sonrası hastalarda ileriki dönemde ‘damar yaşlanmasını’ mümkün olduğu kadar ertelemek için damar anti-aging programlarına başlıyoruz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.