Kategoriler
Haberler Manşet

Asistan hekim’in hakaret davası!

“Ben Dr.Güneri Kuruöz.
Adnan Menderes Üniv. Tıp Fak. Acil ABD da araştırma görevlisiyim.Yani Asistan hekimim.Paylaşmış olduğum iki gerekçeli karar acil serviste verdiğim beyaz kod davalarının sonuçlarıdır. İki gerekçeli karardan birisi şahsıma yönelik ‘‘doktor olunca adam mı olunuyor, gerizekalı, hayatınla oynattırma, ben …..partinin il genel meclis üyesiyim seni sürüm sürüm süründürürüm mal,salak şey’’ diye hakaretler eden bir baba- kız ‘AYRI AYRI 400 GÜN HAPİS CEZASI ALMIŞ OLUP CEZALARI 7000 TL YE CEVRİLMİŞTİR.DAVA MASRAFLARIYLA BİRLİKTE ÖDEYECEKLERİ PARA 24000 TL ‘civarındadır.Baba kızın bana hakaretler yagdırmasını içime sindirmemi isteyen ve beni tehdit eden dönemin üst düzey yöneticilerinin yanı sıra bazı siyasilerde araya girerek, beni davadan vazgeçirmek istemişlerdir. Sonuç her ne kadar beni tatmin etmese de bu kişilerin had sınırlarının ve şımarıklıklarının yargı karşısında bir nebzede olsa karşılığının olmasıdır.

Diğer beyaz kod davasının gerekçeli kararı ise ‘kafanı kırarım ulan’ diye bir öğretim üyesinin yanında üzerime yürüyen ve yine kendi kardeşi tarafından zor zaptedilen bir hasta yakının almış olduğu ‘5 AYLIK HAPİS CEZASI’ dır.Bu dava da ise meslektaşım olan öğretim üyesinin ‘sana bunu nasıl yaparlar anlamıyorum ne kadar saygısız insanlar resmen üstüne yürüdüler’ deyipte mahkeme salonunda hakimin karşısına çıkıp hiçbir şey duymadığını ve görmediğini söylemeside apayrı bir handikap olmakla birlikte utanılacak bir ironidir.Neyse ki diğer üç şahitin sayesinde beni pek tatmin etmesede adalet yine yerini bulmuştur.
Şiddet karanlık bir güneşin kolları gibidir.Televizyonda şiddet içerikli mafya filmlerini izler ‘karısını bıçaklayarak öldürür’. Liderler kindar ve ayrılıkçı söylemlerde bulunur sokakta aktivistler öldürülür. Futbol sahasında holiganlar sokak jargonu ile saflaşır birbirini öldürür.Yıllarca aç ve işsiz bırakılmış bir halkın karşısında hekimlere yönelik’Elinizi halkın cebinden çekin’ denir doktor öldürülür. Eğitim sistemimiz ,toplumsal kaos ,ortadoğunun baş döndüren politikaları…
Hiç istemeden de olsa vermiş olduğumuz beyaz kod sinyalleri ,Türkiyenin dört bir yanında artmakta olup caydırıcı olmaktan halen uzaktır. Hekime ve sağlık çalışanlarına yönelik saldırılar ; sistemin ‘yalancı cennet’ vadiyle hasta ve hasta yakınlarının taleplerini kışkırtması , sevk zincirinin olmadan özellikle hastanelerde yığılmaların olması, caydırıcı ceza yasasının olmaması , son derece zor şartlar altında çalışan sağlık çalışanlarının korkunç bir şekilde artan iş yükünün karşısında yetersiz kalması sonucu şiddet haberleri saç baş yoldurtacak kadar artmaktadır. Prof.Dr.Göksel Kalaycı öldü.Doc.Dr.Edip Kürklü öldü. Dr.Ersin Arslan öldü.Dr.Melike Erdem öldü.Dr.Mustafa Bilgiç öldü.Sağlık sistemi öldü. İnsanlık öldü.
Sistemin ağırlığında ölen her hekim mücadelemizde yaşayacaktır.Başka ölen meslektaşlarımızın ve sağlık çalışanlarının olmaması için ‘CAYDIRICI CEZA YASASININ ÇIKMASINI VE GÜVENLİK ÖNLEMLERİNİN ARTIRILMASINI ‘ istiyoruz. Son derece cahil ve kışkırtılmaya müsaid bir güruhun yaşamlarımızı alt üst etmesini istemiyoruz. Biz topluma ait olduğumuz kadar ailelerimize,eşimize,çocuklarımıza da aitiz. Karanlık bir geleceğe yürümek istemiyoruz.Bu karadüzene bir kez daha ‘HAYIR’ diyoruz…

Saygılarımla…..”

“Asistan hekim’in hakaret davası!” için 7 yanıt

Sn.Güneri bey
Yazınız içeriği olaylarda,hele hele ben kimim biliyormusun mantığı ile her davranış şeklini kendine hak sanan zavallılardan,,sadece hastahanede değil,bu alışkanlığı uygladıkları her nokta nefret ediyorum.
Hastahanelerde bahsettiğiniz şekilde davranışlar genelde acil servislerinde meydana geliyor.normal poliklinik süreçlerinde bu tür olaylara pek rastlamıyoruz.Ancak şahsımında defalarca yaşadığı şekli ile
İnanılmaz şekilde,dolu bir acil servisinin,br tarafta yorgunluktan bitap düşmüş dokor,hemşire vb.. görvlileri,diğer taraftan,ciddi manada ızdırapla,o doktordan medet uman,şifa bekleyen hastalar düşünüldüğünde,çatışma ortamı kendiliğinden oluşuyor.
Hele hele bu ızdıraplı bekleyiş içersinde,yine ben kimim biliyormusunların bir şekilde,onca hasta sırasına rağmen,öncelikli tedavileri,veya,her şey adil biçimde ilerlese dahi,yanıbaşında acısından kıvranan hastası olan bir kişinin,feveranına,yorgunluktan ve yoğunluktan kayıtsız gibi gözüken ve bu durum o psikoloji ile yorumlama yeteneğini kaybetmiş hasta ve yakınları arasındaki çatışma maalesef,acil servislerindeki yetersizlik nedeni iledir.
Hele bu süreçte,yaptığı ulvi görevi takdir etmeyen zihniyet karşısında,,hastasının bakımıı isteyen hastaya gösterilen ve maalesef çoğu kez rastladığımız,ters ve azarlarcasına bir tavır,doğal olarak bu çatışmayı büyütüyor.
Bu konuda tek çözüm olarak,insanın eğitimi görülemez,çünki acı ile, eğitilmiş de olsa bir beyin,akıl almaz biçimde ilk çağ insanına dönüşüyor.Ne pahasına olursa olsun,çözümü acil servislerindeki görevli sayısının artırılması gerekliliğinde olduğuna inanıyorum.
İnşallah,çözümü ,acil servislerine,güvenliği artırmak amaçlı 3polis yerine 10 polis koymak yerine, doktor ve hemşire sayısını atırarak bulabiliriz.Aksi takdirde maalesef bu tür üzücü olayların önüne geçmek mümkün olmayacaktır.

Evet çok haklısınız ama maalesef acillerde gerçekten acil olan hastaların değil basit poliklinik hastalarının ve yakınlarının sesleri ve elleri yükselmekte..Öncelikle bu halkın acil kavramını öğrenmesi gerek yani eğitim şart. Acil servisler gerçek acillere baksa sadece inanın şu durumdaki personel sayısı bile yeter..

Elinize dilinize sağlık.Verdiğiniz mücadele sonucu aldığınız sonuçtan dolayı sizleri kutluyorum
Hadlerini bildirmişsiniz.Sağlık hizmet yerlerinin birilerinin babalarının çiftliği olmadığını anlamışlardır umarım muhatabınız ve olaydan haberdar olan zevatlar
Mücadeleniz inşallah örnek olur sağlık çalışanlarına.Hak verilmez alınır.Direndiğiniz kadar varsınız.Selamlar.

Şiddete ve kaba kuvvete her zaman karşı olan bi insanım, verilen örnekler güzel ama birde karşı pencereden bakalım isterseniz 7 aralik 2014 gunu 3 defa merzifon devlet hastanesi aciline şiddetli gögus ve sirt agrisiyla goturdugum babami lagvman verip eve gonderen ishal baslangici teshisi koyan 2 ayri acil hekimi yüzlerine tukurulmeyi bile haketmemistir neyseki bir gun sonra kalp krizi gecirdigini anlayan uzman bi hekimin ambulansla acil olarak samsuna sevk etmesi sayesinde babam hala sağ çok şükür. Aksini düşünmek ve o iki hekime karşı tavrımı düşünmek bile istemiyorum.

Bütün doktor arkadaşlar. Lütfen yapılan hakaretlere tehditlere göz yummayalim. Aman başıma bişey gelmesin mantığı yüzünden bu duruma gelmedik mi? Beyaz kod vermekten mahkemeden çekinmeyin. Herkes üzerine düşeni yapsın ki er yada geç bunlar son bulsun. Aksi takdir de bu ülkede hekimlik yapmak mümkün olmayacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.