Kategoriler
Haberler

ÖSYM Başkanlığı ‘cemaatçi kadrolaşma’ iddiasını yalanladı

ÖSYM Başkanlığı, Devlet Denetleme Kurulu (DDK) incelemesinden sonra ÖSYM’de boşaltılan kadrolara cemaatçi isimlerin atandığı şeklindeki haberlerin asılsız olduğunu bildirdi.

Bugün (31 Aralık 2014) bazı basın yayın organlarında ve internet sitelerinde yer alan ‘Devlet Denetleme Kurulu’nun (DDK) ÖSYM’ye ilişkin yaptığı inceleme sonunda hazırladığı ve 2010’da kamuoyuna yansıyan raporlarda, Yeliz Çelen ismi de geçtiğine işaret edilen yazılı açıklamada, “Matematik sorularını hazırlayan komisyonun koordinatörü konumundaki Çelen’in çeşitli yayınevlerine kitap hazırladığı konusu da bu incelemede gündeme geldi. İddialara göre ‘DDK’nun bu incelemesinden sonra ÖSYM’de boşaltılan kadrolara cemaatçi isimler atandı. Yine iddialara göre telefonu dinlenen Yeliz Çelen de bu şekilde bertaraf edilen isimlerden biri oldu.’ gibi asılsız ifadelere yer verilmiştir.” denildi.

ÖSYM Başkanlığı, söz konusu asılsız ifadelere tepki olarak şu karşılığı verdi: “ÖSYM, Eylül 2010 tarihinden bu yana kendisine belirlemiş olduğu, ‘sınav adaletine ve sınav güvenliğine odaklanan’ misyonu çerçevesinde çalışmalarını yürütmekte ve kimseye haksız kazanç sağlamayan ve herkesin emeğini bir emanet olarak görüp, onun karşılığını veren bir sınav sistemini oluşturmuş ve titizlikle uygulamaktadır. Bu kapsamda son 4 yıl içerisinde kurum büyük bir değişim sürecini başarı ile gerçekleştirmiş ve hem şeffaf hem de yüzde 100 sınav güvenliğini tesis ederek çok adil bir sınav sistemi kurulmuştur. Bu değişim sürecini yürütürken kuruma destek olmayan, bilgi/sınav güvenliği ve gizliliğini korumakta hassas davranmayan, çalışmaları ile hak ve adaletin tesis edilmesine destek olmayan, aksine kurumu yıpratma gayreti içerisinde olanlar ile yollarını ayırmış ve yerlerine bilgisi ve tecrübesi ile kuruma gerekli desteği üretecek çalışanları çok titiz bir seçim sürecinden geçirerek (ilgili mülakatları kamera ile kayıt altına alarak) istihdam etmiştir.

Haberde 2010’dan sonra boşaltılan kadrolara cemaatçi isimlerin atandığı iddia edilmektedir. Bu iddia tek kelime ile bir ‘YALAN’dan ibaret olup bu haberin kaynağı kişi/kurum ya da çevreler bunu delilleri ile ispat etmelidirler. ‘İddialara göre’ deyip her türlü yalanı uydurmak habercilik veya gazetecilik olamaz. Türkiye’nin geçmekte olduğu bu kritik süreçte sorumsuzca kurgulanan bu tür senaryolara dayalı böylesi uydurma haber ve iddialara itibar edilmemesi gerektiğini kamuoyuna duyururuz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.