Kategoriler
Haberler Manşet

Acil servise “tekrar başvuruların” incelendiği ilk çalışma

Acil servise 24 saat içinde tekrar başvuruları mercek altına alan çalışmaya göre, 100 hastadan dördü 24 saat içinde acile geri geliyor. En sık tekrar başvuru nedeni ise hipertansiyon.

Genel kabule göre acil sağlık sistemi ve acil sağlık çalışanları sağlık sisteminin vizyonunu oluşturuyor ve acil servisler de hastanelerin vitrini olarak kabul ediliyor. Acil servislerin en büyük özelliği kesintisiz hizmet vermeleri. Bu hizmeti ihtiyacı olan hastalara en kısa süre içerisinde vermek ve en acil olana öncelik tanımak esas. Ancak herhangi bir acil yakınması olmayan hastalar da sıklıkla acil servise başvuruyor.

Medimagazin’den Dr. İbrahim Ersoy’un haberine göre, Türkiye’de özellikle acil servise aşırı başvuru, sağlık sisteminin en önemli sorunlarından biri olarak görülüyor. Birçok acil servisin hasta kapasitesi poliklinik hasta sayılarını geçiyor.

ACİL SERVİSE “TEKRAR BAŞVURULARIN” İNCELENDİĞİ İLK ÇALIŞMA

Çalışmayla, Konya Seydişehir Devlet Hastanesi Acil Servisine 24 saat içerisinde aynı şikâyetle tekrar başvuran hastaların son üç yıl içindeki istatistiki verileri incelendi. Acil servislerle ilgili birçok çalışma bulunurken, bu çalışmayı diğerlerinden ayıran en önemli özellik ise çalışmada “tekrar başvuruların” incelenmesi oldu.

Seydişehir Devlet Hastanesine 2011-2013 yılları arasında toplam 1 milyon 75 bin 872 kişi başvurdu. Bu kişilerin 312 bin 255’i acil servis polikliniğine ilk müracaatını yaptı. Yani hastaların yüzde 29’u ilk önce acil servise başvurdu. Tüm Türkiye’de acil servise başvuru oranı ise bu dönemde yüzde 30 oldu. Araştırmada 24 saat içerisinde aynı şikâyetle tekrar acile gelen hastaların oranı yüzde 3,6 olarak belirlendi. Buna göre acil servise başvuran yaklaşık her 100 hastadan dördü 24 saat içerisinde tekrar başvuruyor.

Yıllara göre Acil Servis Polikliniğine 24 saat içerisinde aynı şikâyetle başvuran hastaların tanı dağılımlarına bakıldığında, en çok başvuranların esansiyel (primer) hipertansiyon, miyalji (kas ağırısı) ve yumuşak doku bozukluğu olduğu izlendi. İlk sırayı esansiyel hipertansiyonun oluşturmasının klinik süreçte tedavi uygulamasında eksiklik, sekonder hastalık nedenleri, hastanın verilen tedaviyi eksik uygulaması, diyete uymama, bölgesel beslenme alışkanlığı gibi nedenlerden kaynaklandığı belirtildi.

Çalışmada, hastaların yüzde 55,9’unun mesai içinde, yüzde 44,1’inin ise mesai dışı sürelerde acil servise başvurduğu belirlendi. Hastaların acil servise başvuru saatleri göz önüne alındığında ise en sık (%55,9) başvurunun 08:00-16:00 saatleri arasında olduğu görüldü.

NEDEN ACİLE GERİ GİDİYORLAR?

Hastaların 24 saat içerisinde tekrar başvuru sebepleri ise şu şekilde sıralandı:
• Tedaviye müdahil olma (serum taktırma isteği-iğne yaptırma),
• Verilen tedaviden tatmin olmama,
• Reçeteyi almama,
• Hastanın önemli bir hastalığının olduğunu düşünüp acilde “check-up” yaptırma istemesi,
• Hekimi beğenmeme,
• Hastanın ilaçları ilk doz kullandıktan sonra hastalığının geçeceğine inanması,
• Hastaların işlerini daha çabuk bitireceğini düşünmeleri,
• Kişisel sağlığa dikkat etmeme,
• Yanlış tanı,
• Yanlış tedavi,
• Bilgi eksikliği,
• Hastanın tedaviyi uygulamaması,
• Hastanın tedaviyi yanlış uygulaması,
• Tedavi planına uymama-tedavide sabırsızlık,
• Sağlık okuryazarlığı düzeyi düşüklüğü.

ntvmsnbc

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.