Umudum kırıldı benim…

Oysa ne güzel hayallerim vardı benim. Büyüyünce doktor olacaktım, cerrah olup ameliyat yapacaktım; hastalarımın iyileştiğini gördükçe mutlu mesut yaşayacaktım, ayrı bir huzur bulacaktım…

Herkes sokakta oynarken ben bu hayallerimi gerçekleştirebilmek için oyunları bırakıp ders çalışmaya koşuyordum, herkes çocuk olduğunda ben inek bir öğrenci oldum, herkes genç kız olduğunda ben yine inek öğrenci oldum. Sonuçta evet doktor oldum. TUS dediler alın size derece dedim. Hatırı sayılır bir hastanede asistanlığımı da bitirdim.

Zorunlu hizmet kuram açıklandı, tam da seçim öncesi! Özel harekat dağıtım kurası sandı herkes ama ben gıkımı çıkarmadım. Neticede aşık olduğum mesleğim için aşık olduğum şehri terketmek mesele değildi benim için. “Biz ne yangınlar gördük” diye şarkılar söyleyerek geldim… Ki en son noktaya kadar hiçbir şeyden de şikayet etmedim. Etmedim de ne elde ettim peki…

Ben altıncı bölgeye gelmenin ne demek olduğunu öğrendim artık. Ben “ Ahmet Kaya” dinlemenin ne demek olduğunu öğrendim umarım hiçbiriniz öğrenmek zorunda kalmazsınız. Altıncı bölgenin D’sinde olmak demek kapana kısılmak, çıkış yolu bulamamak demektir. Evet şu sağlık sisteminde alt bölge tayini diye bir şey varken, alt bölgenin dibinde zorunlu hizmet süreni doldurmuş olduğun halde çıkış yolu bulamadığın için zorla özele iteklenmek demek, huzurlu uyumanın sana haram olması demek…

Hala umudunu korumaya çalışan bir insandım, olmaya çalışmaktan kolum kanadım kırıldı artık. Hala söylenmemeye çalışıyorum da başaramıyorum artık. Dün çalıştığım hastanede çok kıymetli bir hekim arkadaşım darp edildi, bugün başka bir hekim arkadaşımın arabasını o içindeyken yakmaya çalıştılar… Ben şehirde sadece bir tane trafik lambası olan bir il merkezindeyim, bu şehirde sadece bir tane cadde var, markalı hiçbir mağaza yok.

Peki ben yarın nasıl dışarı çıkacağım, yaşadığım yer ve 500 metre ötede bulunan hastanem dışında nereye gideceğim?

Ben nasıl nefes alıcam?

Soruyorum sizleri peki ben ne yapacağım?

3 comments

  1. savaş içindeki doktor meslektaşlarına empati kur ve sonra şükret

  2. Peki doktorum burdakiler insan degil mi hasta olmasin mi.bizim guzel tedavi almaya hakkimiz yok mu.hani hipokrat yemini hani gorev aski.siddet sadece burda mi var.ayda yilda bir kez olur ya da olmaz.cok ovdugunuz 1. Bolgedeki hastaneleri de goruyoruz her gun.insan kaynakli calisin lutfen o zaman performans kaynakli degil
    .hastaya musteri gozuyle bakan olmayin.kaldi ki 2 saatte istedigin zaman istanbulda bile olabilirsin.magaza bahane etmeyin.1 yol 1 cadde 1 trafik ışığı varsa bu devletin bizi dislamasindandir siz de dusene tekme atmayin.saygi ve sevgilerimizle…

  3. Doktordan neden sosyal bir hizmet vermesi beklendiğini anlayamıyorum… doktor olmak için yıllarını versin (tıp fakültesinden sonrasını kast ediyorum) uzmanlık yapsın sonra hipokratmış görev aşkıýmış hayatını tanımadığı insanlara adamakmış gibi beklentileri karşılasın… bu doktor denen illet millet yaşamasın… yazıyı yazan kardeşim Allah kurtarsın çıkış yolu mutlaka çıkacaktır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.