Kategoriler
Haberler Manşet

Ekşisözlük: "doktorluk yapmak için kaç para istersiniz?"

izmir tabip odası’nın vatandaşlara sorduğu soru ?

videoyu izlemek istemeyenler için anlatayım: (videoyu izlemek için tıklayın)

izmir tabip odası sokağa çıkıp vatandaşlara hangi meslek olduğu konusunda hiçbir ön bilgi vermeden, aşağıdaki kriterlere sahip bir işi yapmak isteyip istemeyeceklerini soruyor önce;

“yapacağınız iş çok zorlu eğitimlerden geçmenizi gerektiriyor”
“ailenizi 2 günde 1 sadece akşamları görebileceksiniz”
“bu işi yaparken ölümcül bir hastalık kapma riskiniz var”
“günde yüzlerce kişiyle muhattap olacaksınız”
“insanlara istemeden de olsa zarar verme ve çok yüksek oranda şiddete maruz kalma ihtimaliniz var”
“emekli olduğunuzda çok düşük bir ücretle yaşamak zorunda bırakılacaksınız”

vatandaşların hepsi elbette hayır diyor. hatta genç bir arkadaş bu işi, piramitlerin yapımında çalışan kölelerin işine benzetiyor. şimdi bu entry’yi buraya kadar okuyup altına, “dünyanın parasını kazanıyorsunuz orospu çocukları çalışacaksınız” yazmayı düşünenler sakin olsun. çünkü röportajın ikinci kısmı da var. bu kısımda da yine aynı kişilere;

“peki bu işi yapmak zorunda olsanız kaç paraya yaparsınız?” diye soruluyor. bakın hala doktorluk lafı geçmiyor.

peki bu soruya halkın verdiği cevaplar neler? ağzını 10000 tl’den aşağısına açan bir kişi bile yok!!! 15000-20000’ler falan gırla.

yani bu koşullardaki bir işi yapmanın insanlardaki karşılığı, bu iş doktorluktur demediğiniz takdirde en az 10000 tl. bakın bu benim değil sizlerin bu kriterlerdeki bir işe biçtiğiniz maaş. ama işin içine doktor kelimesi girdiği anda gözünüz doysuna dönüyor muhabbet.

geleceğini bildiğim küfürlü yanıtlara da peşinen cevap vereyim:

1- bunu en az 10000 tl için değil sizin bize nefret dolu bakış açınızı göstermek için koydum.
2- türkiye’de hakettiği ücreti alamayan milyonlarca emekçi olduğunu biliyorum. ama hiçbiri için gözleri doysun, maaşlarına zam yapılmasın, köpek gibi çalışacaklar demedim, demem. aksine emeği sömürülen herkesin davasına destek çıkarım. koşullarının iyileştirilmesini isteyen hiç kimse için orospu çocuğu demem sizin bize yaptığınız gibi.

edit: aslında editlemeyecektim de, tepkileri görünce mecburen daha da açık, afedersiniz bilal’e anlatır gibi anlatmanın şart olduğunu gördüm. bayağı uzun olacak ama rica ediyorum okuyun.

nefretiniz bu kadar mı kör etti gözünüzü? bu röportajın doktor maaşları en az 10000 tl olsun amacıyla çekildiğini mi düşünüyorsunuz gerçekten?

sürekli tartışılan ve insanların sürekli çok olmasından şikayet ettiği doktor maaşı konusunda insanlara empati yaptırılmış. yani deniyor ki “bak sürekli maaşının çok olduğu konusunda eleştirilen bir meslek dalının çalışma şartları bunlar. peki siz bu işi yapıyor olsanız, ücretinizin ne olmasını isterdiniz?”

buradaki sıkıntınız şu sizin gençler. birçok meslekte olduğundan bahsetmişsiniz bu kriterlerin. bunu tartışmasız doğru olarak alalım. şimdi bu röportajı örneğin şantiye şefleri odası yapmış olsaydı, burada bizi eleştirenlerin hepsi “evet çok tehlikeli bir iş 10000 az bile” diyecekti. ama bize açgözlü diyorsunuz. durum tamamen bundan ibarettir.

hatta daha entry’yi yazarken dikkat ettiyseniz gelecek eleştirilerin cevabını peşinen yazmıştım. ne benim ne bu röportajı yapanların amacı maaşlara zam istemek değil. hekimlere karşı uygulanan bu linç politikası konusunda farkındalık yaratmak.

ayrıca emeği sömürülen herkesin hakkını savunmasını desteklediğimi yazmama rağmen, hala “insanlar asgari ücretle geçiniyor. kapayın çenenizi. halinize şükredin açgözlüler.” demek nedir? emeği sömürülen doktor hakkını aramasın mı? hak aramaktan tek kastınız zam mı sizin? bu kadar sığ bakılamaz hak aramak gibi geniş bir kavrama. bunu yazanların hepsi de, işçi-emekçi haklarını falan savunuyordur kesin.

bizim eylemlerimizi, protestolarımızı birazcık takip etseniz, büyük çoğunluğunun yanlış sağlık politikalarına karşı yapıldığını, sizlerin kaliteli-ücretsiz-eşit sağlık hizmeti almanıza yönelik olarak yapıldığını göreceksiniz zaten ama açgözlüler deyip kenara çekilmek en kolayı tabi ki.

bunlardan sonra müsaadeniz olursa, insani olmayan çalışma koşullarındaki meslektaşlarımız için de eylemler yapıyoruz, bunlara karşı çıkıyoruz. bunlar direkt olarak sizin sağlığınızı da ilgilendiriyor, sadece bizi değil. biz insan gibi koşullarda çalışalım ki, insanlara kaliteli sağlık hizmeti verebilelim.

burada günde yüzlerce insanla muhatap olmayı bodyguardlıkla bağdaştıran vicdansıza tek bir sorum var. sabaha karşı o badyguardın bara aldığı 400. insan olmakla, sabaha karşı bir hekimin o gün baktığı 400. insan olmayı nasıl bir tutabiliyorsun be izansız vicdansız?

acil serviste 1 günde 400 hasta, poliklinikte 8 saatte 100’den fazla hasta bakmak zorunda bırakılan bir hekimin kaliteli sağlık hizmeti verebilmesini nasıl bekliyorsunuz? hiç mi çalışmıyor o omuzlarınızın üzerinde taşıdığınız organ? eğitim hayatımızda bize sadece muayene için en az 10 dakika ayırmamız öğretildiği halde, hastanın öyküsü, muayenesi, bulguların değerlendirilmesi ve hastanın uygun sonuçla (sevk, reçete, tetkik, öneri vb) gönderilmesi için sadece 4-5 dakika verildiği bir sistemde şikayetçi olduğunuz tek konunun doktor maaşları olması acınacak bir durum. bizlerden önce sizin bu sisteme başkaldırmanız lazımken, biz bunları dile getirdiğimiz zaman konu bir şekilde gene aldığımız maaşa bağlanıyor.

bu röportajın hedefi ve sizlerin de çıkarması gereken sonuç, sağlık sistemindeki sorunun doktorların maaşları olmadığıdır. önyargılarınız ve nefretinizle bakmadığınız takdirde aylık 10000 tl’yi hakettiğini düşündüğünüz ve bizim de çok büyük kısmımızın bu 10000 tl’yi kazanmadığı sistemde dikkat etmeniz gereken noktalar çok başka.

biz diyoruz ki; biz size hakettiğiniz kaliteli-ücretsiz-eşit sağlık hizmetini veremiyoruz. çünkü bu konuda uygulanan politikalar buna müsaade etmiyor. herhangi bir sağlık kurumuna girişinizden, eczaneden çıktığınız ana kadar sizden alınmaması gereken ücretler alınıyor. işin acı tarafı insanlar bu alınan paraların doktorların-eczacıların cebine girdiğini düşünüyor ciddi ciddi. 8 saatte 100 tane hasta bakamaz bir insan. koşullarımızı düzeltin, haklarımızı verin. çünkü bu koşullarda hekimler işlerini sağlıklı bir şekilde yürütemiyorlar. kusura bakmayın ama bunları isteme hakkımız var çünkü biz sizlerin en değerli varlığı olan hayatlarınız hakkında kararlar veriyoruz.

geçenlerde resmi gazeteye inanmayan dayıyla epey güldük eğlendik. peki oradaki asıl mevzu dikkatinizi çekti mi? sağlık güvencelerinizin kapsamının daraltılarak sizleri özel sağlık sigortalarına yönlendirme politikasını görmediniz değil mi? insanların doktor doktor gezmeye özendirilerek devlet hastanelerinde oluşturulan yığılmanın sonucunda insanların özel hastanelere yönlendirildiğini, orada alınan fark ücretlerinin de sürekli arttırıldığını biliyor musunuz? biz bunları diyoruz işte. sağlık hizmeti herkesin temel hakkıdır parayla satılamaz.

ama ne oluyor? bunların üzerinin örtülmesi için size bir kurban lazım. o kurban da doktorlar. hedef gösterilebilecek tek noktamız olan ortalama üstü maaşımız üzerinden bilinçli olarak yapılan linç kampanyasına maruz kalıyoruz. bizim maaşlarımız açgözlülüğümüzden başka, ülkede hiçbir sağlık sistemi sorunu konuşulmuyor. bu röportajda da bizim aldığımız paranın öyle abartılı bir miktar olmadığı, yönlendirilmemiş bir beyinle düşünen insanların aslında bizim şu an aldığımız maaştan daha fazlasını hakettiğimizi düşünüdüğü gösterilmiş.

son bir örnek vereyim algılarınızı açmak için. şimdi ekonomi kötü gidiyor falan ya. büyük kısmınız da eminim bunun hükümetin yanlış politikaları yüzünden olduğunu düşünüyordur. ama size bu konuda söylenen ne? erdem başçı’nın inadı vs. bla bla. şu anda bir ekonomik kriz çıksa bunun suçunun erdem başçı’ya atılacağı konusunda herkes hemfikirdi sözlükte. kendiniz diyordunuz erdem başçı’yı kurban seçtiler diye. aradaki bağlantıyı kurmuşsunuzdur sanıyorum. kötü giden bir sistem-politika. sorumluların sıyrılmak için başka bir kişiyi-grubu hedef göstermesi ve sadece onların konuşulması, eleştirilmesi.

konu ekonomi olduğunda bu durumu farkediyorsunuz da, sağlık da niye ısrarla bize yükleniyorsunuz hem de sadece aldığımız maaş üzerinden? bunları iyice bir düşünün. biz bu sistemin cellatları değil, kurbanlarıyız. çabamız da sizin hakketiğiniz sağlık hizmetini alabilmeniz.

en son olarak da gördüğünüz tek bir kötü örnek üzerinden hepimizi genelleme huyunuzdan vazgeçin. sizin mensubu olduğunuz meslek grubunda ne kadar şerefsiz varsa, bizim aramızda da o kadar var. istediğiniz gibi doldurabilirsiniz. açgözlü, paragöz, saygısız, terbiyesiz…

bütün bu nefrete rağmen tüm sağlık çalışanlarının bayramı kutlu olsun. herkese iyi günler.

bu bey anladigim kadariyla bilisim alaninda bir arastirmaciymis. kendisini tanimiyorum. benim de boyle bir kampanyadan haberim yoktu. mesaj yoluyla bir yazar arkadas haber verdi.

Kaynak: Ekşisözlük / Yazar: golfinweg

“Ekşisözlük: "doktorluk yapmak için kaç para istersiniz?"” için 0 yanıt

Bence hatalı bir bakış açısı. Bugün içinde bulunduğumuz zorluklardan ancak elbirliğiyle ve tüm gücümüzle çalışarak ancak çıkabiliriz.
Bugünkü kaynaklarımız da her sıkı çalışana 10 000 TL/ay (120000 Tl/yıl = $50000/yıl) reel ödenmesine yetmez. Bu ancak gelişmiş ülkelerde olur.
Bu nedenle hemen herkesin 4 el 4 ayak çalışacağı bir sistemin gerçekleri ne olur sorusunu yanıtlamaya çalışmak daha doğru olur. Hem herkesin böylesine çalışıp üretken olduğu bir ortamda hekimlerimiz de daha mutlu olacaklardır.
Bu konudaki ümidim ise gün be gün maalesef kayboluyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.