Kategoriler
Haberler Manşet

TTB: "Yabancı İstihdamı Kanunu Tasarısı: Bir Sömürü Projesi"

Hükümet 9 Şubat 2015 günü TBMM Başkanlığı’na “Yabancı İstihdamı Kanunu Tasarısı” adı ile bir tasarı sundu. Tasarı için Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Türk Tabipleri Birliği’ni 17 Şubat 2015 günü görüşmeye davet etti.

Hep yapıldığı gibi Tasarının hazırlık aşamasında hekimlerin, bütün çalışanların, onların temsilcilerinin alınmasına gerek duyulmadı.  Tasarının çalışanlar ve toplumdan saklanmasının nedeni açıktır. Çünkü Tasarı sermayedarlar için ucuz işgücü yaratmak üzere hazırlanmıştır.

Tasarı ile ilgili bilgileri üyelerimize ve halkımıza sunuyoruz. Ayrıntılı değerlendirmelerimiz açıklamamıza ekli dosyada yer almaktadır.

–  Tasarının geneli ile özellikle 12 ve 16 ve 37/9 maddelerinden ülkemizdeki kamu ve özel sağlık kuruluşlarında yabancı hekim ve yabancı sağlık personeli çalıştırılmasına izin verilmesinin planlandığı görülmüştür.

–  Tasarının 37/9 maddesinde ise açıklıkla Sağlık Bakanlığı tarafından yabancıların artık 4924 sayılı Yasa kapsamında kamu sağlık kuruluşlarında da istihdam edileceği belirtilmiştir.

–  Tasarının 14. Maddesinde ise kamu ve özel sağlık kuruluşlarının yanı sıra yabancıların kendi adlarına bağımsız çalışma ve bu amaçla kuruluş açmasına ilişkin bir düzenleme bulunmaktadır.

–  Tasarının 10. Maddesinde ise sağlık hizmetlerinde çalışacak yabancıların Sağlık Bakanlığı tarafından verilecek ön izinle çalışabileceği belirtilmiştir.

–  Serbest Bölgelerde ise çalışma izinlerinin Ekonomi Bakanlığı tarafından verileceği düzenlenmiş olmakla birlikte; 663 sayılı KHK ile oluşturulacak Sağlık Serbest Bölgelerinde çalıştırılacak sağlık personeli yönünden ön izin gerekip gerekmeyeceği ise her hangi bir açıklığa sahip değildir.

–  Vatandaşlık koşulu aranan bütün meslekler ile sağlık alanında hala vatandaşlık koşulu bulunan “diş hekimi, eczacı, ebe ve hasta bakıcı”lık Bakanlar Kurulu kararı ile yabancıların çalışmasına açılmaktadır.

–  Yabancı istihdam politikasını oluşturacak Danışma Kurulu’nda emekçilerin sendikaları ile meslek örgütü temsilcilerine yer verilmemiştir. Emekçilerin geleceklerini belirleyecek kurullar emekçilere kapatılmaktadır.

Tasarının nasıl bir ihtiyaca dayalı olarak çıkarıldığı genel gerekçesinde “Ülkemizin istihdam piyasasına uygun olarak yabancı yatırımların arttırılması, ihtiyaç duyulacak yabancı istihdamının sağlanması, kayıt dışı yabancı istihdamı ile mücadele edilmesi” sözleri ile öz olarak anlatılmaktadır.

Ülkemizde gerekli altyapı hazırlanmadan kurulan tıp fakülteleri, kurumsallığını tamamlamış fakültelerde ise artırılan kontenjanlar nedeniyle tıp eğitiminde çok önemli bir kalite sorunu ortaya çıkmıştır. Aynı sorun diğer sağlık meslek mensuplarının eğitiminde de mevcuttur.

Nitelikli sağlık hizmetinin iyi yetişmiş hekimler ve sağlık meslek mensuplarınca verilebileceği açıktır. Halkımıza verilecek sağlık hizmetinin niteliğiyle doğrudan ilişkili bir sorun ile karşı karşıyayız.

Bunun yanına yurt dışında eğitim almış hekimlere getirilen denklikteki kolaylıklar, Türkçe dil bilgisi zorunluluğunun ilk yıl için kaldırılması uygulamalarıyla hekimlik alanı daha derin bir nitelik sorunu ile baş başa bırakılmaktadır. Özel sağlık hizmetlerinde içine düşülen bu durumun mevcut tasarıyla kamu sağlık kuruluşlarına da yaygınlaştırılması planlanmaktadır.

Ülkemizde, Sağlık Bakanlığı yetkililerinin söylemlerinin aksine özellikle bazı branşlarda yakın gelecekte hekimler ve pek çok sağlık personeli işsizlik sorunu ile karşı karşıyadır. Tasarıda bulunan yaklaşım ve ülkemizdeki koşullarda kamu sağlık hizmetlerinde yabancı istihdamına ve bağımsız çalışmaya izin veren düzenlemeler hem gelenler hem ülkemizdeki mevcut hekimler, sağlık personeli için ucuz iş gücü temin etmeye dönük bir sömürü projesi olarak değerlendirilmektedir.Sömürü projesinin önlenmesi bütün emekçilerin ve onların örgütlerinin çabalarına bağlıdır. Türk Tabipleri Birliği,  bütün emekçileri, halkımızı ve onların örgütlerini ortak mücadeleye çağırmaktadır. Saygılarımızla.

Türk Tabipleri Birliği
Merkez Konseyi

[divider]

YABANCI İSTİHDAMI KANUNU TASARISI HAKKINDA

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ GÖRÜŞLERİ

 

I- Tasarıya İlişkin İnceleme Kapsamı ve Tespitlerimiz

Yabancı İstihdamı Kanunu Tasarısı Birliğimiz tarafından hekimlere, sağlık personeline ve topluma verilecek sağlık hizmetlerine olası etkileri bakımından incelenmiştir.

§  Tasarının geneli ile özellikle 12 ve 16 ve 37/9 maddelerinden ülkemizdeki kamu ve özel sağlık kuruluşlarında yabancı hekim ve yabancı sağlık personeli çalıştırılmasına izin verilmesinin planlandığı görülmüştür.

 

§  Tasarının 37/9 maddesinde ise açıklıkla Sağlık Bakanlığı tarafından yabancıların 4924 sayılı Yasa kapsamında kamu sağlık kuruluşlarında istihdam edileceği belirtilmiştir.

 

§  Tasarının 14. Maddesinde ise kamu ve özel sağlık kuruluşlarının yanı sıra yabancıların kendi adlarına bağımsız çalışma ve bu amaçla kuruluş açmasına ilişkin bir düzenleme bulunmaktadır.

 

§  Tasarının 10. Maddesinde ise sağlık hizmetlerinde çalışacak yabancıların Sağlık Bakanlığı tarafından verilecek ön izinle çalışabileceği belirtilmiştir.

 

§  Serbest Bölgelerde ise çalışma izinlerinin Ekonomi Bakanlığı tarafından verileceği düzenlenmiş olmakla birlikte; 663 sayılı KHK ile oluşturulacak Sağlık Serbest Bölgelerinde çalıştırılacak sağlık personeli yönünden ön izin gerekip gerekmeyeceği ise her hangi bir açıklığa sahip değildir.

 

§  Yabancı istihdam politikasını oluşturacak Danışma Kurulu’nda emekçilerin sendikaları ile meslek örgütü temsilcilerine yer verilmemiştir. Emekçilerin geleceklerini belirleyecek kurullar emekçilere kapatılmaktadır.

 

§  Tasarının nasıl bir ihtiyaca dayalı olarak çıkarıldığı genel gerekçesinde “Ülkemizin istihdam piyasasına uygun olarak yabancı yatırımların arttırılması, ihtiyaç duyulacak yabancı istihdamının sağlanması, kayıt dışı yabancı istihdamı ile mücadele edilmesi” sözleri ile öz olarak anlatılmaktadır.

2 Kasım 2011 tarihinde yürürlüğe konulan Sağlık Bakanlığının teşkilat ve görevlerine ilişkin663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ülkemizde hekimlik yapmak için 1219 sayılı Yasa ile aranan vatandaşlık koşulu kaldırılmıştır. Vatandaşlık koşulu yalnızca hekimler yönünden değil “diş hekimi, eczacı, ebe ve hasta bakıcı”  dışında kalan hemşire, psikolog, fizyoterapist, teknisyen, tekniker gibi otuza yakın sağlık mesleği yönünden kaldırılmıştır.

663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameden sonra Sağlık Bakanlığı tarafından yabancı sağlık mesleği mensuplarının yalnızca özel sağlık kuruluşlarında çalışabilmesine yönelik düzenleme yapılmışken bu kez Tasarı ile kamu sağlık kuruluşlarında yabancıların çalıştırılması için düzenleme yapılmaktadır.

Ülkemizde gerekli altyapı hazırlanmadan kurulan tıp fakülteleri, kurumsallığını tamamlamış fakültelerde ise artırılan kontenjanlar nedeniyle tıp eğitiminde çok önemli bir kalite sorunu ortaya çıkmıştır. Aynı sorun diğer sağlık meslek mensuplarının eğitiminde de mevcuttur. Nitelikli sağlık hizmetinin iyi yetişmiş hekimler ve sağlık meslek mensuplarınca verilebileceği açıktır. Halkımıza verilecek sağlık hizmetinin niteliğiyle doğrudan ilişkili bir sorun ile karşı karşıyayız. Bunun yanına yurt dışında eğitim almış hekimlere getirilen denklikteki kolaylıklar, Türkçe dil bilgisi zorunluluğunun ilk yıl için kaldırılması uygulamalarıyla hekimlik alanı daha derin bir nitelik sorunu ile baş başa bırakılmaktadır. Özel sağlık hizmetlerinde içinde düşülen bu durumun mevcut tasarıyla kamu sağlık kuruluşlarına da yaygınlaştırılması planlanmaktadır.

 

Ülkemizde, Sağlık Bakanlığı yetkililerinin söylemlerinin aksine özellikle bazı branşlarda yakın gelecekte hekimler ve pek çok sağlık personeli işsizlik sorunu ile karşı karşıyadır. Tasarıda bulunan yaklaşım ve ülkemizdeki koşullarda kamu sağlık hizmetlerinde yabancı istihdamına ve bağımsız çalışmaya izin veren düzenlemeler hem gelenler hem ülkemizdeki mevcut hekimler, sağlık personeli için ucuz iş gücü temin etmeye dönük bir sömürü projesi olarak değerlendirilmektedir.

 

II- Önerilerimiz

1.   Türk Tabipleri Birliği yapılacak düzenlemelerde öncelikle;

§  Topluma iyi sağlık hizmeti verilmesi için gerekli hükümlerin bulunmasını,

§  Ülkemizdeki hekimler ile bütün sağlık personelinin insancıl ücret, barışçıl çalışma koşulları ve iş güvencesinin oluşturulmasını, bunları tehlikeye atmayan düzenlemelerin yapılmasını talep etmektedir.

Tasarı ve çalışma yaşamına ilişkin diğer düzenlemelerde çalışanların sahip olması gereken hakları güvence altına alınmamaktadır. Yalnızca sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda yapılan düzenlemeler hem topluma hem çalışanlara zarar verecektir.

2. Tasarıdaki hükümlerin değerlendirilmesinde hayati olan bir diğer konu sağlık hizmetlerinde yeterli ve gerekli bilgi ve becerinin hizmetin sunulduğu anda var olması zorunluluğudur. Bu alanda verilecek hizmetin niteliğini hizmeti alacak kişiler denetleyemez çünkü bilgi asimetrisi vardır. Sağlık çalışanlarının gerekli niteliklere sahip olması yaşam hakkı ile doğrudan ilgilidir. Nasıl ki 1219 sayılı Yasada ve kimi bazı özel düzenlemelerde ülkemizde bu meslekleri edinebilmek ve icra edebilmek için düzenlemeler yapılmış ise yabancıların meslek icrasına ilişkin temel gerekliliklerin de yasada düzenlenmesi zorunludur.

Tasarıda Ülkemizde bir yabancını çalışması için; hangi eğitimi alması, bu eğitim sonucu hangi belgelerin aranacağı, bu belgelerin Türkiye’deki yetkili otoriteler tarafından nasıl incelemeden geçirileceği, bu kişinin ülkemizde meslekle ilgili nasıl bir yükümlülüğe sahip olacağı, olası hatalı meslek uygulamalarında zararın nasıl karşılanacağı, yine bu kişilerin Türkçeyi mesleklerini icra edebilecek düzeyde, anlama, konuşma, yazma bilgisine sahip olduklarının resmi bir sınavla ölçüldüğüne ilişkin belge sahibi olmaları gerektiği gibi ayrıntılı kurallar yer almamaktadır. Bu düzenlemeler Avrupa Birliği düzenlemeleri ile de uyuşmamaktadır.

 

Dünya Sağlık Örgütü’nün 2005 yılında yayımladığı Avrupa Bölgesinde hekimlerle ilgili düzenleme ve uygulamaları derlediği iki bölümden oluşan raporunda da; Avrupa bölgesindeki her ülkenin, yabancı hekimlerin ülkede meslek icrasını özel olarak düzenlediği, temel eğitim ve uzmanlık eğitimine ilişkin kriterleri koyduğu ve bunların varlığını aradığı, belgeleri yeterli görmeyerek sınav yönteminin benimsendiği, mesleki gelişimin izlendiği, ülke dilinin mesleği uygulamaya olanak verecek gelişmişlikte olmasının üzerinde önemle durulduğu, yabancı hekimlere çalışma izninin verilmesi aşamasında tabip odalarına önemli yetkilerin verildiği, yabancı hekimlerin çalışmaya başlamadan önce mesleki belgelerini meslek odasına vermelerine ve mesleki yaptırımlar açısından ülke meslek örgütünün yetkili kılınmasına ilişkin kuralların olduğu görülmektedir.

 

 

§  İyi derece Türkçe dil bilgisine sahip olma zorunluluğu yasada düzenlenmelidir. Çünkü sağlık çalışanlarının sahip olması gereken niteliklerin başında insanlar arasında anlaşmayı sağlayan dilin ortaklığına ihtiyaç vardır. Dil sağlık hizmetinin niteliğini ve içeriğini belirlemektedir. Doğru tanı ve tedavi için de hastanın rızası için de hastanın hekimi, hekimin de hastayı anlayabilmesi gereklidir. Bilgilendirme karşılıklıdır.Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan Yabancı Sağlık Meslek Mensuplarının Türkiye’de Özel Sağlık Kuruluşlarında Çalışma Usul Ve Esaslarına Dair Yönetmelikte Sağlık hizmetinin gerektirdiği iyi derecede Türkçe dil bilgisi aranmamakta, hiç bilmeyenlere göre biraz Türkçe bilmek yeterli görülmektedir. Hatta bunun izin verilirken değil sonradan yerine getirileceğinin taahhüt edilmesinin yeter koşul olduğuna dair Yönetmelikte değişiklik yapılmıştır.

 

§  Aynı şekilde mesleki bilgi ve beceriye ilişkin aranan koşullarda sıkı değerlendirmelere tabi olmalıdır. Örneğin Yunanistan ve İrlanda gibi ülkelerde hekimlerin diploma ve uzmanlık belgeleri yeterli görülmemekte ayrıca klinik değerlendirme için bir sınav yapılmaktadır. Yine uzun yıllardır yabancı hekim istihdam eden ABD, İngiltere, Kanada ve Avustralya gibi ülkeler yabancı hekimlerin tıbbi uygulama yetkilerini tam ve geçici ya da sınırlı lisanslama ile tanımaktadır. Yabancı hekimlerden tam lisans almak isteyenlerin kendi ülkelerinde aldıkları uzmanlık belgesi yeterli görülmemekte Kanada’da mezuniyet sonrası tıp eğitimini tamamlaması gerekmektedir.

 

§  Yabancı hekimlerin Türk Tabipleri Birliği’ne üye olma zorunluluğu, geldiği ülkedeki meslek örgütü tarafından tutulan sicilinin istenmesi ile meslek etiği kurallarına aykırı davranışları yönünden çalışmasının uygun olup olmadığının Birliğimizce saptanmasına yönelik kurallar düzenlenmelidir.  Sağlık hizmetleri gelişmiş ülkelerde yabancı hekimlerin çalışma taleplerinde önceki mesleki sicilinin meslek örgütü tarafından araştırılmasına, hekimlik meslek kurallarına aykırılık halinde mesleki disiplin ve yaptırımların çalışacağı ülkedeki meslek örgütü tarafından uygulanmasına ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır. Bu düzenlemeler sağlık hakkını güvence altına alan düzenlemelerdendir.

 

Sağlık Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan Yönetmelik hükümlerinde ise hekimlerin geldikleri ülkenin üyesi oldukları meslek örgütlerinden mesleki sicilleri yerine Sağlık Bakanlığı veya Büyükelçiliğinden alınan ve kanunen mesleğini yapmaya engel olmadığını gösteren belgeler yeterli görülmekte toplumun sağlık hakkı önemsenmemektedir.

 

III. Sonuç

Türk Tabipleri Birliği;

§  Tasarıda yer alan düzenlemelerden kamu sağlık hizmetlerinde yabancı çalıştırılmasına ve bağımsız çalışmaya izin veren düzenlemelerin çıkarılmasını önermektedir.

§  Sağlık alanında ülkemizde bir yabancının çalışması için; hangi eğitimi alması, bu eğitim sonucu hangi belgelerin aranacağı, bu belgelerin Türkiye’deki yetkili otoriteler tarafından nasıl incelemeden geçirileceği, bu kişinin ülkemizde meslekle ilgili nasıl bir yükümlülüğe sahip olacağı, olası hatalı meslek uygulamalarında zararın nasıl karşılanacağı, yine bu kişilerin Türkçeyi mesleklerini icra edebilecek düzeyde, anlama, konuşma, yazma bilgisine sahip olduklarının nasıl ölçüleceğine ilişkin ayrıntılı kurallar öncelikle yasa düzeyinde düzenlenmesi gerektiğini belirtmektedir.

§  Yabancı hekimlerin Türk Tabipleri Birliğine üyelik zorunluluğuna, mesleki sicilinin meslek örgütü tarafından araştırılıp uygunluk belgesi verilmesine olan gereksinimi önemle vurgulamaktadır.

§  Ülkemizdeki insanların iş güvenceleri ve gelecekleri ile ilgili istihdam politikalarını belirleyen kurullarda belirleyici bir biçimde söz haklarının güvence altına alınmasına yönelik düzenlemeler yapılmasını talep etmektedir.

Saygılarımızla.

 

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.