Kategoriler
Haberler Manşet

Türkiye'den GREV notları

ANKARA

İş bırakan sağlıkçılar bakanlık önünde ‘tabutlu’ eylem yaptı

Çalışma şartlarını protesto etmek için bugün iş bırakan Türk Sağlık-Sen üyesi sağlık çalışanları, Sağlık Bakanlığı önünde ‘tabutlu’ eylem gerçekleştirdi. Görevi başında çeşitli nedenlerle hayatını kaybeden sağlıkçıyı temsil eden tabutları bakanlık önüne bırakan grup, hayatını kaybedenler için dua etti.

İbn-i Sina Hastanesi önünde bir araya gelen sendika üyeleri, ‘Lisans tamamlama nerede’ pankartı ile üzerinde ‘Merhume; hemşire, ölüm nedeni; bulaşıcı hastalık’, ‘merhume; doktor, vefat nedeni; sağlıkta şiddet’ yazan tabutlar taşıdı. Eylemde imam kıyafetli bir kişi de hazır bulundu. Kortej oluşturan grup sloganlar eşliğinde buradan Sağlık Bakanlığı’na yürüdü. Bakanlık önüne gelen grup, görevi başında çeşitli nedenlerle hayatını kaybeden sağlıkçıları temsil eden tabutları bakanlık önüne bıraktı.

Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci toplanan grup adına basın açıklaması yaptı. Kahveci, “Bugün 13 Mart, Tıp Bayramı’nın Arife günü. Sağlık çalışanları olarak biz de bugünü coşkuyla kutlanacak bir bayramı karşılama günü olarak geçirmek isterdik. Fakat ne yazık ki sorunların giderek arttığı, çalışanların taleplerinin görmezden gelindiği bir dönemde ne bayram ne arife bizim için hiçbir anlam ifade etmiyor.” dedi. Şiddet, yetersiz istihdam, ağır iş yükü, bitmek bilmeyen nöbetler ve yapılan hukuksuz uygulamalar nedeniyle sağlık çalışanlarının ağır tükenmişlik sendromuyla karşı karşıya olduğunu anlatan Kahveci, çalışanların yüzde 76’sına amirlerinin adil davranmadığını öne sürdü.

‘MEMNUN-SEN YÜZÜNDEN MAAŞLAR ENFLASYON CANAVARINA YENİLDİ”

Kahveci, “Toplantılarında siyasetçi ve bürokrat şakşakçılığı yapan, iş çalışanın hakkına gelince idarecinin yanına hemen dümen kıran yetkilendirilmiş sendika ile iktidar maaşlarımıza da göz dikmiştir. Toplu sözleşmede yandaş ve yağcı sendikanın hükümetin teklifinden bile düşük bir zamma evet demesiyle çalışanların cebinde büyük bir delik açılmıştır. Enflasyon farkını da istemeyen bu ‘memnun-sen’ yüzünden maaşlar enflasyon canavarına yenilmiş, maaş dışı ödemeler 1.5 yıl zam görmemiştir.” şeklinde konuştu.

YÜZDE 50 ZAM AÇIKLAMASINA TEPKİ

Bakanlığın önceki gün ‘Şifa Veren Ele Vefa’ adlı bir program düzenlediğini hatırlatan Kahveci, bakanlığın hiçbir zaman sağlık çalışanlarına vefa göstermediğini kaydetti. Programa katılan Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun zam açıklamasına değinen Kahveci, “Nöbet ücretlerine yüzde 50 zam yapılacakmış. Bir saatlik nöbet ücreti bir doktor için şua anda 7 TL, ebe hemşire arkadaşımız için 4.7 TL’dir. Bu komik ücretlerin yüzde 50 artması çok mu büyük bir müjdedir?” diye sordu.

Sağlık çalışanları olarak sadece haklarını talep ettiklerini dile getiren Kahveci, bu taleplerini dile getirmek için de iş bıraktıklarını söyledi. Kahveci, iş bırakma eylemine katılmayan Memur-Sen’i ise eleştirdi.

Yapılan açıklamanın ardından Türk Bayrağı ile sarılan tabutların başında toplanan grup, görev başında hayatını kaybeden sağlık çalışanları için dua okudu. Yoğun güvenlik önlemleri altında yapılan eylem, grubun dağılmasıyla son buldu.

BATMAN

Batman Tabib Odası ve SES Batman Şubesi, sağlık sorunlarına dikkat çekmek amacıyla, bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Bölge Devlet Hastanesi önünde davul zurna eşliğinde halay çeken sağlıkçılar, sağlık alanındaki sorunları protesto etti.

Acil hastalar dışında sağlık hizmeti vermeyen sağlıkçılar adına açıklama yapan SES Batman Şube Başkanı Mustafa Yurtsever, “Sayın Sağlık Bakanı bu kararımızı duyunca demiş ki ‘Her şey iyi giderken bu iş bırakmaya anlam veremiyorum’ birlikte bir bakalım isterseniz tabloya. Çalışma ortamları sağlıksız, çalışma temposu sağlıksız, çalışma süreleri sağlıksız, dinlenme süreleri sağlıksız, nöbet ortamları sağlıksız. Adeta bu bir kölelik düzeni. Bu tablo, biz sağlık çalışanları için de hastalarımız için de iç açıcı değildir.” diye konuştu.

Sağlık alanındaki sorunlar giderilene kadar mücadele edeceklerini belirten Yurtsever, şunları söyledi: “İnsanüstü bir çabayla, insanlık dışı koşullarda çalışıyoruz. Çalışma koşullarımız acilen düzeltilsin. Çalışırken de emeklilikte de insanca yaşayabilecek güvenceli bir gelir talep ediyoruz. Yıllarca haftada 40 saatlik yasal sürenin çok üzerinde ve ağır koşullarda çalıştığımız halde bugüne dek bir türlü verilemeyen fiili hizmet zammını talep ediyoruz. Sağlık alanındaki mesleki eğitimin niteliği giderek bozulmakta, bu halkımızın geleceğini tehdit etmektedir.

Sayıyı değil niteliği önceleyen bir politikayı talep ediyoruz. 2007 sonrası hemşirelik mesleğine açıklık getiren yasa ve yönetmelik hükümlerinin gereğini yapmadığınız gibi, bu hükümleri kısa bir süre sonra ardı ardına yaptığınız başka düzenlemelerle işlemez hale getirdiniz. Böylece meslek yok olma aşamasına geldi. Bu duruma son vermek üzere gereken düzenlemeleri derhal yapınız. Nitelikli sağlık hizmetine bütün yurttaşlarımızın etkin, ücretsiz ulaşabilir ve ana dilde sağlık hakkını talep ediyoruz. Bakanlığa çağrımızdır; birinci basamakta çalışanlarına her gün yeni bir görev dayatmaktan vazgeçin. Buradan bir kez daha hatırlatıyoruz; ocak ayı başından beri her cumartesi günü olduğu gibi 14 Mart’ta da aile hekimlerinin ve ASM çalışanlarının nöbet direnişinin süreceğini buradan bir kez daha hatırlatıyoruz. Biz sağlık alanındaki tüm örgütler dayanışma içinde mücadelemizi ‘Herkes için, alan için de veren için de sağlık’ gerçekleşene dek sürdüreceğiz.”

KONYA

Sağlık çalışanları: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın verdiği sözler yerde bırakıldı

Konya’da görev yapan sağlık çalışanları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kendilerine verilen sözlerin, Sağlık Bakanlığı yetkilileri tarafından yerde bırakıldığını söyledi.

Sağlık-Sen Konya Şube Başkanı Zeynel Abidin Uysal, yaptığı açıklamada, 14 Mart Tıp Bayramı öncesi Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanan ve sağlık çalışanlarına müjde şeklinde medyada yer alan haberlere tepki gösterdi. Uysal, “Sağlık çalışanlarının umutla beklediği, yıpranma payı, ek ödemelerin emekliliğe yansıması gibi hususlarda yapılan açıklamalar ve değinilmeyen lisans tamamlama ve kreş hakkı gibi konular nedeniyle 14 Mart Tıp Bayramında hayal kırıklığı yaşıyoruz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından verilen sözlerin Sağlık Bakanlığı yetkilileri tarafından yerde bırakıldığını görmekten üzüntü duyduklarını belirten Uysal, “Sendikamızın düzenlediği programa katılan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, ‘sizler umudun adısınız’ diyerek onurlandırdığı biz sağlık çalışanları; yıpranma payı, lisans tamamlama ve kreş konusunda Cumhurbaşkanımızın verdiği sözlerin, Sağlık Bakanlığı yetkilileri tarafından yerde bırakıldığını üzülerek görmekteyiz.” diye konuştu.

Yıpranma payı ve ek ödemelerin emekliliğe yansıması gibi konularda Sağlık Bakanlığı yetkililerinin Başbakan’ı yanılttığını öne süren Uysal, “Biz sağlık çalışanları için müjde, hekim, hekim dışı ayrımı gözetmeden bütün çalışanların ek ödemelerinin emekliliğe yansıtılmasıdır. Biz sağlık çalışanları için müjde, 110 bin sağlıkçıyı ilgilendiren lisans tamamlama hakkının 2015 yılında başlatılacağının açıklanmasıdır. Bu nedenle Sağlık Sen olarak; Sayın Başbakan tarafından yapılan açıklamaların sahanın beklentilerini karşılamaktan uzak buluyoruz.” dedi.

Sağlık-Bakanlığı yetkililerinin çok hızlı bir şekilde çalışma yapması ve sağlık çalışanlarının beklentilerine cevap vermesi gerektiğini vurgulayan Uysal, “Sağlık Sen olarak üyelerimize ve bütün sağlık çalışanlarımıza verdiğimiz sözün arkasındayız. 2015 yılı bütün sağlık çalışanları için yıpranma payı yılı, ek ödemelerin emekliliğe yansıtıldığı yıl olacaktır. 2015 yılı, lisans tamamlama eğitim ve öğretimlerinin başladığı yıl olacaktır. Bizler Sağlık Sen üyeleri olarak bugün iş bırakmıyoruz ama bu işin peşini de asla bırakmayacağız.” şeklinde konuştu.

ELAZIĞ

Sağlık Sen Elazığ Şube Başkanlığı Harput Devlet Hastanesi önünde eylem yaptı. Sağlık çalışanları eylemde özlük haklarının düzeltilmesini ve çalışma koşullarının iyileştirilmesini istedi.

Harput Devlet Hastanesi önünde yapılan eylemde konuşan Sağlık Sen Elazığ Şube Başkanı Mehmet Karataş, kendilerine uzanan hiçbir eli geri çevirmediklerini bundan sonrada insan hayatına zarar verecek hiçbir eylemde bulunmayacaklarını söyledi. Karataş: “14 Mart Tıp Bayramında hayal kırıklığı yaşıyoruz.Nöbet ücretlerine yapılan yüzde 50 zammı memnuniyetle karşılıyoruz.Ancak yıpranma payı ve ek ödemelerin emekliliğe yansıması konusunda sağlık bakanlığı yetkilileri sayın başbakanı yanıltıyor. ”dedi

Yapılan açıklamanın ardından sağlık çalışanları olaysız bir şekilde dağılarak görevlerine devam ettiler.

Öte yandan Sağlık ve Sosyal Emekçileri Sendikasına(SES) bağlı bir grup sağlıkçı iş bırakma eylemi yaptı. Elazığ Eğitim ve Araştırma Hastanesi yanındaki parkta toplanan kalabalık taleplerini davul zurna eşliğinde halay çekerek dile getirdi. SES’e bağlı sağlıkçılar gün boyunca iş bırakma eylemi yapacak.

SAKARYA

Türk Sağlık Sen Sakarya Şube Başkanı İrfan Korkmaz, bakanların katıldığı süslü toplantılarla sağlık sorunlarının geçiştirildiğini söyledi.

İrfan Korkmaz, yönetim kurulu üyeleri ile birlikte sendika binasında yaptığı açıklamada, sağlık çalışanlarının problemlerinin giderek arttığı bir dönem yaşandığını, bu dönemde özellikle çalışan memnuniyetinin göz ardı edildiğini, çalışan taleplerin sürekli ötelendiğini kaydetti. Şiddet, yetersiz istihdam, ağır iş yükü, bitmek bilmeyen nöbetler, yapılan haksız uygulamalar nedeniyle sağlık çalışanlarının ağır bir tükenmişlik sendromu ile karşı karşıya olduğunu kaydeden Korkmaz, “Bunların yanı sıra sağlık çalışanları için tüm memurların maaşla aldığı sabit ek ödemelerin her ay geciktirilerek yatırılması, yoğun çalışmaya rağmen performans ücretlerinin 1,5 TL gibi komik ücretlere inmesi ve ekonomik kayıpların dayanılacak sınırı çoktan aşması gibi durumlar yaşanmaktadır. Emeklilikte bekleyen sefalet ile ilgili de sürekli topun taca atılması çalışanda dayanılacak hal bırakmamıştır. Türk doktorlarının sorunlarına sürekli kulak tıkanarak yabancı doktor rüyalarına dalınmakta, niteliği olmadan ucuz iş gücü için ince hesaplar yapılarak, yabancı doktor rüyalarına dalınmaktadır.” şeklinde konuştu.

‘KOMİK ARTIŞLAR MÜJDE DİYE VERİLİYOR’

Sağlık Bakanlığı’nın dün ‘Şifa Veren Ele Vefa’ adlı bir program düzenlediğini hatırlatan Korkmaz, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Öncelikle belirtmek isteriz ki Bakanlık hiçbir zaman sağlık çalışanlarına vefa göstermemiştir. Şifa veren elleri sorunları ve dertleri ile baş başa bırakmıştır. Süslü toplantılarla bu işi geçiştirmeyi adet edinmiştir. Bu toplantıda Sayın Başbakan sağlık çalışanlarının hakları ile ilgili bazı açıklamalar yapmıştır. Nöbet ücretlerine yüzde 50 zam yapacağız demiştir. Bir saatlik nöbet ücreti bir doktor için şu anda 7 TL, ebe hemşire arkadaşlarımız için 4,7 TL’dir. Bu komik ücretlerin yüzde 50 artması çok büyük bir müjde midir ? Nöbet ücretlerinde gerçek bir müjde verilmek isteniyorsa bir saatlik çalışma karşılığında alınan ücret nöbet ücreti olarak ödenmelidir.”

’70 YAŞINA KADAR ÇALIŞMAK DEĞİL, EMEKLİLİKTE İNSAN GİBİ YAŞAMAK İSTİYORUZ’

Korkmaz, Bakanlığın sağlıkçıların 70 yaşına kadar istenirse çalışabileceklerini açıkladığını ancak kendilerinin 70 yaşına kadar çalışma değil, emeklilikte rahat etmek ve insanca bir ücret almak istediklerini vurguladı. Korkmaz, “Bunun için döner sermayelerin emekliliğe yansıtılmasını talep ediyoruz. Bugün şiddet uygulayanların tutuklu yargılanmasına yönelik düzenleme var olmasına rağmen tam uygulanmıyor. Gözaltı süresini uzatınca şiddete çözüm mü bulunacaktır? Yıpranma payı ile ilgili çalışma yapılıyormuş, yıpranma payı için 1 senedir aynı sözler söyleniyor. Somut bir adım, ortaya çıkmış bir icraat yok. Artık siyasetçinin iki dudağı arasından öteye gitmeyen vaatlerden bunalan çalışanlar devletin somut adımlarını, hayata geçen uygulamalarını görmek istiyor.” şeklinde sözlerini tamamladı.

MUĞLA

Türkiye genelinde olduğu gibi Muğla’da da sağlık çalışanları, bir günlük iş bırakma eylemi yaptı. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi bahçesinde toplanan çalışanlar, sloganlar atarak Sağlıkta Dönüşüm Programı’na tepki gösterdi. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Muğla Tabip Odası, Türk Sağlık-Sen Muğla Şubesi, Genel Sağlık İş Muğla İl Temsilciliği, Muğla Aile Sağlığı Elemanları Derneği, Muğla ASED ve Muğla Tıp Öğrencileri Komisyonu üyeleri, daha sonra Sınırsızlık Meydanı’na hareket etti. Burada sağlık çalışanları adına basın açıklamasını, SES Muğla Şube Başkanı Fatma Yarış okudu.

AK Parti’nin sağlıkta devrim diye pazarlamaya çalıştığı dönüşüm programının, hem sağlığı hem cebi hem de sağlık emekçilerini vurduğunu ileri süren Yarış, bu uygulamaların neoliberal politikaların sağlık alanına uygulanması dışında hiçbir yeni yanı olmadığının söyledi. AK Parti’nin dayatma ve algı operasyonlarıyla, içeriği çarpıtan politikalarıyla programın adım adım hayata geçirildiğini belirterek, “Sağlığımız, şirketlerin kâr hırsına ve insafına terkedilmiştir. Çalışanların en çok vergi ödediği ülkelerin başında gelmemize rağmen muayene, tahlil, ilaç, tıbbi malzeme vb. her aşamada cebimizden yeni kesintiler yapılmaktadır. Yine bir 14 Mart Sağlık Haftası’ndayız. Sağlığımız, haklarımız ve halkımızın sağlığı için bugün aciller dışında sağlık hizmeti üretmiyoruz.” dedi. Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun, “Her şey iyi giderken bu iş bırakmaya anlam veremiyorum.” dediğini hatırlatan Fatma Yarış, “İsterseniz tabloya birlikte bakalım. İyi olan bir şey varsa bulalım. Bakın bizler nasıl, hangi koşullarda çalışıyoruz. Özelde ciro, kamuda performans baskısı, yönetici, amir baskısı, kötü muamele, yıldırma, şiddet tehdidi, havasız, penceresiz, aydınlatmaları kötü çalışma alanları, kendi görevimiz olmayan işleri yapmaya zorlanma, iş güvencesiz taşeron sistemi, her gün başka bir semt polikliniğine rotasyonlar, özellerde aylarca maaşsız çalışma, öğle yemeği için verilebilen yarım saatlik aranın dışında molasız, adeta nefes almadan çalışma, polikliniklerde günde 80, 100, 150 hasta bakılması, 1. basamakta 2 bin yerine 3 bin 600 kişiye varan bir nüfusa hizmet verilmesi, bir gün gündüz, bir gün gece çalışılan acil servislerde kimi zaman tek bir hekimin günde 500 hasta bakması, 36 saat kesintisiz çalışma, servis nöbeti tutan öğretim üyeleri, 7 gün 24 saat icap nöbeti ve bütün bu ağır çalışmanın sonunda, emeklilikte sefalet ücreti. Yani çalışma ortamları, çalışma temposu, çalışma süreleri, dinlenme süreleri, nöbet ortamları sağlıksız, adeta bir kölelik düzeni.” diye konuştu.

Şube Başkanı Yarış, sağlık çalışanlarının sıkıntılarının doğrudan doğruya halkın sağlığını ilgilendirmekte olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Anayasa’nın yasakladığı angarya serbest olmuş, namus ve şeref üzerine edilen Anayasa’ya bağlılık yemini unutulmuş. Bu tablo, biz sağlık çalışanları için de hastalarımız için de iç açıcı değildir. Halkımız için durum nasıl peki? Sağlıkçıların çalışma şartları buyken hastalarımızın sağlıklı olabilmesi mümkün mü? Kim bu şartlarda iyi sağlık hizmeti aldığını söyleyebilir? Kim ister 100 veya 150. hasta olarak muayene olmayı, hekimine güvenmediği için hastane hastane, doktor doktor dolaşmayı? Görülen o ki sağlık çalışanlarının sorunları doğrudan doğruya halkın sağlığını ilgilendirmekte, sağlık hizmetini olumsuz etkilemektedir.”

MUŞ

Memur Sendikaları Konfederasyonu’na (Memur-Sen) bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Sağlık-Sen) Muş Şubesi üyeleri, nöbet ücretlerine yüzde 50 artış yapılacağı açıklamasını nedeniyle basın açıklaması düzenledi. Muş Devlet Hastanesi önünde bir araya gelen sendika üyeleri, Sağlık Bakanlığı yetkililerinin, sağlık çalışanlarının yıpranma payı ve ek ödemeler konusunda Başbakan’ı yanılttıklarını söylediler.

Sağlık çalışanlarının, bugüne kadar kendisine uzanan hiçbir eli geri çevirmediğini ifade eden Sağlık Sen Muş Şube Başkanı Fehmi Kuzey Vurar, “Sağlık çalışanları insanımızın sağlığının emanetçileri, sağlık sisteminin sigortasıdır. Sağlık çalışanları bugüne kadar kendisine uzanan hiçbir eli geri çevirmediği gibi bundan sonra da insan hayatına zarar verecek hiçbir eylemin içinde olmayacaktır. Bu nedenle, sağlık çalışanları olarak bugün de işimizin başında, aziz milletimizin hizmetindeyiz.” dedi.

“SAĞLIK BAKANLIĞI SINIFTA KALDI”

Sağlık Bakanlığı’nın sınıfta kaldığını belirten Vurar, sağlık çalışanlarının umutla beklediği yıpranma payı, ek ödemelerin emekliliğe yansıması gibi hususlarda yapılan açıklamalar ve değinilmeyen lisans tamamlama ve kreş hakkı gibi konular nedeniyle 14 Mart Tıp Bayramı’nda hayal kırıklığı yaşadıklarını ifade etti. Vurar, şöyle dedi:

“Sayın Başbakan tarafından müjde olarak açıklanan nöbet ücretlerinde yüzde 50 oranında artışı, çalışanlar olarak memnuniyetle karşılıyoruz. Nöbet ücretleri dışında sağlık çalışanları olarak, uzun yıllardır mücadelesini verdiğimiz yıpranma payı ve ek ödemelerin emekliliğe yansıması konularında ise Sağlık Bakanlığı yetkililerinin Sayın Başbakanı yanılttığı ortadadır. Sağlık çalışanlarına müjde denilerek yapılan açıklamalar, Sağlık Bakanlığı’nın sınıfta kaldığını göstermiştir.

110 bin sağlıkçıyı ilgilendiren lisans tamamlama hakkı 2015 yılında başlatılacak. 2015 yılı, lisans tamamlama eğitim ve öğretimlerinin başladığı yıl olacaktır. Bizler Sağlık Sen üyeleri olarak ‘Bugün işimize sahip çıktığımız ve işimizi bırakmadığımız gibi hedefe ulaşana dek bu işin peşini de asla bırakmayacağız’ diyoruz.” Yapılan basın açıklamasının ardından sendika üyeleri olaysız şekilde dağıldı.

KIRŞEHİR

Kırşehir’de sağlık çalışanları, taleplerinin yerine gelmesi adına Ahi Evran Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi bahçesinde toplanarak basın açıklaması yaptı.

Tabibler Odası ile birlikte açıklamada bulunan Ufuk Sağlık-Sen, Sağlık Emekçileri Sen, Türk-Sağlık Sen üyeri, eylemlerine katılım göstermeyen Memur-Sen’i kınadı. Sağlık çalışanları adına açıklamayı okuyan Yusuf Aydın, “Şiddet, yetersiz istihdam, ağır iş yükü, bitmek bilmeyen nöbetler, yapılan haksız uygulamalar nedeni ile sağlık çalışanları ağır bir tükenmişlik sendromu ile karşı karşıyadır. Kamu hizmeti yürüten, ama kadro talepleri yerine getirilmeyen kamu dışı aile sağlığı çalışanları vekil, ebe hemşireler 4/C’liler umutsuzluğa sevk edilmektedir.” dedi.

MEMUR-SEN’E SAĞLIK ÇALIŞANLARINDAN KINAMA

Sağlık çalışanları, davet etmelerine rağmen eyleme katılmayan Memur-Sen’e bağlı Sağlık-Sen’i de slogan atarak kınadı. Yusuf Aydın, “Önceliği makam ve bakanlar olan, gücünü idareden alanlar bu çağrımıza cevap vermemiştir. Toplantılarında idareci ağırlayıp, bakandan ‘oy toplayın’ talimatı alanlar, çalışan hakkı için iş bırakıldığında ortada yoklar.” diye konuştu.

Sağlık çalışanlarının sıkıntılarını ve sorunlarını çözüm önerileri ile birlikte anlatan Tabip Odası Başkanı Opr. Dr. Oğuz Kocamış ise “Sağlık alanında sorunlar çoğaldıkça, giderler arttıkça, sebepleri araştırılıp çözümler üretilmedikçe sorunlar devam edecektir. Yıllarca fedakarlığı sağlık çalışanları yapmıştır yapmaya da devam etmektedir” diyerek sağlık çalışanlarının taleplerini anlattı.

ANTALYA

Sağlık çalışanları haklarının iyileştirilmesini istedi

Antalya’da çeşitli sivil toplum kuruluşları aile hekimleri, yaşadıkları problemleri dile getirmek için bir araya geldi. Antalya 2. Nolu Aile Sağlık Merkezi önünde ortak bir basın açıklaması yapan sivil toplum kuruluşları sağlık çalışanlarının haklarının korunmasını ve iyileştirilmesini istedi.

Antalya Aile Hekimleri Derneği Başkanı Alp Karan, yaptığı açıklamada çalıştıkları ve emek verdikleri kadar rahat etmek istediklerini söyledi. Kendileriyle aynı mesleki kariyere sahip olanlarla aynı emeklilik haklarına sahip olmak istediklerini dile getirdi. Karan, “Kaliteli sağlık hizmeti ancak gelecek kaygısı olmayan, kendine de vakit ayırabilen, şiddet korkusu yaşamayan, yönetim süreçlerine katılabilen mutlu çalışanlarla verilebilir.” dedi. Yapılan düzenlemelerde Bakanlığın çalışanları görmezden geldiğine değinen Karan, bu durumun sağlık çalışanlarını sokağa sürüklediğini söyledi. Karan, “Bırakın işimizi yapalım. Düzenleme adı altında yapmaya çalıştıklarınız halkın sağlığına zarar vermektedir. Faydanız olmuyorsa bari zararınız dokunmasın. Gelin yanlıştan dönün. Bu halkın kişisel gösterilere değil, yapısal çözümlere ihtiyacı vardır.” şeklinde konuştu.

Çok sayıda aile hekimi ve sağlık çalışanın katıldığı basın açıklaması sonrası grup olaysız bir şekilde dağıldı. Açıklamaya Antalya Aile Sağlığı Elemanları Derneği ve Sağlık Sen Antalya Şubesi de destek verdi.

GAZİANTEP

Gaziantep Ufuk Sağlık Sen İl Temsilcisi Mehmet Şahin, sağlık hizmeti veren çalışanların yıpranma payı sorununun çözülemediğini söyledi. Şahin, “Biliniz ki bunun sadece seçim öncesi rant malzemesi haline getirilmesi, bizi daha da çok yıpratmaktadır. Unutmayın ki biz, sizin oy pusulanız değiliz.” dedi.

14 Mart Tıp Bayramı’yla ilgili basın açıklaması yapan Şahin, mesleğin sorunlarına değindi. Kronikleşen sıkıntılarından söz eden Şahin, “Yıpranma payı, ek ödemelerin emekliliğe yansıtılmaması, sağlık personeline uygulanan şiddet, çalışanlarımızın ve mesleklerinin itibarsızlaştırılması, rekabetten ve adaletten uzak ötekileştiren bir terfi sistemi, görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının kapsamlarının dar olması, sağlık hizmetlerinde taşeronlaşma, adaletsiz döner sermaye dağılımı, aile sağlığı çalışanlarına zorunlu nöbet dayatması, riskli birimlerin yeniden tanımlanmaması, gördüğümüzü aratan promosyon anlaşmaları, sağlık personelinin çocuklarının sağlıklı büyüyeceği kreş sisteminin olmaması, ek zam taleplerinin karşılanmaması gibi birçok sorunu halledememişken, günün kutlanılması zannederim samimi olmayacaktır.” dedi.

Şahin, şunları söyledi: “Sağlık hizmetleri ölçüsünde görev yapan tüm meslek çalışanları, fiili hizmet farkı alırken, yıllardan beri hizmet kolumuzun kanayan yarası olan yıpranma payı sorunu neden çözülememektedir. Biliniz ki bunun sadece seçim öncesi rant malzemesi haline getirilmesi, bizi daha da çok yıpratmaktadır. Unutmayın ki biz, sizin oy pusulanız değiliz.”

‘ÖTEKİLEŞTİRMEDEN UZAK BİR TERFİ SİSTEMİ BEKLİYORUZ’

Şahin, terfi sistemine eleştirilerini şu şekilde yöneltti: “Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlardaki diğer yönetim ve uzmanlık kadrolarını da kapsayacak şekilde, hizmet kolunun ancak binde birlik kısmını değil, tamamını içine alan rekabetçi, adaletli, tarafgirlikten ve ötekileştirmeden uzak bir terfi sistemi bekliyoruz. Sektörümüz kâr aracı olarak kullanılmaması gereken hassas bir kamu hizmet alanıdır. Biliyoruz ki ekonomik dengeler gözetilmeli ancak bu özverili bir şekilde hizmet sunmaya çalışan sağlık personelinin taşeronlaşmasıyla olmamalıdır.”

VAN

Van’da sağlık çalışanları 14 Mart Sağlık Haftası kapsamında ‘Herkes İçin Sağlık’ talebiyle uyarı grevine çıktı. Bir günlük iş bırakma eylemi yapan sağlık çalışanları, direnişlerinin süreceğini belirtti.

Van-Hakkari Tabip Odası, SES Van Şubesi, Türk Sağlık-Sen üyeleri ve çok sayıda sağlık emekçisi, Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi bahçesinde bir araya gelerek burada bir basın açıklaması yaptı. Sağlık emekçileri adına basın açıklamasını yapan SES Van Şube Eş Başkanı Keziban Karakuş, sonuna kadar direneceklerini söyledi.

Anayasa’nın yasakladığı angaryanın serbest olduğunu aktaran Karakuş, “Namus ve şeref üzerine inşa edilen Anayasa’ya bağlılık yemini unutulmuş. Sağlığımız ve haklarımız için halkımızın sağlığı için bugün aciller dışında sağlık hizmeti üretmiyoruz. Sayın Sağlık Bakanı, bu kararımızı duyunca demiş ki ‘Her şey iyi giderken bu iş bırakmaya anlam veremiyorum.’ Birlikte bir bakalım isterseniz tabloya; iyi olanı bulalım birlikte, bakın bizler nasıl, hangi koşullarda çalışıyoruz; özelde ciro, kamuda performans baskısı, yönetici-amir baskısı, kötü muamele, yıldırma, şiddet, tehdit, havasız, penceresiz, aydınlatmaları kötü çalışma alanları, kendi görevimiz olmayan işleri yapmaya zorlanma, iş güvencesiz, taşeron sistemi, her gün başka bir semt polikliniğine rotasyonlar, özellerde aylarca maaşsız çalışma, öğle yemeği için verilebilen yarım saatlik aranın dışında molasız, adeta nefes almadan çalışma, polikliniklerde günde 80, 100, 150 hasta bakılması, birinci basamakta 2 bin yerine 3 bin 600 kişiye varan bir nüfusa hizmet verilmesi, bir gün gündüz bir gün gece çalışılan acil servislerde kimi zaman tek bir hekimin günde 500 hasta bakması, 36 saat kesintisiz çalışma, servis nöbeti tutan öğretim üyeleri, 7 gün 24 saat icap nöbeti ve bütün bu ağır çalışmanın sonunda, emeklilikte sefalet ücreti.

Yani kısacası adeta bir kölelik düzeni. Bu nedenle biz sağlık alanındaki tüm örgütler dayanışma içinde mücadelemizi ‘herkes için, alan için de veren için de sağlık’ gerçekleşene dek sürdüreceğiz.”

DENİZLİ

Türk Sağlık Sen (TSS) Denizli Şubesi üyeleri, sağlık alanında yaşanan sıkıntılara dikkat çekmek amacıyla bir günlük iş bıraktı. Pamukkale Kaymakamlığı karşısındaki alanda toplanan TSS üyeleri, hükümetin sağlık çalışanlarının problemlerini gözardı ettiğini söyledi.

TSS Denizli Şube Başkanı Rayif Kurşunoğlu, yaptığı açıklamada, “Şiddet, yetersiz istihdam, ağır iş yükü, bitmek bilmeyen nöbetler, yapılan haksız uygulamalar nedeniyle sağlık çalışanları ağır bir tükenmişlik sendromu ile karşı karşıyadır. Bunların yanısıra sağlık çalışanları için tüm memurların maaşla aldığı sabit ek ödemelerin her ay geciktirilerek yatırılması, yoğun çalışmaya rağmen performans ücretlerinin 1.5 TL gibi komik ücretlere inmesi ve ekonomik kayıpların dayanılacak sınırı çoktan aşması gibi durumlar yaşanmaktadır. Emeklilikte bekleyen sefaletle ilgili de sürekli topun taca atılması, çalışanda dayanacak hal bırakmamıştır. Türk doktorlarının sorunlarına sürekli kulak tıkanarak yabancı doktor rüyalarına dalınmakta, niteliği olmadan ucuz işgücü için ince hesaplar yapılarak, yabancı doktor rüyalarına dalınmaktadır. Asistanlar 36 saate varan nöbetlerde helak olmakta, hemşireler, ebeler, sağlık çalışanları ağır iş yükü altında adeta kan ağlamaktadırlar.” dedi.

‘SAĞLIK ÇALIŞANLARININ SORUNLARI SÜSLÜ TOPLANTILARDA ÇÖZÜLEMEZ’

Hükümetin, sağlık çalışanlarının meselelerine hala uzak olduğunu kaydeden Kurşunoğlu, “Memurlarımız yok sayılmış, hizmetliler görevini yaptıkları memur kadrosuna atanmamıştır. Kısacası sağlık hizmetlerinde görev alan doktorumuzdan hemşiresine, ebemizden sağlık memurumuza, sağlık teknisyenine, teknik personelden memura, hizmetli arkadaşlara kadar her birinin sorunu ve sıkıntısı vardır. Kısacası dertler boyu aşmış, sabır taşı çatlamıştır ama hala çözümden uzak açıklamalarıyla iktidar, sorunlara ne kadar uzak olduğunu ortaya koymaktadır.” dedi.

SAMSUN

Sağlıkçılar: İşimizi de bu işin de peşini bırakmıyoruz

Sağlık Sen Çarşamba İlçe Temsilciliği, uzun yıllardır mücadelesini verdikleri yıpranma payı ve ek ödemelerinin emekliliğe yansıması konularında Sağlık Bakanlığı yetkililerinin Başbakanı yanılttığını iddia ederek, “Bugün iş bırakmıyoruz bu işin de peşini bırakmıyoruz.” dedi

Samsun Çarşamba Devlet Hastanesi önünde toplanan Sağlık Sen İlçe Temsilciliği üyeleri basın açıklaması yaptı. Açıklamayı Sağlık Sen İlçe Temsilcisi Muhsin Yanık okudu. “Sağlık çalışanları insanımızın sağlığının emanetçileri, sağlık sisteminin sigortasıdır.” diyen Yanık, “Sağlık çalışanları bugüne kadar kendisine uzanan hiçbir eli geri çevirmediği gibi bundan sonra da insan hayatına zarar verecek hiçbir eylemin içinde olmayacaktır. Bu nedenle, sağlık çalışanları olarak bugün de işimizin başında, aziz milletimizin hizmetindeyiz.” ifadelerini kullandı.

“SAĞLIK BAKANLIĞI SINIFTA KALMIŞTIR”

Sağlık çalışanlarının umutla beklediği, yıpranma payı, ek ödemelerin emekliliğe yansıması gibi hususlarda yapılan açıklamalar ve değinilmeyen lisans tamamlama ve kreş hakkı gibi konular nedeniyle 14 Mart Tıp Bayramında hayal kırıklığı yaşadıklarını vurgulayan Yanık, “Sayın Başbakan tarafından müjde olarak açıklanan nöbet ücretlerinde yüzde 50 oranında artışı, çalışanlar olarak memnuniyetle karşılıyoruz. Ancak uzun yıllardır mücadelesini verdiğimiz yıpranma payı ve ek ödemelerinin emekliliğe yansıması konularında ise Sağlık Bakanlığı yetkililerinin Sayın Başbakanı yanılttığı ortadadır. Sağlık çalışanlarına müjde denilerek yapılan açıklamalar, Sağlık Bakanlığı’nın sınıfta kaldığını göstermiştir. Sendikamızın düzenlediği programa katılan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, ‘sizler umudun adısınız’ diyerek onurlandırdığı biz sağlık çalışanları yıpranma payı, lisans tamamlama ve kreş konusunda Cumhurbaşkanımızın verdiği sözlerin, Sağlık Bakanlığı yetkilileri tarafından yerde bırakıldığını üzülerek görmekteyiz.” dedi.

Yanık açıklamasını şöyle sürdürdü: “Biz sağlık çalışanları için müjde; bütün meslek gruplarını kapsayan yıpranma payı hakkıdır. Hekim / hekim dışı ayrımı gözetmeden bütün çalışanların ek ödemelerinin emekliliğe yansıtılmasıdır. 110 bin sağlıkçıyı ilgilendiren lisans tamamlama hakkının 2015 yılında başlatılacağının açıklanmasıdır. Bu nedenlerle Sağlık Sen olarak; Sayın Başbakan tarafından yapılan açıklamaların sahanın beklentilerini karşılamaktan uzak olduğunu bir kez daha ilan ediyoruz. Sağlık Bakanlığı yetkililerinin çalışanları hüsrana uğratan bu hatalarını bir an önce telafi etmesi elzemdir. Sağlık-Sen olarak, taleplerimizin olduğu kadar verilen sözlerin hayata geçmesi konusunun da takipçisi olmaya devam edeceğiz. Sağlık Sen olarak üyelerimize ve bütün sağlık çalışanlarımıza verdiğimiz sözün arkasındayız. 2015 yılı bütün sağlık çalışanları için yıpranma payı yılı, ek ödemelerin emekliliğe yansıtıldığı yıl olacaktır. 2015 yılı, lisans tamamlama eğitim ve öğretimlerinin başladığı yıl olacaktır.”

ŞANLIURFA

Sağlık çalışanları 14 Mart Tıp Bayramı etkinlikleri kapsamında yürüyüş yaptı. Çok sayıda sağlık sendikasının destek verdiği eylemde sağlık çalışanlarına şiddetin önlenmesi vurgusu yapıldı.

Harran Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nin önünde toplanan sendikalar, Topçu Meydanı’na kadar yürüyüş yaptı.

Ufuk Sağlık Sen, Şanlıurfa Aile Sağlığı Elemanları Derneği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Türk Sağlık-Sen, Şanlıurfa Aile Hekimler Derneği ve Demokratik Hekim Girişimi’nin üyelerinin bulduğu grup, meydanda basın açıklaması yaptı. STK’lar adına açıklamayı Demokratik Hekim Girişim Sözcüsü Prof. Dr. Cemalettin Dostzeyrek yaptı. Sağlık çalışanların çok zor şartlarda hizmet sunduğunu ifade eden Dostzeyrek, “Özelde ciro, kamuda performans baskısı, kötü muamele, yıldırma, şiddet, kötü çalışma alanları, taşeron sistemi, her gün bir semt polikliniğine rotasyon, nefes almadan çalışma, günlük 80-150 arası muayene 36 saat kesintisiz çalışma gibi birçok sorunla karşılaşıyoruz.” dedi.
Sağlık Bakanlığı’ndan talepte bulunan Dostzeyrek, “Sağlıkta iş güvencesi istiyoruz. Tüm sağlık çalışanlarının kadrolu olduğu güvenceli çalışma ortamı istiyoruz. Çalışanların can güvenliğini tehdit eden şiddet sona ermeli, şiddeti uygulayanlara ve cesaret edenlere caydırıcı cezalar getirilmelidir. Herkese eşit, ücretsiz ulaşılabilir, nitelikli sağlık hizmeti istiyoruz” şeklinde konuştu.

Sağlık çalışanları üzerinden politika yapılmasından duydukları rahatsızlığı dile getiren Dostzeyrek, anayasaya aykırı her türlü angarya görevleri reddettiklerini söyledi. Açıklamanın ardından bir süre slogan atan grup davul zurna eşliğinde halay çekti.

ZONGULDAK

SES sendikası üyeleri iş bırakma eylemi gerçekleştirdi

Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası’na (SES) bağlı sağlık çalışanları 1 günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdi.

Ereğli Ağız Sağlığı ve Diş Merkezinde çalışan Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası’na (SES) bağlı sağlık çalışanları, merkez önünde toplandı. 1 günlük iş bırakma eylemi yaptıklarını belirten Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası ve Basın Halkla İlişkilerden Sorumlu Ereğli Şube Yönetim Kurulu Üyesi Cemal Kocamanoğlu, Sağlık Bakanlığından 5 acil talepleri olduğunu söyledi. Kocamanoğlu, şunları söyledi: “AKP iktidarının, sağlık hizmetlerinin piyasalaştırılmasını, sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin iş güvencesinden yoksun, esnek ve kuralsız çalıştırmasını hedefleyen ‘sağlıkta dönüşüm programı’ 12 yıldır sürmektedir. Sağlık hizmetleri yıkım programıyla giderek artan katkı ve katılım payları ile parası olanın yararlanabileceği bir hizmet olmuştur. Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin sorunları da katmerleşerek devam etmektedir. 8. Dönem 3. Merkez Temsilciler Kurulumuz sağlık alanında yaşanan piyasalaştırma ve köleleştirme düzeninin sağlık hizmeti sunumunu olumsuz etkilemesi nedeniyle aşağıda ifade edeceğimiz 5 acil talep için 13 Mart’ta hizmet üretmeme kararı almıştır. Sorunların çözülebilmesi için Sağlık Bakanlığından 5 acil talebimiz var. Bu taleplerimiz; çalışma koşullarımızın düzeltilmesi, insanca yaşamaya yetecek ve emekliliğe yansıyacak temek ücret, fiili hizmet zammı, nitelikli, bilimsel ve parasız sağlık eğitimi, herkese eşit, nitelikli, ulaşılabilir ve parasız sağlık hakkı istiyoruz.”

Kocamanoğlu ayrıca 14 Mart Cumartesi günü Aile Sağlığı Merkezleri ve Toplum Sağlığı Merkezlerinde sürdürülen fazla ve esnek çalışma dayatmasına karşı sürdürdükleri mücadeleye devam edeceklerini ve nöbete gitmeyeceklerini kaydetti.

OSMANİYE

Osmaniye Tabip Odası Başkanı Dr. Bengü Başlamışlı İmadoğlu, sağlık çalışanlarının olumsuz şartlarda mesleklerini yaptıklarını belirterek, ” Sağlığımız ve haklarımız için, halkımızın sağlığı için, bugün aciller dışında sağlık hizmeti üretmedik. Sayın Sağlık Bakanı bu kararımızı duyunca demiş ki; “Her şey iyi giderken bu iş bırakmaya anlam veremiyorum.” Bizde sağlıkta bunca sıkıntılar varken bakanımızın açıklamasına anlam veremiyoruz.” dedi.

14 Mart Tıp Bayramı nedeneniyle yazılı açıklamana yapan Dr. Başlamışlı İmadoğlu, “Gelinen noktada özelde ciro, kamuda performans baskısı varken mi işler yolunda. Yönetici/amir baskısı, kötü muamele, yıldırma, şiddet tehdidi, havasız, penceresiz, aydınlatmaları kötü çalışma alanlarında çalışıyorken mi işlerimiz yolunda acaba. İşler yolunda olduğu için mi hekimlerin polikliniklerde günde 80, 100, 150 hasta bakmak zorunda kalıyor. Birinci basamakta 2000 yerine 3600 kişiye varan bir nüfusa hizmet verilirken nasıl işler yolunda olabilir.”
70 yaşında emekliliği ‘müjde’ diye haber veren Sağlık Bakanı’nı eleştiren Dr. Başlamışlı İmadoğlu,”Oda olarak meslekte 40 yılını doldurmuş 7 hekime Onur Plaketi vermeye karar verdik. Hepsi ile tek tek görüştüğümüzde 4 hekimimiz sağlık sorunlarından dolayı gelemeyeceğini beyan etti. 60-65 yaşındaki hekimler toplantıya katılamazken sayın bakan 70 yaşında bile çalışacak kadar sağlıklı olmamızı diliyor. İyi dileklerine teşekkür ederiz.” diye kaydetti.

Gelinen noktada anayasanın yasakladığı angaryanın serbest olduğunu, namus ve şeref üzerine edilen anayasaya bağlılık yemini edenlerin yeminini unutuğunu belirten İmadoğlu, “Bu tablo biz sağlık çalışanları için de hastalarımız için de iç açıcı değildir. Halkımız için durum nasıl, peki? Sağlıkçıların çalışma şartları bu iken, hastalarımızın sağlıklı olabilmesi mümkün mü? Kim bu şartlarda iyi sağlık hizmeti aldığını söyleyebilir. Birinci basamakta çalışanlarına her gün yeni bir görev dayatmaktan vazgeçin. Buradan bir kez daha hatırlatıyoruz. Ocak ayı başından beri her cumartesi günü olduğu gibi 14 Mart’ta da aile hekimlerinin ve Aile Sağlığı Merkezi çalışanlarının nöbet direnişinin süreceğini buradan bir kez daha hatırlatıyoruz. Biz sağlık alanındaki tüm örgütler dayanışma içinde mücadelemizi “herkes için, alan için de veren için de sağlık” gerçekleşene dek sürdüreceğiz.”

UŞAK

Sağlık çalışanları, taleplerini 14 Mart Tıp Bayramı’nda bir basın açıklamasıyla duyurdu. Ufuk Sağlık-Sen Sosyal Hizmet Görevlileri Sendikası Uşak İl Temsilciği, Uşak Kadın Doğum Hastanesi bahçesinde açıklama yaptı. Tarafgirlikten ve ötekileştirmeden uzak terfi sistemi istediklerini söyleyen Ufuk Sağlık-Sen İl Temsilcisi Mithat İşçi, “Görevde yükselme sınavlarını olumlu bulmakla beraber Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlardaki diğer yönetim ve uzmanlık kadrolarını kapsayacak şekilde hizmet kolunun ancak binde birlik kısmını değil, tamamını içine alan rekabetçi, adaletli, tarafgirlikten ve ötekileştirmeden uzak bir terfi sistemi bekliyoruz.” dedi.

Sağlık hizmetlerinin kâr aracı olarak kullanılmaması gerektiğini söyleyen İşçi, “Biliyoruz ki ekonomik dengeler gözetilmeli ancak bu, özverili bir şekilde hizmet sunmaya çalışan sağlık personellinin taşeronlaşmasıyla olmamalıdır. Birçok birim taşeronlaştırıldı. Görüntüleme, sterilizasyon, laboratuvar ve en son yapılmak istenen de sağlıkçıların can kurtarmaya giderken canından olma ihtimallerinin yüksek olacağı ambulans hizmetleri. Eğer bu, sağlık çalışanlarının tepkisini ölçmek içinse emin olunuz ki sağlık personelinin tepkisi bu noktada büyük olacaktır.” dedi. Kronikleşen sıkıntıları olduğunu ve acilen çözüm beklediğini söyleyen Mithat İşci, “Yıpranma payı (fiili hizmet zammı) ek ödemelerinin emekliliğe yansıtılmaması, sağlık personeline uygulanan şiddet, çalışanlarımızın ve mesleklerinin itibarsızlaştırılması, rekabetten ve adaletten uzak, ötekileştiren bir terfi sistemi, görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının kapsamlarının daraltılması, sağlık hizmetlerinde taşeronlaşma, adaletsiz döner sermaye dağılımı, aile sağlığı çalışanlarına zorunlu nöbet dayatması, riskli birimlerin yeniden tanımlanmaması, promosyon anlaşmaları, sağlık personelinin çocuklarının sağlıklı büyüyeceği kreş sisteminin olmaması, eksik verilen ek zam gibi birçok sorunu halledememişken günün kutlanması, zannederim samimi olmayacaktır.” dedi. Sağlık çalışanlarının problemlerinin çözüldüğü günün Tıp Bayramı olacağını belirten İşçi, “14 Mart Tıp Bayramı diyorsak, gelin şimdiye kadar ertelediğiniz sorunlarımızı çözün de bayram o bayram ola diyelim.“ dedi. Sağlık çalışanları, açıklamanın ardından olaysız şekilde dağıldı.

SİVAS – ERZİNCAN

Sağlık çalışanları haklarını talep etmek üzere meydanlara indi. Tabipler Odası, Türk Sağlık Sen ve Sağlık Emekçileri Sendikası yaptıkları açıklamalarla Sağlık Bakanlığını eleştirdi.

Sivas-Erzincan Tabipler Odası Başkanı Dr. Sedat Özbay, yaptığı açıklamada, “Çalışırken de emeklilikte de insanca yaşayabilecek güvenceli bir gelir talep ediyoruz. Hazırladığımız yasa teklifi doğrultusunda acilen emekliliğe yansıyan ücretimizin ve mevcut emekli hekim maaşlarının iki katına çıkmasını istiyoruz. Yıllarca haftada 40 saatlik yasal sürenin çok üzerinde ve ağır koşullarda çalıştığımız halde bugüne kadar bir türlü verilmeyen fiili hizmet zammını talep ediyoruz.” dedi.

Türk Sağlık Sen Şube Başkanı Hamza Binici de konuşmasında Sağlık Bakanlığı’nın düzenlediği ‘Şifa veren Ele Vefa’ isimli programı eleştirerek, “Bakanlık hiçbir zaman sağlık çalışanlarına vefa göstermemiştir. Şifa veren elleri sorunları ve dertleri ile baş başa bırakmıştır. Süslü toplantılarla bu işi geçiştirmeyi adet edinmiştir.” diyerek şunları söyledi: “Başbakan toplantıda sağlık çalışanlarının hakları ile ilgili bazı açıklamalar yapmıştır. Nöbet ücretlerine yüzde 50 zam yapacaklarını söylemiştir. Bir saatlik nöbet ücreti doktor için 7, hemşire için 4.7 liradır. Bu komik ücretlerin yüzde 50 artması çok büyük bir müjde midir?”

Eyleme Sağlık emekçileri Sendikası da destek verdi. Şube Başkanı Serkan Çelikgün, yaptığı açıklamada sağlıkta taşeronlaşmaya tepki gösterdi.

TRABZON

Türk Sağlık-Sen Trabzon Şube Başkanı Mustafa Serdar; şiddet, yetersiz istihdam, ağır iş yükü, bitmek bilmeyen nöbetler, yapılan haksız uygulamalar, ayırımcılık ve ötekileştirmeler nedeniyle sağlık çalışanlarının ağır bir tükenmişlik sendromu ile karşı karşıya olduğunu söyledi.

Türkiye genelinde sağlık çalışanlarının bir günlük iş bırakma eylemi Trabzon’da da uygulandı. Türk Sağlık-Sen Trabzon Şube Başkanı Serdar, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, sağlık çalışanlarının sorunlarının giderek arttığı bir dönem yaşandığını belirterek, “Bu dönemde özellikle çalışan memnuniyeti gözardı edilmekte, sağlık çalışanlarının haklı talepleri sürekli ertelenmektedir. Şiddet, yetersiz istihdam, ağır iş yükü, bitmek bilmeyen nöbetler, yapılan haksız uygulamalar, ayırımcılık ve ötekileştirmeler nedeniyle sağlık çalışanları ağır bir tükenmişlik sendromu ile karşı karşıyadırlar. Sağlık Bakanlığı’nın değişen teşkilat kanunu sonrası sık sık değişen mevzuat sonucu genelge, yönetmelik, yönerge çöplüğüne döndük. Her iki yılda bir atanan idareciler nedeniyle kurumlarda hiyerarşik yapının tamamen bozulması, kurumsal idarecilik anlayışının, idare et ne şiş yansın ne kebap anlayışı ile yer değiştirdiği, liyakat, ehliyet ve tecrübenin yok sayıldığı, dört yıllık diploman ve adamın varsa koltuğun hazırdır, sınava da gerek anlayışının egemen olduğu torpil ve adam kayırmanın zirve yaptığı bir dönemden geçiyoruz. Sık sık değişen mevzuat, unvan dışı çalışmaya zorlanma, değersizleştirme alabildiğine sürmekte, çalışanlar rahat bir ortamda sağlık hizmeti verememektedirler.” dedi

Serdar, sağlık hizmetlerinde görev alan doktorundan hemşiresine, ebesinden sağlık memuruna, sağlık teknisyenine, teknik personelden memura ve hizmetlisine kadar her birinin sorunu ve sıkıntısı olduğunu dile getirdi. Verilen ancak yerine getirilmeyen vaadler nedeniyle sağlık çalışanlarının sabır taşının çatladığını belirten Serdar, çözümden uzak açıklamaları ile iktidarın, sorunlara ne kadar uzak olduğunu ortaya koyduğunu söyledi.

“BAKANLIK HİÇBİR ZAMAN SAĞLIK ÇALIŞANLARINA VEFA GÖSTERMEDİ”

Sağlık Bakanlığı’nın dün ‘Şifa Veren Ele Vefa’ adlı bir program düzenlediğini hatırlatan Serdar, “Öncelikle belirtmek isteriz ki Bakanlık hiçbir zaman sağlık çalışanlarına vefa göstermemiştir. Şifa veren elleri sorunları ve dertleri ile baş başa bırakmıştır. Süslü toplantılarla bu işi geçiştirmeyi adet edinmiştir. Bu toplantıda Sayın Başbakan, sağlık çalışanlarının hakları ile ilgili bazı açıklamalar yapmıştır. Nöbet ücretlerine yüzde 50 zam yapacağız demiştir. Bir saatlik nöbet ücreti bir doktor için şu anda 7 TL, ebe, hemşire, sağlık memuru ve diğer sağlık çalışanları için 4.7 TL’ dir. Bu komik ücretlerin yüzde 50 artması çok büyük bir müjde midir?

Nöbet ücretlerinde gerçek bir müjde verilmek isteniyorsa o takdirde 160 saat mesai karşılığında alınan aylık maaş üzerinden bir saatlik çalışma karşılığı nöbet ücreti olarak ödenmelidir. Müjde olarak sunulan bu ücretlerle nöbet uygulaması bir cezalandırmadır. Hekimlerimiz 70 yaşına kadar isterse çalışılabilecekmiş, biz 70 yaşına kadar çalışma değil, hiç değilse emeklilikte biraz rahat ve onurlu bir insan gibi yaşamak için bir ücret almak istiyoruz. Hekim dışı sağlık çalışanları halen aldıkları maaşla geçinemezken, emeklilikte nasıl geçinecekler. Bunun için halen çalışırken alınan maaş dışı ek ödemeler ve döner sermayelerin emekliliğe yansıtılmasını talep ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.