Kategoriler
Haberler Manşet

Sağlıkta şiddet ve sopa-cennet ilişkisi

A24’den Ahmet KAYMAK’ın Köşe Yazısı

Sopanın cennetten çıktığı için her şeyi sopayla halletmek isteriz.

“SAĞLIK OLSUN”

Ama sağlıkçılar olmasın, her ölümde her yaralanmada kaza ve Azrail’in suçu hiç yoktur. O halde sanık ayağa kalksın “Vurun sağlıkçıya”, dövün doktoru hemşireyi?????

Ayrıca tüm araçlarımızın sihirli ve tek tamir aletidir. Önce bir güzel sopa çeker, sonra tamire götürürüz. Arabamıza hatta çalışmayan makinemize, televizyonumuza bile sopa atarak müdahale eden bir milletiz vesselam. Sopa sanki bir sihirli değnek misalidir bizde; dokunduğu yeri düzelten, iyileştiren.

Yalnız bizim değnek sihirli olmasına sihirlidir de, birazcık kalındır beysbol sopası kadar, varsın olsun ama o da sopadır bu da. Sadece bizimki biraz kalındır, kafalarımız misali.Cennetten çıkmışlığını pek bilemem ama bence sopa CİNNET’ten çıkmadır.

Bu mevzuda biraz çocukluğa inmek gerekir.

“Sopa Cennet’ten çıkmadır.”

“Vurulan yerden gül açması”

“Saraç’ın sevdiği deriyi yerden yere vurması”

“Kocanın severde döverde” olması.

Burada sopa ve şiddetle iç içe bir yaşamdan söz ediyoruz. Küçükken baba, okulda hoca, evlenince koca, askerde komutan birde buna hasta yakınları eklendi bugünlerde.

Bir bayan doktor arkadaşım şu an kendisini savunmak için aikido öğrenmeye başladı. Bir kez darp edilip birçok hakarete uğrar ve 2 hakaret davasını kazanır. Şimdi yaptığı spora bakıp yargılamayın. Hümanist, insan sevgisi, dolu gayet kibar, hanımefendi ve şık bir bayandır kendisi.

Ama Aile hekimi olması hasebiyle günde yüzlerce hasta bakması, doktora şiddet olaylarının artması, hizmet verilen binaların yetersizliği, elini kolunu sallaya sallaya her önüne gelenin girip çıktığı yeterli güvenliğin olmadığı yerlerde çalışması ve her şeyden öte “senin maaşını ben veriyorum ulan”cıların artması, hükümetin sağlık politikası ve hasta haklarının olup HEKİM HAKLARI’nın olmaması, en büyük etkenlerdendir bu sporu yapmasına neden.

Birde hasta hakları var seni şikayet eder, hekimin hakkı ve şikayet etmesi söz konusu değildir. Hasta hekim seçebilir, doktor hastasını seçemez gibi bir paradoks da mevcuttur.
Hoş hastanelerde güvenlik olduğu halde, insanlar yine doktora ve hemşireye şiddet uygulayabiliyor.

Bir doktor veya sağlıkçı inanın kolay yetişmiyor. Ama bizde kıymet bilmiyoruz. Adamlar günlük 65 TL’ye nöbet tutuyor, tanesi 46 kuruşa hasta bakıyor. Kütüphanelerce kitap okuması 35’li yaşlara kadar okul ve aileye masrafı da cabası. Konuştuğum çoğu doktor arkadaş çocuklarına ve çevrelerine artık tıp okumayı tavsiye etmiyor. Birde tıp okuyanlar TIP diye susuyor arada bir TIP’ışTIP’ış yürüyor o kadar. Zaten eğitim kalitesi iyice düştüğü için ileride Yunan doktorlara emanet edeceğiz kendimizi.

Ben buradan tüm sağlık çalışanlarına Uzakdoğu dövüş sanatlarını öneriyorum, en azından kendilerini korurlar. Hem belli mi olur yetenekleri varsa ilerleyip olimpiyatlara falan katılıp sağlıktan kazanamadıkları paranın mislini oradan kazanırlar.Onurları kırılıp sopa yemektense, onurluca sopa atıp, ülkemizi onurlandırırlar.

Köyümde çok maksatlı, her hizmete uygun bir berberimiz vardı. Veteriner gibi hayvanlara doğum yaptırır. Aşırı yemleyen hayvanların kaburga arasından kamış sokma suretiyle gazını alıp hayatını kurtarır.

Yaşlıların batan tırnaklarını çeker, ne bileyim diş falan çekerdi. Bu böyle devam ederse yakında kendimize bakacak boş ver doktoru, berberi NALBANT bulamayacağız inanın…

Haydi şiddetsiz ve sevgiyle, sağlıcakla mutlu ve umutlu kalın…

Kaynak: A24 Haber

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.