Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Dr. R. :"Anne ve Doktor olduğum için cezalandırılıyorum!"

Bugüne kadar tıp okuyup doktor olduğum için, tus kazandığım için, uzmanlık yaptığım için, hasta baktığım için, eğitim almaya çalıştığım için hep cezalandırıldım.

Kitaplarını zor taşıdığım ağır derslere çalışmayı, sınavlara çalışırken hayattan fedakarlık yapmayı kabullendim.  TUS çalışmayı, dünyanın belki de en zor sınavlarından birine çalışmayı, sırf uzmanlık yapabilmek için kabullendim. Uzmanlığımda gece nöbetlerini, çömez ezilmelerini, manasız azarlanmaları, hasta yakınlarının hakaretlerini, paraya tapınan adamların hastalarına bakmayı kabullendim. Hasta bakarken hakaret işitmeyi, kapı her aralandığında gelen hastanın kavga çıkarmaması için dua etmeyi kabullendim. Eğitim vermesi gerekenlerin eğitim vermemesini, bilgi depolaması gereken biz asistanların angarya işlerine koşturulmasını, daha hızlı çalışıyorum diye hocaların performans hesabı için polikliniklerine tercih edilmeyi kabullendim.

İnsan bunları kabullenir mi demeyin, bütün doktorlar üç aşağı beş yukarı bunları kabulleniyor artık. Ben de kabullendim…

Her şeyi kabullendim bugüne kadar; çıtım çıkmadı, şikayetim olmadı, kimseye küsmedim.

Ama bu kadarı da fazla! Anne olduğum için, çocuk sahibi olduğum için cezalandırılmayı insanlık onuruma yediremiyorum. Yedirenler utansın!

Çömezliğimi bitirdim, ihtisasımı yarıladım, Allah nasip etti ve bir çocuğum dünyaya geldi. Çocuğum 8 aylıkken yeniden işe başlamaya karar verdim; nasıl olsa anne olan memurlara kolaylıklar getirilmişti, nasıl olsa yasalar vardı. Nasıl olsa annelik kutsal bir mefhumdu, ama bulduklarım beklediklerimle hiç yakın bile değildi.

Kanuni hakkım olan süt iznimi kullandığımda -benim değil küçük bir bebeğin anne sütü alma hakkı olan ‘süt iznini’ kullandığımda -, bana çok büyük bir lütüf yapılıyormuş gibi davranılmasını da kabullendim, buna da şükür dedim.. sonra çalıştığım hastane çocuğum 1 yaşına geldiğinde- kanuni olarak hala süt iznim varken ve haftaiçi mesailerinde izinli sayılıyorken bana haftasonu günleri de mesai yazdı, kanunun bana verdiği hak olan “doğum yapan memura 2 sene gece nöbeti/vardiyası verilemez” hükmünün gereğince (!)….. gece nöbeti tutmadığım için, bölümlerde çalışan asistan doktorların sayısı yeterli iken, bana ihtiyaç yokken, diğer nöbetçi arkadaşların yanına geçiştirme ve doldurma olsun diye…

Sırf anne olduğum için, bakımıma muhtaç olan bir bebeğim olduğu için ve gece nöbeti tutmadığım için..

Hep sağlıklı toplum, sağlıklı bireylerin ne kadar önemli olduğu vurgulanıyorken, insanlar çocuk sahibi olmak için özendiriliyorken, ihtisas yapmakta olan ben ve benim gibi bayan doktor meslektaşlarım hamile kalmamak için, anne olmamak için bu gibi yollarla yıldırılmaya çalışılıyor..

Bu satırları sadece kendim adına değil, “uzmanlığını vermeyiz, yeterlilik alamazsın, burdaki zamanlarını zehir ederiz” gibi tehditlere maruz kalarak sesi çıkmayan daha nice meslektaşım adına yazıyorum..

Bu seslenişime bir cevap olur mu bilmiyorum, bir çözüm bulunur mu bilmiyorum..

Yine de içimdeki kırık bir umutla yazıyorum..

Bana çözüm olmasa bile en azından benden sonra gelecek olan meslektaşlarıma bir çözüm olur umudu ile, annesi çalışan-doktor olarak çalışan- bebekler mahzun olmasın diye..

Yasada yer alan “gece nöbeti/vardiyası” ifadesinin ardında kalan boşluklar hastane yönetimlerince halen süt izni kullanmakta olan kadın doktorlara “haftasonu mesaisi” şeklinde uygulanamasın diye..

herkesin tabi olduğu yasalardaki kolaylıklar sağlık sektöründe çalışıyor olan annelere de uygulanabilsin diye yazıyorum….

Dr. R.

17 comments

  1. Bakanlığın hukuk biriminin bu konuda görüşü var

    hastane de çalışma barışını sağlamak için gece nöbet tutmayan personele gündüz mesaisi verilebilir der gece nöbet tutmayan personele gündüz icap da yazılabilir burada amaç hastane içi iş bölümü ve çalışma barışı sağlamaktır nöbet tutan personele de moral olur her nöbet tutamaz raporu olana uygulamanız gerekir 2 hekim var branşta bir tanesi 30 gün icap tutarken siz de 4 hafta sonu gündüzü alırsanız arkadaşınıza yardımcı olursunuz

    Her çalışana aynı şekilde uygulanması gerekir adam kaçırmadan

  2. Uzmanlık bir eğitimdir. Siz iyi niyetli olabilirsiniz ama bu konuda iyi niyetli olmayan,sırf nöbetten çıkmak için gebe kalan birçok asistan var.
    Siz atıyorum 100 saat mesaiyle uzmanlığınızı alırken, erkek asistan 150 saat mesaiyle eğitimde eşitlik ilkesi söz konusu olamaz.
    Siz 100 saat mesainin verdiği tecrübeyle yarın birgün uzman olduğunuzda hasta bakarken erkek asistan arkadaş 150 saat mesai tecrübesiyle hasta bakıyor olacak.
    Siz kendi çocuğunuzun üzerinden ajitasyon yaparken,erkek -baba asistan sizden dolayı belki 2 nöbet daha fazla tutup çocuğunu göremiyor.

  3. Çocuk sahibi olmakta herkes özgür.Ama siz asistansınız.Öğrencisiniz.Bu kadar iyi niyetliyseniz bu konuda,haftasonu mesaisine gitmeyin,asistanlığı uzatın,normal nöbetlerinizi tutun.Kimse sizin nöbetinizi tutmak zorunda değil.

  4. Uzmanlık bir eğitimdir. Siz iyi niyetli olabilirsiniz ama bu konuda iyi niyetli olmayan,sırf nöbetten çıkmak için gebe kalan birçok asistan var.
    Siz atıyorum 100 saat mesaiyle uzmanlığınızı alırken, erkek asistan 150 saat mesaiyle eğitimde eşitlik ilkesi söz konusu olamaz.
    Siz 100 saat mesainin verdiği tecrübeyle yarın birgün uzman olduğunuzda hasta bakarken erkek asistan arkadaş 150 saat mesai tecrübesiyle hasta bakıyor olacak.
    Siz kendi çocuğunuzun üzerinden ajitasyon yaparken,erkek -baba asistan sizden dolayı belki 2 nöbet daha fazla tutup çocuğunu göremiyor.
    Çocuk sahibi olmakta herkes özgür.Ama siz asistansınız.Öğrencisiniz.Bu kadar iyi niyetliyseniz bu konuda,haftasonu mesaisine gitmeyin,asistanlığı uzatın,normal nöbetlerinizi tutun.Kimse sizin nöbetinizi tutmak zorunda değil.

  5. Kabullenmeler sürdükçe kabullenilecekler listesi uzamaya devam edecektir. Kabullenme, sorgula. Hakkını savun ve söke söke al.

  6. Necati uranur

    AZ BİLE YAZMIŞ

    YA GÜN AŞIRI NÖBETLER
    YA 24 SAAT NÖBETTEN SONRA DİNLENDİRMEDEN 8 SAAT DAHA ÇALIŞMAK ZORUNDA BIRAKILMA
    32 SAAT YOĞUN ÇALIŞMA AYAKTA DURMAKSIZIN VE HASTALARIN MUAYENE, TEDAVİ VE YAŞAMLARINA DAİR bu halde KARAR VERME
    Hangi hasta hakkıyla bağdaşır.
    Hangi insan hakkıyla bağdaşır
    Hangi hasta böyle olduğunu bilse hastanelere hasta götürür
    DEVLET CUMHURBAŞKANI, BAŞBAKAN,
    BÖYLE BİR DOKTORA HASTASINI teslim edebilir mi?

    Böyle doktor yaşarken ölü olandır.
    Sosyal yaşamı da kendi yaşamı da ağır ağır öldürülendir.

    BUNU AYRI BİLE yayınlamalısınız.

    Asistan imtihanına 20 bin kişi giriyor alınan 2 bin kişi
    Bu insanlık ayıbına hiç bir mazeret sığmaz. Gerekçe olamaz.

    Sadece umursamazlık.
    Bananecilik!

    BUNU DAHLİ OLANLAR
    SORUNU ÇÖZMEYENLER UTANSIN!

  7. Necati uranur

    GELİN BU ÇARPIKLIĞI DEĞİŞTİRELİM

    Sayın

    Tıp fakültesini bitirip, zorunlu hizmeti müteakip TUS uzmanlık sınavını kazanıp Asistan Doktor olarak görev yapan binlerce doktorun gün aşırı nöbet tutması, üstelik bu nöbetin de bildik nöbetler gibi olmadığı, 24 saat sürekli hastalarla ilgilenmek gerektiği, bu 24 saatlik nöbetin sabahında da eve gitmeden, uyumak ve dinlenmek fırsatı olmaksızın, bir ara dahi vermeden ve hiç dinlenmeden normal günlük 8 saatlik mesaiye devam edilmesi ve 32 saat kesintisiz çalışma! gerçeği ülkemizde maalesef yaşanılmaktadır. Üstelik bu durum ara sıra değil, asistan doktorluk suresince, beş yıl boyunca azalarak da olsa gün aşırı devam etmektedir.
    Bu durum insanlıkla, insan haklarıyla, çalışan haklarıyla, hasta haklarıyla nasıl bağdaşabilir.
    Günde normal şartlarda 8 saatten fazla çalışılamaz, fazla mesai gerektiğinde de günde en fazla 3 saat çalışılır diye hükümler varken, nöbet adı altında 24+8 yani 32 saat süreli çalışılmasını, üstelik bunun hemen hemen gün aşırı sürekli devam etmesini hangi vicdan kabul edebilir. Hangi sistem, düzen kabul edebilir. Hangi yaşam, aile düzeni, eş, çocuk, çevre, ana baba katlanabilir.
    Üstelik bu nöbet ve sonrası 24+8 yani 32 saat sürekli çalışılmada insan hayatı hakkında, sağlığıyla ilgili acil ve geriye dönüşü olmayan karar verilmekte, operasyon yapılmakta ve ameliyatlar gerçekleştirilmektedir! Bu şartlar altında nasıl verimli ve isabetli hizmet sunulabilir.
    Kim böyle bir durumda olan, uykusuz, yorgun, takati bitmiş, 32 saat süresince koşuşturup bitap düşmüş doktordan sağlık hizmeti almak ister! Böyle bir doktorun verdiği sağlık hizmetinden mutmain olur! Verdiği ilaç ve tedaviyi uygular! Hangi insan kendini bu durumdaki doktora emanet eder!
    Doktor, hasta, sağlık hizmeti, verimlilik, toplam kalite, ekonomi ve ülke açısından kabul edilemez olan bu durum çözümsüz değildir. Orta ve uzun vadede, Sağlıkta, iki veya üç posta halinde çalışma düzeni getirilebilir, gece çalışmalarında teşvik için ücret ikiye katlanabilir. Böylece bu sorunlar çözüldüğü gibi, hastane vb yatırımlar kapasite olarak bir anda ikiye katlanmış olur, gecede kullanılır, verimlilik artar, hastanelerdeki kuyruklar, sıralar kaybolur. Hastalar verimli ve yeterli sağlık hizmeti alır. Bu ve benzeri çözümler zamanla uygulamaya konulabilir.
    Ancak, kısa vadede ve derhal, mevcut düzenlemelerde yer almakla birlikte şartlara ve baştabibin takdirine bırakılması sonucu hiç uygulanmayan veya yukarıdaki gibi 24 saatlik nöbetin sabahında da eve gitmeden, uyumak ve dinlenmek fırsatı olmadan, bir ara dahi vermeden ve hiç dinlenmeden normal 8 saatlik mesaiye devam edilmesi ve 32 saat kesintisiz çalışma! Şeklinde uygulan, bu haksız, vicdansız, verimsiz, hoşnutsuz ve sağlıksız sisteme son verilerek, 24 saat nöbetten sonra normal mesaiye devam edilmesi yasaktır, yani bir gün dinlenilip, ertesi gün normal mesaiye başlanılır, hükmü acilen getirilmeli ve uygulanmalıdır.
    Bu sorunun çözümünü teminen ilgililere emir ve talimat verilmesini ve gereğini arz ederim.

  8. ben de anneyim…ama yaşıtlarım askere gidip Akademik açıdan zaman kaybederken ben söylenmediğim için doğumdan 4 ay sonra da asistanlığa geri döndüğüm için söylenmedim…süt izni neymiş ya alırsın bir pompa buzdolabında biriktirirsin verirsin bebeğine…erkekler doğursaydı eminim böyle yaparlardı

  9. mehmet pamir yastı

    cinsiyet ayırımcılığının her türlüsüne karşıyım. özellikle de “annelik” kavramının kadın cinsi tarafından bu şekilde istismar edilmesine.. iş hayatına girecekseniz do-ğur-ma-yın hanım kardeşlerim.. zira bakıcıların elinde yetişen bu ebleh nesil sizin eserinizdir..

  10. asistanlik zorlu ve gecici bir surectir, bunu baslarken hepimiz biliyoruz. cocuk dogurmayi bu donemde planlamis bir kisi bunlari bilerek ve buna gogus gererek yapmalidir. devletin yasalarindan daha onemli bir sey varsa o da senin yuzunden daha fazla nobet tutan cocuksuz kadin/ erkek ve aslinda seninle ayni haklara sahip olan asisitan arkadaslarinin hakkini hice saydigindir.

    • Birbirinize kirici olmayin.senin benim yuzumden diye bisi olamaz.sen de kendi yuzunden nobet tutmus oluyosun sen de yap cocuk o zaman.1 gun de nobetci olmasin hastanede.sizin hicbirinizin sucu degil.birbirinize duserseniz herkes sizi kullanir

      • Mevcut sistemde o nöbetler bir şekilde dönmesi gerekiyorsa,sen 2 çocuk yapıp nöbetlerini benim üstüme yıkamazsın.

    • anlamadığım şey hakkını arayana asistanların verdiği tepkiler. poliklinikteki hastaları eleştirir, o zaman harikadır. hocasının arkasından konuşur akıllıdır ama hakkını arayana laf sokarsınız. bu iş böyle mi yürüyor? ne farkınız kaldı o eleştirdiğiniz siyasilerden müdürlerden? devlet belli yasalar çıkarmış, herkes faydalanıyor tıpçılar faydalanamıyor. yarın “asistanların sabit dönerini vermeyeceğiz” deseler bu arkadaşlar yine “asistanlik zorlu ve gecici bir surectir” diye maval okuyabilecekler mi acaba…

  11. Kadin hakli.ama oyle yorum yapmislar ki bazisi cahilden daha cahil.bu kadin anne olamaz mi.bilgi uretemez mi cocuk sahibi olmasi suc mu.neden strese sokuyorsunuz onlari.hangi kadin kaytarmak icin cocuk yapar bunu bile yazmislar.diyelim ki 10 yil kaytarmak icin cocuk yapti.sizce neyden kacmis oluyo.ayni sey evde de bos durmuyo ya.yata yata cocuk buyutmuyo.kim.nobet yaziyosa onlar da tutsun.bashekim de haftada 1 tutsun mesela.o zaman anlarsiniz.bazi meslekler var ki hic bisi yapmadan para aliyolar.neden doktorlari kosturuyosunuz da- hele ki bir anne icin daha zor diyebilirim-onlarin lafini etmiyosunuz.muftu; nobet yok gitme gelme yok adam ogleden sonra iniyo muftuluge suratinda yastik izi…iş arabasi var ayri.lojmanda oturuyo.isinma su bedava. 4000 tl.-farkli kazanclari da var cemaati soyuyolar bu ayri-her ay cebe indiriyo.milletvekilleri ne is yapiyo.halk icin halki soyuyo.milletvekillerine maas verilmesin.cok akli bilgisi olan varsa liderlik yapsin.guvenmiyosa da kendine baska bi is bulsun orda calissin.
    Doktor begenmeyen hasta baska yere gitsin.avrupaya gitsin.terbiyesizce bagirmaya kimsenin hakki yok.doktorlarin sirtindan kimse gecinmesin.

    • Asistanlık süresince gebe kalıyorsan nöbet tutmadığın süre kadar asistanlığın uzamalı.Mevcut sistemde bu böyle olmalı.Ben mis gibi nöbet tutmayayım,kalanlar ne b.k yerse yesin mantığıyla kafası işleyen birçok asistan var.Boş boş konuşmayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.