Kategoriler
seo

TMS – Transkraniyal Manyetik Stimülasyon Nedir?

TMS  – Transkraniyal Manyetik Stimülasyon hakkında detaylı bilgi almak için lütfen tıklayın.

Kategoriler
seo

Migren aşısı nedir?

Migren aşısı nedir? Nereden bulunur?
İlk olarak söylemeliyim ki bu ilaç bir aşı değil!

Hem yapısı aşıya benzemiyor hem de aşılar gibi migreni tamamen tedavi etmesi mümkün değil.

2014 mayıs ayından bu yana çalışmaları süren bu ilaç, 2018 mayıs ayında FDA (Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi) tarafından migren önleyici tedavi kapsamında onay aldı ve gündemimize girdi. devamını okumak için tıkla

Nöroloji Uzmanı Dr. Buket Niflioğlu – Ağrı Tedavileri – Akupunktur – Botoks Tedavileri

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Özgür Niflioğlu – Obezite Doktoru – Diyabet – Tiroid Hastalıkları

Kategoriler
Duyurular Haberler

Doktor Arkadaşımıza Acil A Rh (-) Kan Lazım *PAYLAŞIN

Lütfen Paylaşın!

Şu anda Marmara Üniversitesi Yoğun Bakım Ünitesinde yatmakta olan Dr. Suat Biçer için acilen A RH. Negatif bol miktarda kana ihtiyaç vardır. Kan verebileceklerin hemen Marmara Üniversitesi Kan Merkezine Başvurmalarını rica ediyoruz.

İrtibat no: 0505 874 66 47
Marmara üniversitesi erişkin yoğun bakım

Kategoriler
Haberler

Sayın Bakanı Mecburi Hizmetini Yapmaya Davet Ediyoruz

PAYLAŞIN! 

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı olarak atanan hekim Fatma Betül Sayan Kaya’nın tıp fakültesinden mezun olduktan sonra (yargıdan her seferinde durdurulan ve her seferinde başka bir isim ve aynı içerikle başımıza gelen) ‘mecburi’ hizmetini yapmadığını öğrenmiş bulunuyoruz. Sayın Sayan Kaya’yı bir önceki Sağlık Bakanı sayın Recep Akdağ’ın Türkiye’de hekim açığı olduğu söylemlerini boşa çıkarmamaya çağırıyoruz. Sayın Bakan bir an evvel zorunlu hizmet kurasında atandığı Muş Bulanık’ta görevine başlamalıdır; zira mecburi hizmetini yapmak tıp fakültesi diplomasının Türkiye’de geçerli olmasının olmazsa olmazdır..

Yine sayın Akdağ, “Biz doktorları stratejik personel kabul ediyoruz, özel sektörde çalışan eşinin yanına bundan sonra yollamayacağız. Bu doktorlar açısından belki hakikaten onları zorlayıcı karar. Beni bağışlasın doktor arkadaşlarım ama başka da bir çaremiz yok.” demiştir. Sayın Fatma Betül Sayan Kaya da sayın Akdağ’ı bağışlamalı, ikametgâhını Muş Bulanık’a alarak, eşine orada iş bulmalı, çocuklarını da orada bir okula vermelidir.

Kendisinin bu atama sürecinde bir de güvenlik soruşturmasından geçmesi gerekmektedir. Bu soruşturma 7-8 ayı bulabilmektedir. Güvenlik soruşturması neye göre, hangi kriterlerle yapılmaktadır biz de bilmemekteyiz ancak belki bu sayede hep birlikte öğreniriz. Sayın bakan bunun hukukiliğini de sorgulamamalı, beklediği bu süre zarfında işsiz kaldığı için ya işsizlik fonuna başvurmalı ya da eşten dosttan borç alarak dişini sıkmalıdır.

Sayın Fatma Betül Sayan Kaya mecburi hizmette çok sınırlı haller dışında görevlendirme olmuyor diye düşünüyor olabilir. Resmiyette böyle olsa da görevlendirme mecburi hizmetin olmazsa olmazı haline gelmiştir dolayısıyla görevlendirme yaşamadan mecburi hizmetini bitiren şanslı azınlık olmayı beklememelidir.

Hekimliğin çalışma şartları hepimizin malumudur. Sayın bakan unutmamalıdır ki sağlık emekçilerinin neredeyse tamamı en az bir defa şiddete maruz kalmıştır. Pratisyen hekimlerde bu oran yaklaşık 2/3’tür. Sağlık Bakanlığı şiddete uğrayan hekimlere ‘neden sen’ diye sorarak sorunu çözmeye çalışmaktadır. Çözülene kadar kendinizi korumaya dikkat etmenizi tavsiye ediyoruz.

İnsanlık hali… Bir sıkıntınız olur, bakanlıkla hekimliği birlikte yürütmek zor olur… Böyle durumda aman istifa edeyim demeyin… “Devlet memurluğundan istifaya ilişkin kurallara uymaksızın görevden ayrılmak suretiyle müstafi sayılmanın yaptırımı bir yıl süreyle devlet memurluğuna alınmamak iken bu fiilin olağanüstü hal döneminde işlenmesi halinde yaptırımı, hiç bir surette devlet memurluğuna alınmamak şeklinde düzenlenmiştir.”

Son olarak TUS’a gireyim de kurtulayım diye düşünürseniz onda da TUS dershanelerine mahkûm kalma, aylarca gecenizi gündüzünüze katarak ders çalışma, sınava girdikten sonra aylarca kadroların açıklanması, sorulara itiraz olduğunda davaların sonuçlanmasının beklenmesi, kazanırsanız da yeniden bir güvenlik soruşturması geçirilmesi gibi bir çok engeli aşmanız gerekmektedir. Aştıktan sonra da angarya, 36 saat uykusuz çalışma, performans sisteminde 3 kuruş maaş, izne çıkarsam o da gider korkusu, eğitim alamama, hoca bulamama gibi daha birçok sorun sizi bekliyor. O nedenle şimdilik bunları düşünmeyin, hele şu ‘mecburi’ hizmetinizi yapın..

Son olarak hatırlatmak isteriz ki sayın bakanımız bakanlık hizmetiniz bittiğinde hekimlik yapmak isterseniz yukarıdaki şartların ‘seçilmişler’ için geçerli olup olmadığı konusunda takibimizde olacaksınız. Kolay gelsin, görevinizde başarılar. Unutmadan; Kadın Bakanlığı istiyoruz!

TTB ASİSTAN ve GENÇ UZMAN HEKİM KOLU

 

Sözcü Gazetesi’nin Haberi:

35 yaşındaki Kaya, 2009 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne giren Kaya, 2015 yılında mezun oldu.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi mezunu olan Kaya’nın Sağlık Bakanlığı tarafından zorunlu hizmet için atandığı Muş’a gitmediği ortaya çıktı. Kaya üniversiteden mezun olduktan sonra Muş Bulanık Hastanesi’ne pratisyen hekim olarak atandı ancak doğu hizmetine gitmedi. Mecburi hizmetini tamamlamadığı için de başka bir kurumda da doktorluk yapamadı.

Kaya 2014 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimleri için Erdoğan ile çalıştı, tanıtım ve medya sorumlusu görevinde bulundu. 25 Kasım 2015’te ise AKP Dış ilişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirildi. Ardından milletvekili seçilip bakan oldu.

Kategoriler
Haberler

Sağlık Bakanlığı her zamanki gibi bayramı doktorlara zehir etti

Genç Doktorlardan binlerce mesaj geliyor; işte change.org ‘da yayınlanan ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ’a yazılan o mesaj:

Atama başvuru tarihi bir ay geriye çekilip başvuru yapamayan 8000 doktor mağdur

76. DHY ATAMALARI YENİ DÜZENLEMESİNE İLİŞKİN İTİRAZ

Bizler Tıp Fakültesi 2017 dönem mezunlarıyız .Çoğu fakülte Temmuz 2017 tarihi itibari ile öğrencilerini mezun etmektedir. Geçen yıllarda mezuniyet sonrası diplomamızı ve hekim ünvanını aldıktan sonra azami olarak 2 ay içerisinde yapılan pratisyen hekim devlet hizmeti yükümlülüğü atamaları ile görevimize başlarken, bu yıl Sağlık Bakanlığı’nın http://www.yhgm.saglik.gov.tr/TR,24888/76-donem-devlet-hizmeti-yukumlulugu-kurasi-ilani.html  internet adresinden verilen ilana göre mezuniyet tarihimiz resmi işlemlere yetişmeyeceği için muhtemeldir ki beş/altı ay görevimize başlayamayacağız ve işsiz kalacağız.

Devlet hizmeti yükümlülüğü kurası ile atanıp, tıpta uzmanlık sınavını kazandıktan sonra üniversitelere araştırma görevlisi olarak yerleşen hekimlerin, görevinden istifa ederek kadroları boş bıraktığı gerekçesi ile yapılan yeni düzenleme binlerce hekimi mağdur etmiştir (Bahsi geçen bu tus kadrosunda maximum 2500 kontenjan varken Sağlık Bakanlığı bunun çözümünü 8000 doktorun atamasını yapmamakla ;boş kalacağını düşündüğü kontenjanları hiç doldurmayarak üstüne 5000 doktor kontenjanını da boş bırakarak bulmakta).

Tıpta Uzmanlık Sınavını kazanarak ihtisas yapmak hekimlerin kişisel bir tercihidir. Biz hekimler tıp fakültelerinden pratisyen hekim ünvanı ile mezun oluyoruz. Görevimizi icra etmek yeni mezun olan biz hekimlerin en temel hakkıdır. Bu hakkımız, Tıpta uzmanlık sınavı sonrası araştırma görevlisi olmak üzere görevinden istifa eden hekimlerin mevcut kadrolarının boş kalması mazeret gösterilerek elimizden alınamaz. Buna ilaveten ülkemiz tıp fakültelerinin her birinin farklı mezuniyet tarihinin olması nedeniyle, kimi mezun hekimler 76. dönem devlet hizmeti yükümlülüğü atamalarına işlemlerini yetiştirebiliyor iken, fakültemizin de içerisinde bulunduğu birçok tıp fakültesi yeni mezun hekimleri işlemlerini yetiştiremeyecektir. Bu alenen fırsat eşitliğine aykırıdır ve hak ihlalidir.

Mezuniyetten sonra, önceki yıllarda ve atamalarda yapıldığı üzere iki ay içerisinde göreve başlayacağımızı öngören bizler hayatımıza dair birçok planlamayı tabii olarak yaptık. İçimizde aile kuracak olan, ailelerinin yıllardır var olan haklı beklentisini karşılamak isteyen, maddi zorluklar içerisinde olan ve işsiz olacağı süreç içerisinde mağduriyet yaşayacak olan birçok arkadaşımız vardır. Bir hekim kendi mesleği dışında geçimini sağlamak için başka ne iş yapabilir? Tüm bunların dışında daha vahimi ise 6 yıl boyunca edindiğimiz teorik ve pratik bilgilerimizi aylarca hiç kullanmayarak birçok kayıp yaşayacak ve henüz adım atamadığımız mesleğimizden uzaklaşacağız. Tüm bu gerekçelere dayanarak 76.dönem devlet hizmeti yükümlülüğü atamaları için yapılan bu yeni düzenlemenin iptalini ve tüm bu mağduriyetlerin yaşanmayacağı ve tüm tıp fakültelerinin mezuniyet tarihlerini kapsayabilecek yeni bir düzenlemenin yapılmasını talep ediyoruz.

Kampanyamıza destek vererek biz doktorların yanında olun .Doktorlar halktır ,doktor mağdursa halk da mağdurdur.

Kampanyaya katılmak için tıklayın

Kategoriler
Basın Açıklaması Basından Haberler Manşet

Tabip Odamızdan Kirli Ellerinizi Çekin! #TTB #HHD

İstanbul Tabip Odası Başkanı Dr. Selçuk Erez’in gaflet, delalet ve hatta hıyanet dolu terör destekçisi açıklamasını esefle kınıyoruz.

İTO Başkanı Dr. Selçuk Erez’in “barış” kılıfıyla, terörist başını Kürt kökenli vatandaşlarımızın temsilcisi ilan ederek; devletin siyasetinde kendince bir taraf imajı vermesi biz hekimleri derinden üzmüştür. Türk Tabipleri Birliği, ilgili kanunda belirtildiği üzere tabipler arasındaki mesleki deontolojiyi ve dayanışmayı sağlamak, meslek mensuplarının hak ve yararlarını korumak amacıyla kurulmuş kamu kurumu niteliğinde mesleki bir kuruluştur.

Mevcut Türk Tabipleri Birliği yönetiminin hekimlerin hak ve hukukunu korumak, gözetmek, sağlık politikalarına hekim gözüyle yön vermek, devlet politikalarının gelişmesine ve kalkınmasına ön ayak olmak yerine bölücü terör örgütü ya da örgütleri lehine bir tutum sergilediği gözlenmektedir.

Türkiye’nin dört bir yanındaki vatansever doktorlar, insan hayatı kurtarmak ve yaşama değer katmak için canla başla çalışırken bir Tabip Odası Başkanı’nın “barış kılıfıyla” bebek katilini yere göğe sığdıramaması; İstanbul Tabip Odası’nın ve ona yandaş zihniyetin terör örgütü seviciliğini bir kez daha ortaya koymuştur.

Kutsal hekimlik mesleğinin anayasal kurumu olan tabip odaları, terör yandaşı alçak zihniyetlerin demokrasi ve barış kılıflarıyla teröre destek vereceği yerlerTabip Odamızdan Kirli Ellerinizi Çekin! #TTB #HHD değildir. Türkiye Cumhuriyeti’nin birliği ve bütünlüğüne kastedenlerin anayasal kurumlarımızı işgal etmelerine seyirci kalınamaz. Bu zihniyet Atatürk’ün kendini emanet ettiği biz Türk hekimlerinin temsilcisi olamaz.

Ülkemizin birlik ve bütünlüğüne kast eden bu düşünce yapısının tabip odalarından derhal arındırılması her vatansever hekimin boynunun borcudur. Hain darbe girişimi sonrası oluşan milli birlik ve bütünlük anlayışı çerçevesinde bu hastalıklı zihniyete karşı tüm hekim arkadaşlarımızı birleşmeye ve odalarına sahip çıkmaya çağırıyoruz.

HEKİM HAREKETİ DERNEĞİ

Kategoriler
Basın Açıklaması Hekim Hareketi Derneği Manşet

Ya Herru Ya Merru Sayın Recep Akdağ

Türkiye’de hekim dağılımına ve hekimlerin mecburi hizmet atamalarına ilişkin pek çok adaletsiz uygulama olduğu ortadadır. Bu bağlamda kimi hekimler çeşitli mazeretlerle büyükşehirlere atanabilirken, kimi hekimler de ulaşılması güç bölgelerde mecburi hizmet görevini ifa etmektedir.

Sayın Sağlık Bakanı Recep Akdağ dün yaptığı açıklamada eşi özel sektörde çalışan hekimlere ilişkin mazerete atamalarına son vereceklerini ifade etmiştir. Bu durumda eşi milletvekili, vali, kaymakam, öğretim görevlisi, eğitim alan asistan vb. görevlerde olanlar eşlerinin yanına atanabilecekken, eşi özel sektörde çalışanlar bu mazeret atamasından yararlanamayacaktır.

Sayın Sağlık Bakanı Recep Akdağ bu duruma gerekçe olarak da hekim açığını göstermekte ve hekim açığını bu şekilde kapatabileceklerini ifade ederek eşi özel sektörde çalışan hekimlerin kusura bakmamasını istemektedir.

Hekim Hareketi Derneği olarak Sayın Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın hekim açığını kapatma ve yedi yüz yetmiş bin kilometrekarede yetmiş beş milyon vatandaşımıza sağlık hizmeti verme gayreti ve isteğini çok iyi anlıyoruz. Zaten hali hazırda bu hizmeti veren sıhhiye sırça sarayda oturan saygıdeğer bürokratlar değil biz genç hekimleriz. Ancak ortada adaletsizlik söz konusu olduğu zaman vicdani rahatlığa erişemiyor ve rahat duramıyoruz, özür dileriz!

Eski Mezopotamya’da şehrin varoş mahallelerinde doğmuş ikiz kız kardeş varmış. Birinin adı Herru ötekisinin adı Merru’ymuş. Geçim sıkıntısı içindeki baba bir çocuğun gelişini bile kara kara düşünürken ikiz çocuk olduğunu görünce bu işin altından kalkamayacağını düşünmüş ve anneye “birini seç ötekisini tapınağa bırakacağım” demiş. Annenin gözlerine acıklı acıklı bakmış ve ya Herru ya Merru demiş…

Hekim Hareketi Derneği olarak;

Sayın Sağlık Bakanı Recep Akdağ’a sesleniyoruz:

Ya Herru Ya Merru Sayın Akdağ!

Yani eş durumu ataması yapılamayacaksa bu milletvekiline de valiye de eşi asistan olana da yapılmasın herkes ülkemizin bu zor günlerinde ihtiyacı olan yerlerde adam akıllı mecburi hizmet yapsın ve mecburi hizmet süreleri bu kapsamda kısaltılsın. Adaletsizlik giderilsin ve bir kısım hekim herru olurken bir kısım hekim merru olmasın ve hekim ihtiyacı sürekli olarak karşılansın.  Ya da sadece eşi özel sektörde çalışanlara bu haksızlık yapılıp, adalete, demokrasiye ve birlikteliğe bu denli alıştığımız şu günlerde bir gruba adaletsizlik yapılmasın,

Aile olmak bir mazeretse, bu mazeret herkese uygulansın!

HEKİM HAREKETİ DERNEĞİ

Kategoriler
Basın Açıklaması Haberler Manşet Son Dakika

Hekim Hareketi Demokrasinin Yanındadır

Aziz milletimiz ve devletimiz dün gece menfur, adi ve alçak bir saldırıya uğramıştır. Başta Ankara ve İstanbul olmak üzere masum vatandaşlarımıza ateş açılmış, savaş zamanında bile görülmeyen bir şekilde sivil halk hedefe konularak demokrasimiz askıya alınmaya çalışılmıştır.

Bu hain başkaldırıda yaralanan vatandaşlarımız ve güvenlik güçlerimiz, saatlerce gerek ameliyathanelerde gerekse acil servislerde canını dişine takarak çalışan hekimlerimiz ve sağlık personelimiz tarafından tedavi altına alınmıştır.

Sivil toplum kuruluşları demokrasilerin vazgeçilmez timsalleridir. Hekim Hareketi Derneği olarak iktidarıyla, muhalefetiyle ve aziz ülkemizin tüm renkleriyle demokrasimize sahip çıkarak, halkımızın sağlığı adına görev başında olmaya devam edeceğimizin altını çiziyoruz.

Hekim Hareketi Derneği

Kategoriler
Haberler Hukuk Manşet

Mecburi hizmet atamalarında eş durumu ne olacak?

DOKTORLARIN AİLE BİRLİĞİ MAZERETİNE BAĞLI YER DEĞİŞTİRME SURETİYLE ATANMASINA İLİŞKİN GÜNCEL “YÜRÜTMEYİ DURDURMA” KARARI HAKKINDA

Son günlerde tekrardan gündeme gelen doktorların aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirmesi ve atanmasıyla ilgili Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararı üzerine çeşitli söylentiler gündeme gelmiştir . Bu söylentilerde ilk etapta Danıştay’ın hangi esas numaralı dosyasında böyle bir karar verildiğine dair bir bilgi yer almamıştır ,haliyle böyle bir bilginin yer almaması haberin doğruluğu ve güncelliği hakkında şüphe uyandırmıştır. Daha sonra Türk Tabipleri Birliği’nin internet sitesinde yayınlanan haber ile söz konusu yürütmeyi durdurma kararının Danıştay 5. dairesi 2016/1628 Esas sayılı dosyası için verildiği anlaşılmıştır.

Bu hususta bir noktaya dikkat çekmek gerekiyor ; söz konusu haberlerde bu haktan yararlanacak özel sektörde çalışan eşin, atama istenen yerde son 3 yıldan beri kesintisiz çalışıyor olması ve SGK primlerini tam yatırmış olması gerektiği belirtilmiştir. Ancak bu şart güncel bir şart değildir ,zira Resmi Gazetede 25 Ağustos 2015 tarihinde yayımlanan “Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile birlikte 19/4/1983 tarihli ve 83/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile ikinci fıkrasında yer alan “kesintisiz son üç yıl” ibareleri “başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün” şeklinde değiştirilmiştir. Yani buna göre artık kesintisiz çalışma ve 3 yıl şartları sona ermiş ,bunun yerine geriye dönük son 2 yıl içinde kesintili veya kesintisiz toplamda en az 360 gün SGK primi ödenmiş olması yeterli görülmüştür.

Peki tüm bu şartlar ortaya koyulduğunda bunların hepsi ne anlama geliyor ?

Buna göre yürütmeyi durdurma kararı ,itiraz ile kaldırılıncaya kadar eş durumu atamalarının önü açılmış durumda . Son iki yıl içinde en az 360 gün SGK primi ödemiş olan özel sektörde çalışan eşin yanına atama isteme hakkı tekrardan gündeme gelmiş durumdadır. Sağlık Bakanlığının yürütmeyi durdurma kararına itiraz etmesi ve itirazın kabul edilmesi ihtimali elbette vardır , bu süreç ortalama 2-3 ay sürebilmekte. Bu süreç içinde elinizi çabuk tutmanızda her zaman fayda vardır.

Av. Zafer AĞBUGA

Kategoriler
Duyurular Haberler Hukuk Manşet

TTB'den eş durumu açıklaması

Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 20. maddesinde bütün sağlık çalışanlarına tanınan eş durumu mazeretinden yararlanma hakkının tabip ve uzman tabiplere kısmen kısıtlanmasıyla ilgili 7. fıkranın yürütmesi durduruldu.

Danıştay 5. Daire tarafından, bireysel işlemle birlikte Yönetmeliğin ilgili maddesinin de iptali istemiyle açılan davada; Devlet memurları ile ilgili genel yönetmelik kurallarıyla tanınan haklardan hekimlerin de yararlanması gerektiği, bunu engelleyen 20. maddenin 7. fıkrasının hukuka açıkça aykırı olduğu ve uygulanmasıyla telafisi mümkün olmayan zarara sebep olabileceğine hükmedilerek yürütmenin durdurulması kararı verildi.

Karar’la, sadece hekimler için getirilmiş olan bir kısıtlama durdurulmuş oldu. Böylece hekimlerin aşağıdaki hallere uygun olarak çalışan eş sebebiyle eş durumu mazeretinden yararlanabilmelerine olanak sağlandı:

“c) Yer değişikliği talebinde bulunan personelin eşinin görev yaptığı yerin kendi unvan ve branşında C veya D hizmet grubunda olması halinde eşinin görev yaptığı yere ataması yapılır. Aksi halde ilgili kurumla koordinasyon sağlanır. Eşinin görev yaptığı kurumun başka yerde teşkilatının bulunmaması, kadro veya mevzuatı açısından aile birliği mazeretine dayalı atanma imkânının olmaması halinde talebi değerlendirilir.

(5) Kamu görevlisi olmayan eşinin, atanma talep edilen yerde kesintisiz üç yıl sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde, personelin yer değişikliği suretiyle ataması yapılır. Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamında çalışanlardan askerlik süresini borçlanıp primlerini ödeyenlerin askerlikte geçen süreleri üç yıllık süre kapsamında değerlendirilir.”

Danıştay 5. Daire tarafından, daha önce de eşi özel sektörde çalışan bir hekimin açtığı davada verilen karar ile hekimlerin eş durumu mazeretine ilişkin taleplerinin değerlendirilmesinde Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik kurallarının uygulanması gerektiğine karar verilmişti.http://www.ttb.org.tr/index.php/Haberler/hukuk-5559.html

Benzer şekilde, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik kurallarının yanı sıra ulusal ve uluslar arası düzenlemelere atıf yapılarak, Sağlık Bakanlığı’nın hekimlerin eş mazeretine ilişkin kısıtlayıcı kuralları, “…aile birliğinin korunması ilkesine aykırı,  Anayasa tarafından güvence altına alınan hakkın özüne dokunacak şekilde ve ölçülülük ilkesine aykırı olarak bu hakkı tamamen kullanılamaz hale getiren ve herhangi bir objektif ve makul ölçü içermeyen” kurallar olarak nitelenerek yürütmesi durdurulmuştu.  http://www.ttb.org.tr/index.php/Haberler/hukuk-5749.html

Bu Karara itirazı inceleyen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu,  “Stratejik personelin eş durumu nedeniyle atanma taleplerinde, dava konusu Yönetmeliğin kapsamında bulunan stratejik personel dışındaki diğer personele uygulanan yukarıda yer verilen kuralların uygulanmayacağının öngörülmesine ilişkin dava konusu düzenlemenin; hukuka uygunluğu saptanan 4/1-m bendinde yer alan “stratejik personel” kavramının ortaya çıkarılış amacı olan, kısıtlı hekim kapasitesi içerisinde sağlık hizmetlerinin etkin bir planlama sistemi uygulanarak tüm vatandaşlara eşit bir şekilde sunulmasının sağlanması amacının gerçekleştirilmesine hizmet etmekte olması nedeniyle, kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından hukuka uygun bir düzenleme niteliğinde olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.” gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararını kaldırmıştı. http://www.ttb.org.tr/index.php/Haberler/hukuk-6023.html

Hekimlerin, eş durumu mazeretinden yararlanma hakkı bakımından Devlet memurlarından ayrı tutulmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığına ilişkin olarak Danıştay 5. Daire tarafından verilen kararlar istikrar kazanmıştır.  Bu konudaki bireysel davalarla ilgili kararların temyizinin yanı sıra Yönetmelikle ilgili davalarda da Danıştay 5. Daire görevlendirilmiştir. Bu nedenle, Türk Tabipleri Birliği tarafından açılan ve 16. Daire’de görülen dava da 5. Daire’ye devredilmiştir.

Gelinen aşamada, eş durumu mazeretinden yararlanma hakkı olan hekimler, yürütmenin durdurulması kararı sebebiyle, diğer çalışanlardan farklı bir kısıtlamaya tabi olmaksızın; ilgili kuralların tanımladığı koşulları taşımaları halinde gerekli başvuruları yaparak aile birliklerini sağlayabilecektir.

Yönetmeliğin 20. maddesinin yedinci fıkrasının yürütmesinin durdurulmasına ilişkin Karara Sağlık Bakanlığı’nın itirazını Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu görüşerek karara bağlayacaktır. Kurul’un yeniden yapacağı değerlendirmenin önceki kararından farklı olması halinde, Sağlık Bakanlığı, hekimlerin eş durumu mazeretine ilişkin kısıtlamaları ölçülü ve hakkın özünü zedelemeyecek şekilde yeniden düzenleyecektir.

 

Kategoriler
Duyurular Haberler Hukuk Manşet

Eş durumu atamalarına ilişkin ZORUNLU AÇIKLAMA *YENİ

BASINA VE KAMUOYUNA

17/06/2016 Tarihinde medikalakademi.com.tr adlı internet sitesinde “Danıştay doktorların eş durumu tayin kısıtlamasının yürütmesini durdurdu” başlıklı bir haber yayınlanmıştır.

Adı geçen haberde ne yazık ki karar metni yayınlanmamıştır. Yine kararın bireysel bir başvuru sonucu mu yoksa yönetmeliğin iptali anlamında genel bir yürütme durdurma kararı mı olduğuna dair bilgi verilmemiştir.

Yine meslektaşlarımızın içinde bulunduğu stresli durum göz önüne alınarak, hekim hakları yönünde faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlarla iletişime geçilmiş, bu bağlamda Türk Tabipler Birliği avukat vekili ile de telefonla görüşülerek bilgi alınmıştır. Sayın vekil, “…takip ettikleri dosyada genel bir yürütmeyi durdurma kararı bulunmadığını…” belirtmiştir. 

Ayrıca Sağlık Bakanlığı bünyesinde yer alan Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’nda yetkili bir avukat meslektaşımız ile görüşülmüş ve yönetmeliğin yürütmesinin durdurulmasına dair bir kararının kendilerine ulaşmadığını, bilgilerinin olmadığını belirtmiştir.

Söz konusu röportajı yapan Av. Erkin Göçmen telefonla aranıp bilgi istendiğinde kendisi “…çok meşgul olduğunu” söyleyerek bilgi vermemiştir.

Hekimler ve tüm kamuoyu aydınlatılana kadar, ulaştığımız bilgileri paylaşma gereği duyduk ve eğer yönetmelikle ilgili bir yürütme durdurma kararı varsa, röportajı veren Av. Erkin Göçmen tarafından yayınlanmasını sabırla beklemekteyiz. Şayet bireysel bir hekim için verilen bir karar varsa da bu kararın tüm doktorları bağlamayacağının altını çizme zorunluluğu bulunmaktadır.

Hekim Hareketi Derneği Vekili
Av. Sami Günsen

www.gunsenkul.com

Kategoriler
Haberler Manşet Son Dakika

Yeni Sağlık Bakanı Recep Akdağ

Binali Yıldırım Başbakanlığı’ndaki yeni hükümet açıklandı, yeni sağlık Bakanı Recep Akdağ oldu.

recep akdağ