Kategoriler
Haberler Manşet Şiddet

İzmirli doktorlardan şiddet spotu

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Stajyer doktorları ve hocaları ‘SAĞLIKTA ŞİDDETE HAYIR’ diyerek bir video hazırladılar, evet hiçbirimiz ŞİDDETİ HAK ETMİYORUZ:

 

Kategoriler
Haberler Manşet Şiddet

Doktora "adice" saldırı

Meslektaşımızdan gelen e-postayı kendi izniyle noktasına virgülüne dokunmadan yayınlıyoruz:

Amasya ili Merzifon İlçesi Kara Mustafa Paşa Devlet hastanesinde acil serviste görev yapmakta iken 19 Mayıs 2016 saat 20:23 civarında M. isimli bir şahıs tarafından aşağıdaki şekilde saldırya uğradım ve 7 gün boyunca iş görmezlik raporu verildi. Testis etrafında kanama ve ödem nedeniyle yatak istirahatı ve tedavim düzenlendi.

Olay hakkında şikayetçi oldum ve sizlerden bu insalıktan nasibini almamış şahıs hakkında tüm hekimlerin bilgi sahibi olması için desteğinizi bekliyorum.

Saygılarımla.

“saat 19.50 sularında acil servise kaş üstünde kanama ile başvuran hastanın kesici delici alet yaralanması şüphesi olduğu için muayenesi yapıldıktan ve ilk müdahalesi yapıldıktan sonra hastane polis memuruna haber verdim. Daha sonra benim gözetimimde hastaya sağlık memurları tarafından kanama kontrolü ve kesi sütürasyanu uygulandı.

Hastaya ilk tedavisi bittikten sonra tomografi çekilmesi gerektiğini söyledim. Hasta haber vermeksizin kesisi dikildikten sonra ayrıldı. Hastane polis memuruna konuyu aktardım ve hastayı telefonla arayarak hem ifade alınması hem de tedavisinin kalan kısmının tamamlanması için hastaneye davet etti. Sonrasında hasta tomografi çekildikten sonra polikiniğe geldi.

Kendisine kaş üzerindeki yarasının yeniden açılması ve şişmesi nedeniyle yeniden pansuman uygulanması için pansuman odasına geçmesini söyledim ve ardından peşinden pansuman odasına gittim. Bu esnada hasta elindeki gazlı bezi göstererek hiçbir diyaloğa girmeksizin yanındaki bayan ve içerideki güvenlik görevlisi varken bana saldırdı ve 2 kere cinsel organım ve testislerimin olduğu yere ve bir kere de karnıma tekme atarak beni yere yıktı. Daha sonrasında güvenlik görevlileri  geldiğinde beni sedyeye alıp ilk müdahalemi yaptılar.

Telefon ile üroloji uzmanı ve hastane başhekimini aradım ve sonrasında uzunca bir süre sedyeden kalkamadım. Gerekli müdahalemi üroloji uzmanı yaptı ve sonrasında nöbetimi tamamlayamadım. Nedensiz yere bana saldıran, küfür eden hastadan şikayetçiyim. Maddi ve manevi dava açacağım.”

Kategoriler
Haberler Manşet Şiddet

Psikomedya – Sağlıkta Şiddet

Sağlıkta şiddet konusunda geldiğimiz nokta hemen herkesin malumu.Gün geçmiyor ki,sağlık çalışanlarına yapılan hakaret,darp,tehdit,öldürmeye teşebbüs ve öldürme gibi haberlere basın yayın organlarında rastlamayalım.Bu gelinen noktanın bir çok sebebi olmakla birlikte, bir ayağınıda sorumsuz medya organları oluşturmakta.Bilerek veya bilmeyerek buna zemin hazırlamaktalar.

Genel anlamda şiddet içerikli yayınlarla, özellikle küçük yaş grubu kişilerin, bilinç altına şiddet propagandası yapmakta ve toplumu şiddete temayül noktasında sürekli olarak kamçılamaktalar.Bizim toplumumuzun özellikle tv izleme oranında ne derece açık ara diğer toplumlara fark attığı ortada.Hal böyle iken sürekli olarak insanlara ne işlerseniz,o yönde bir eğilime sebebiyet verirsiniz.Bir takım külhanbeyli diziler sonrası yaşananları ve küçücük çocukların dizi karakterlerine özenerek,neler yapmaya yeltendikleri haberlerine hepimiz şahitiz.Bırakalım çocukları, bu ülkede dizi karakteri öldü diye mevlit okutmaya kalkışanların olduğunu biliyoruz.Medya, özellikle tv kanallları ve şimdilerde internetide içine almamız gereken yayın ağları,toplum üzerinde, inanılmaz derecede etkili.

Sağlık çalışanlarına uygulanan şiddet noktasında,özellikle tv kanallarının vebali çok.Yapılan haber yayınları veya dizi ,film,komedi programları vs. replikleriyle , gerçeği yansıtmayan ve sorumsuz yayınlarıyla,vatandaşı sürekli olarak sağlık çalışanlarına karşı kışkırtmaktalar ve bu sorumsuzluğun hesabını kimse sormamakta.Hemen hergün “acile sapasağlam gelen kişiye bir iğne yaptılar öldü””yanlış tedaviden sakat kaldı” vs gibi haberlerle vatandaşın sağlık çalışanlarına güvenleri yok edilmekte ve şiddet eğilimine sürüklenmekte. Komplikasyon ,anaflaxi ,yan etki vs …nedir bilmeyenler,bilmediği gibi bir sağlık profesyoneline danışma ihtiyacı hissetmeden,bu tür yalan yanlış haberlerle,dünyada başını çektiğimiz sağlık çalışanına şiddet hukuksuzluğuna katkıda bulunmaktalar.Bir hasta veya hasta yakınının iddası üzerine haber yaparak, çoğu kez iftiralara zemin hazırlamaktalar. Yayınlanan dizilerde yaşanan hastane kareleri bu kadar rezalet ve sorumluluktan uzak olabilir.Çekilen karelerin bir çoğunun tıbbı uygulamalar noktasında gerçekle alakası olmadığı gibi,yaşanan diyaloklar tam bir şiddete eğilimi tetikleme aracına dönüştürülmekte. Geçenlerde bir kanalda dizide aynen şu cümleler geçiyor “hastamızla ilgilenmeniz için illa bağırmamızmı gerek” . Diğer bir çok dizilerde bir çoğunuz rast gelmişsinizdir. “Doktor! Doktor! Hastamız ölürse, sonunu sen düşün…” gibi repliklere.Yine birkaç hafta önce bir komedi programında hasta rolündeki kişiye pilonidal sinüs yani kıl dönmesi operasyonu üzerinden bir skeç yapılmış ve doktor ve hemşire rolünde olan oyuncular son derece lakayt,ameliyat dışında her şeyle ilgilenen bir pozisyonda ve opere olan kişide ağzına gelen her türlü galiz ifadelerle karşılık vermekte.Bütün bunlar toplumun bu konudaki düşüncelerine virüs bulaştırmaktır.Gerçekle ilgisi olmayan hayal ürünü senaryolarınız sayesinde,sağlık çalışanlarına karşı toplumda ne güven duygusu bırakıldı,ne saygı,ne sevgi.

Sağlıkta her türlü şiddetin önüne geçilmek isteniyorsa, caydırıcı bir sağlıkta şiddet yasasıyla birlikte, bir takım kurum ve kuruluşlar,medyanın içinde bulunduğu bu aymazlığa ve sorumsuzluğa son verecek düzenlemeler de yapmalı. Zaman zaman insan hayatına mal olan şiddete teşvik edenlere ve çoğu yalan yanlış yapılarak tahrike neden olan haber ,dizi vb. yapan medya organlarına ve kişilere yaptırım ve cezai işlem uygulamalı.Özellikle sağlık bakanlığı bu konuda çalışma yapmalıdır.Soruşturma süreci tamamlanmamış, sağlık alanındaki haberlerin yapılmasına izin vermemelidir. İnsanın olduğu her yerde hata olabilir.Hiç kimse hatadan münezzeh değildir .Eğer iddia edildiği gibi sağlık skandalı varsa,ilgili birimler soruşturmasını yapar ve olay aydınlanır.Medyaya taşınacaksa bu aşamadan sonra taşınmalıdır. Medya özgürlüğü diyerek bu aymazlık savunulamaz.Yayınladığın bir haber başkalarının hayatına mal oluyorsa,bunun özgürlüğü olamaz.Hergün sağlıkçıya şiddet haberlerini servis ederek vatandaşın algısında normalleştirenler,ne hikmetse bu şiddetlere açılan dava sonuçlarını ve cezaları ekranlara getirme konusunda pek duyarsızlar.Sağlık bakanlığı bu cezaları servis etmeli ve cezalar medya organlarında zorunlu yayınlatılmalıdır.Gerekirse kamu spotları yapılmalıdır.RTÜK vb. kuruluşlar dizilerde veya başka programlarda yapılan bu olumsuzluklara bir denetim getirmeli ve ciddi çalışma yapılmalıdır.

Dr.Ali YILMAZ

Kategoriler
Haberler Manşet Şiddet

CHP Sağlık Komisyonu Sağlıkta Şiddetin Önlenmesi İçin Kanun Teklifi Verdi

CHP Sağlık Sistemi, Hastaneler ile Hasta ve Engelli Haklarını İnceleme ve İzleme Komisyonu Muğla MilletvekiliProf. Dr. Nurettin Demir, Antalya Milletvekili Dr. Niyaz Nefi Kara, İstanbul Milletvekili Dr. Ali Şeker, Kayseri Milletvekili Dr. Çetin Arık, Ankara Milletvekili Dr. Murat Emir, Bursa Milletvekilleri Dr. Ceyhun İrgil ve Ecz. Erkan Aydın, CHP’li hekim milletvekilleriyle birlikte sağlık personeline yönelik şiddetin önlenmesi için Türk Ceza Kanununda değişiklik yapan kanun teklifini TBMM Başkanlığına sundu. Teklifin gerekçesinde, tehdit, yaralama, öldürme suç tipleri dışında, sağlık hizmetinin kesintiye uğratılmasını, sağlık personeline emir vermek, baskı yapmak, nüfuz icra etmek veya her ne suretle olursa olsun hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs etmek fiillerinin ayrıca ceza yaptırımına bağlanarak, sağlık personelinin mesleki bağımsızlık ve güvenlik içinde çalışması hukuksal koruma altına alınmasının amaçlandığı belirtildi.

Sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan sağlık personeline yönelik şiddette her an yeni cinayetlerin işlendiği bir döneme gelindiğinin belirtildiği teklifte, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet geometrik bir biçimde artış gösterdiği, bu sebeple sağlık kuruluşları, yaşamın kurtarıldığı, hastalıkların sağaltıldığı, insancıl, barışçıl şifa yerleri olmaktan çıkıp, sağlık çalışanlarının yaşam ve sağlının her an tehlikede olduğu, çalışma barışının yok olduğu tehlikeli işyerlerine dönüştüğü ifade edildi. Sağlık hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesinin ancak güvenli ve sağlıklı çalışma koşullarıyla mümkün olacağının belirtildiği gerekçede, “güvenli ve sağlıklı çalışma ortamı; sağlık hizmetinin sunulabilmesinin, bireylerin tedaviye ulaşma haklarını kullanabilmesinin bir diğer deyişle hasta haklarının korunmasının da ön koşulunu oluşturmaktadır” denildi. Bu zamana kadar yapılan düzenlemelerin yetersiz olduğuna da değinilen teklifte, sağlık alanında görülen şiddet suçlarının önemli bir bölümü için kanunda tutuklama kararı verilemeyeceği, belirtilen ceza oranlarına sahip olduğu gibi tutuklama tedbiri bilindiği üzere hakimlerin takdirine bırakıldığı ifade edilmiştir. Teklifin sağlıkta şiddeti önlemeye elverişli ve yeterli düzenlemelerin yapılması amacıyla verildiği vurgulanmıştır.

Kategoriler
Duyurular Haberler Manşet Şiddet

Bu kalleş saldırıyı kınıyoruz!

Hekim Hareketi Derneği Üyelerimizden Dr. Süleyman Altunoluk’un görev yaptığı Tarsus Dr. Erhan Çerçel Aile Sağlığı Merkezi’ne yapılan bombalı saldırıyı kınıyoruz. Değerli üyemize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor olayın takipçisi olacağımızı belirtiyoruz.

HEKİM HAREKETİ DERNEĞİ

Ne olmuştu?

Tarsus Dr. Erhan Çerçel Aile Sağlığı Merkezi’ne dün akşam saatlerinde parça tesirli ses bombası atıldı, aile sağlığı merkezinde maddi hasar oluştu ve ASM hizmet veremez hale geldi.

20160315141003-optimized

20160316130051-optimized

Kategoriler
Haberler Manşet Şiddet

Sağlıkta şiddet iş kazası mıdır?

Hekim Hareketi Derneği Asistan Hekim Çalışma Grubu Başkanı Dr. Arif Kaya’nın yazısı:

Son yıllarda ülkemizde yaşanan sağlıkta şiddet olayları, kurbanların neredeyse tamamının görevi başında şiddete uğraması bu yazıyı gündeme taşıma gereği hissettirmiştir. ‘Eğer bu işi yapmıyor olsaydım yine de şiddete maruz kalır mıydım acaba?’ sorusunu kendimize sorduğumuzda ‘hayır’ cevabını veriyorsak mesleğimiz dolayısıyla şiddete maruz kalmışızdır. Bu da olaya adli kısmının yanı sıra iş kazası hükmü de kazandırmaktadır. devamını oku

Kategoriler
Haberler Manşet Şiddet

Adana'da sağlık merkezine molotof kokteyli saldırı

Adana’nın merkez Seyhan ilçesindeki Yenibey Aile Sağlığı Merkezi, terör örgütü mensuplarının molotof kokteyli saldırısına uğradı. Adana Tabip Odası (ATO) üyesi bir heyet merkezde görevli hekim ve sağlık çalışanlarını ziyaret ederek, geçmiş olsun dileklerini iletti.

Saldırı anı bir iş yerinin güvenlik kamerasına da yansıyan Yenibey Aile Sağlığı Merkezi’nde incelemelerde bulunan ATO Genel Sekreteri Dr. Hakan Şen, Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ahmet Suntur ile Aile Hekimliği Komisyon Başkanı Dr. Yaşar Ulutaş, can kaybının yaşanmamış olmasını teselli olarak değerlendirdi.

Çocuklara, bebeklere, gebelere, gençlere, yaşlılara büyük bir özveriyle hizmet veren sağlık kuruluşlarına yapılan saldırıları nefretle kınadıklarını söyleyen Dr. Hakan Şen, “İnsana hizmet eden kurumlara yapılan saldırıları anlamıyoruz. Sağlık kurumları insanı yaşatmak, yaralara merhem olmak için vardır. Mahalleli sağlık merkezlerine, okullara, eczanesine sahip çıkmalıdır.” dedi.

Saldırının detayları hakkında bilgi veren Dr. Şen, “Aile Sağlığı Merkezi’ne saldırı olacağı bilgisini alan personel sağlık ocağını boşaltıp, binanın girişlerindeki kepenkleri kapatarak olası bir faciayı önlemiştir. Neyse ki gerçekleşen saldırıda kötü sonuç yaşanmadı. Arkadaşlarımız emniyet nezdinde gerekli girişimlerde bulunmuştur. Bu tarz olumsuz olayların yaşanmaması dileklerimle Aile Sağlığı Merkezi’nde çalışan arkadaşlarımıza geçmiş olsun diyoruz. Tabip Odası olarak durumun takipçisi olacağız.” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
Haberler Manşet Şiddet Son Dakika

Doktorlara saldırı *SON DAKİKA

Sağlıkta şiddet hız kesmeden devam ediyor. Bir şiddet haberi de bu sefer Isparta’dan geldi. 

İddialara göre olay dün gece Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Onkoloji Servisi’nde meydana geldi. Kanser sebebiyle tedavisi devam ederken kalbi duran hasta nöbetçi doktorlar tarafından yoğun bakıma alındı. Yapılan müdahaleler sonrasında hastanın kalbi yeniden çalıştırıldı. Doktorlar hastayı yaşama döndürmeye çalışırken sayıları kırkı (40) bulan hasta yakınları acil servisi basarak onun üzerinde nöbetçi doktora ve sağlık çalışanlarına saldırdı. Şans eseri ölen ve yaralanan baskın sonrasında nöbetçi ekip büyük panik yaşadı.

 

Geçtiğimiz yıllarda çok sayıda doktorun ölümüne sebep olan ve sağlık çalışanlarının haklı taleplerine rağmen bugüne kadar AKP tarafından bir türlü gündeme alınmayan sağlıkta şiddet yasası hastanelerde terör saçmaya devam ediyor.

 

Kategoriler
Haberler Manşet Şiddet

Bu sefer yer: Hacettepe Üniversitesi YİNE ŞİDDET

img-20150605-wa0001

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi (HÜTF) emekçileri dün yaşanan saldırı olayını protesto etti.

Geçtiğimiz hafta Samsun’da Dr. Kamil Furtun’un hastanede silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesinin ardından bir saldırı haberi de Ankara’dan geldi.

Dün akşam Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi (HÜTF) Hastanesi İç Hastalıkları Yoğun Bakım servisinde yaşamını yitiren bir hastanın yakınları servisteki sağlık emekçilerine küfürlerle ve hakaretlerle saldırdı. Saldırıda sağlıkçılar kendilerini bir odaya kilitleyerek korurlarken saldırganlar etrafa saldırarak servisin camlarını kırdılar.

Sağlık emekçilerine “Sizi öldüreceğiz, bıçaklayacağız” şeklinde tehditlerde bulunan saldırganları şikayetçi olan çalışanlar polisin “Yasları var, gözaltına alamayız” yanıtıyla karşılaştılar.

Bugün öğlen saatlerinde Ankara Tabip Odası (ATO) , Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası ve HÜTF emekçileri yaşanan olayı amacıyla HÜTF İç Hastalıkları binası önünde toplanarak protesto ettiler.

Basın açıklamasında konuşan ATO Başkanı Dr. Çetin Atasoy, “Sağlık Bakanı’na ve İçişleri Bakanı’na sesleniyoruz. Anakara’nın göbeğinde Hacettepe’ye saldırıyorlar. Neredesiniz? Şiddete alışamıyoruz, alışmayacağız, alışılmasına izin vermeyeceğiz. Kanıksayıp susmayacağız. Şiddetten sorumlu bellediğimiz politikalarla mücadele etmeye, bu politikaları sağlık emekçilerinin kanı ve canı pahasına sürdürenlerden hesap sormaya devam edeceğiz. Halkımızı bize karşı kışkırtmayın. Biz halkımızın yanındayız, herkese sağlık, güvenceli gelecek istedik, isteyeceğiz. Ölümlerde bir kuru başsağlığı değil sizden beklediğimiz. Şiddeti önleyin, ölümü gelemden önleyin. Beceremeeycekseniz, biz yine öleceksek, gidin, o sağlıkta yıkım projenizi, sağlıkçıya ölüm projenizi alın ve gidin.” ifadelerini kullandı.

Eylemde ayrıca Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği Yönetim Kurulu üyesi Dr. Mine Durusu Tanrıöver ve Türk Toraks Derneği Yönetim Kurulu üyesi Dr. Fuat Kalyoncu da söz alarak sağlıktaki şiddet olaylarının sona ermesi gerektiğini, yetkililerin gerekli önlemleri almadığını, can güvenlikleri olmadan sağlık emekçilerinin hastaların sağlıklarını koruyamayacaklarını belirtti.

Eyleme hastalar ve hasta yakınlarının da destek verdiği görüldü.

Siddete Karsi

Kaynak: Sol Gazetesi

Kategoriler
Haberler Manşet Şiddet

Sağlıkçına Dokunma

Kategoriler
Haberler Manşet Şiddet

Dr.Kamil FURTUN cinayetinin perde arkası

Türk Sağlık Sen Samsun Şube Başkanı Erdoğan Çakmak, Doktor Kamil Furtun’un ölümünün Perde Arkasını açıkladı. Doktoru öldüren kişinin hastanede hastane yönetiminin bilgisi dahilinde bir çalışanmış gibi davranıp, gezinen biri olduğunu öne süren Çakmak, “Bu kişi hastanede bir yıl önce bir memurun burnunu kırmıştı. İddiaya göre bu kişi, psikiyatrik ilaçları hastaneden alıp dışarıda satıyordu. Buna izin veren Samsun sağlık yönetimi ve Sağlık Bakanı özür dileyerek istifa etmelidir” dedi.

Sağlık Bakanlığı Samsun Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Hastanesi’nde görevli Kamil Furtun,  İsmail isimli biri tarafından kurşunlanarak öldürüldü. Sağlık camiasını ayağa kaldıran ölümün nedeni ve perde arkası hakkında bugüne kadar hiçbir açıklama yapılmadı.

Türk Sağlık Sen Samsun Şube Başkanı Erdoğan Çakmak, Doktor Kamil Furtun’un ölümünün Perde Arkasını açıkladı. Tutuklanan katil zanlısının Samsun’da bir siyasetçi tarafından, “İş bulunsun’ gerekçesiyle Sağlık Bakanlığı Samsun Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Hastanesi Başhekimliği’ne yönlendirildiğini öne süren Çakmak, “Hastane başhekimliği bu kişiye ‘Seni işe alamayız’ diyor. Aynı kişi bi ara hastanenin kantin işletmesini almak istiyor. Ama olmuyor. Katilin hastanedeki bazı ilişkilerini kullanarak hastaneden kırmızı reçete kapsamındaki ilaçları alıp, piyasaya sattığı öne sürülüyor. Kişinin hastane içerisinde silahla gezdiği de konuşuluyor. Bir yıl önce de bir memurun burnunu kırıyor. Ancak resmi kayıtlara nedense yansıtılmıyor”

KAMİL HOCAMIZ SİLAHI ÇEKİNCE, “BEN İKNA EDERİM” DİYOR…

“Bu kişi son olarak bazı tetkiklerini yapan hastaları tarafından çok sevilen Kamil Hoca’nın odasına geliyor. Kamil hocanın yanında o sırada başka bir ilden gelen,  sigaraya karşı mücadele eden Yıldız Peşen hocamız da bulunuyor. Kişi aniden silahını çekiyor. Kamil hocamız ‘Tamam doktor hanım ben ikna edeceğim’ diyor. Ancak şahıs silahını ateşliyor. Daha sonra kaçmak isteyen Kamil hocanın elinden tutup bir odaya çekiyor. Orada üç el silah daha atıyor”

“Bu cinayette o kişiye hastanede silahla dolaşmasına, personeli rahatsız etmesine izin veren kim varsa suçludur. Hastanenin başhekimi, Samsun Genel Sekreteri ve Sağlık Bakanı istifa etmelidir. Bu göz göre göre bir cinayettir”

Kaynak: Medya Sağlık

Kategoriler
Haberler Şiddet

Dr. Yener BAKAN silahlı saldırıya uğradı son durumu nasıl?

yenerbeyGüncelleme Saat: 16.10

Özel Salihli Can Hastanesi’nde görev yapmakta olan Dr. Yener BAKAN kasığından vuruldu. Şu an ameliyatta.

Güncelleme Saat 18.00

Meslektaşımızın genel durumu iyiye gidiyor, operasyon başarılı geçti.