Kategoriler
Basın Açıklaması Basından Haberler Manşet

Tabip Odamızdan Kirli Ellerinizi Çekin! #TTB #HHD

İstanbul Tabip Odası Başkanı Dr. Selçuk Erez’in gaflet, delalet ve hatta hıyanet dolu terör destekçisi açıklamasını esefle kınıyoruz.

İTO Başkanı Dr. Selçuk Erez’in “barış” kılıfıyla, terörist başını Kürt kökenli vatandaşlarımızın temsilcisi ilan ederek; devletin siyasetinde kendince bir taraf imajı vermesi biz hekimleri derinden üzmüştür. Türk Tabipleri Birliği, ilgili kanunda belirtildiği üzere tabipler arasındaki mesleki deontolojiyi ve dayanışmayı sağlamak, meslek mensuplarının hak ve yararlarını korumak amacıyla kurulmuş kamu kurumu niteliğinde mesleki bir kuruluştur.

Mevcut Türk Tabipleri Birliği yönetiminin hekimlerin hak ve hukukunu korumak, gözetmek, sağlık politikalarına hekim gözüyle yön vermek, devlet politikalarının gelişmesine ve kalkınmasına ön ayak olmak yerine bölücü terör örgütü ya da örgütleri lehine bir tutum sergilediği gözlenmektedir.

Türkiye’nin dört bir yanındaki vatansever doktorlar, insan hayatı kurtarmak ve yaşama değer katmak için canla başla çalışırken bir Tabip Odası Başkanı’nın “barış kılıfıyla” bebek katilini yere göğe sığdıramaması; İstanbul Tabip Odası’nın ve ona yandaş zihniyetin terör örgütü seviciliğini bir kez daha ortaya koymuştur.

Kutsal hekimlik mesleğinin anayasal kurumu olan tabip odaları, terör yandaşı alçak zihniyetlerin demokrasi ve barış kılıflarıyla teröre destek vereceği yerlerTabip Odamızdan Kirli Ellerinizi Çekin! #TTB #HHD değildir. Türkiye Cumhuriyeti’nin birliği ve bütünlüğüne kastedenlerin anayasal kurumlarımızı işgal etmelerine seyirci kalınamaz. Bu zihniyet Atatürk’ün kendini emanet ettiği biz Türk hekimlerinin temsilcisi olamaz.

Ülkemizin birlik ve bütünlüğüne kast eden bu düşünce yapısının tabip odalarından derhal arındırılması her vatansever hekimin boynunun borcudur. Hain darbe girişimi sonrası oluşan milli birlik ve bütünlük anlayışı çerçevesinde bu hastalıklı zihniyete karşı tüm hekim arkadaşlarımızı birleşmeye ve odalarına sahip çıkmaya çağırıyoruz.

HEKİM HAREKETİ DERNEĞİ

Kategoriler
Basın Açıklaması Hekim Hareketi Derneği Manşet

Ya Herru Ya Merru Sayın Recep Akdağ

Türkiye’de hekim dağılımına ve hekimlerin mecburi hizmet atamalarına ilişkin pek çok adaletsiz uygulama olduğu ortadadır. Bu bağlamda kimi hekimler çeşitli mazeretlerle büyükşehirlere atanabilirken, kimi hekimler de ulaşılması güç bölgelerde mecburi hizmet görevini ifa etmektedir.

Sayın Sağlık Bakanı Recep Akdağ dün yaptığı açıklamada eşi özel sektörde çalışan hekimlere ilişkin mazerete atamalarına son vereceklerini ifade etmiştir. Bu durumda eşi milletvekili, vali, kaymakam, öğretim görevlisi, eğitim alan asistan vb. görevlerde olanlar eşlerinin yanına atanabilecekken, eşi özel sektörde çalışanlar bu mazeret atamasından yararlanamayacaktır.

Sayın Sağlık Bakanı Recep Akdağ bu duruma gerekçe olarak da hekim açığını göstermekte ve hekim açığını bu şekilde kapatabileceklerini ifade ederek eşi özel sektörde çalışan hekimlerin kusura bakmamasını istemektedir.

Hekim Hareketi Derneği olarak Sayın Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın hekim açığını kapatma ve yedi yüz yetmiş bin kilometrekarede yetmiş beş milyon vatandaşımıza sağlık hizmeti verme gayreti ve isteğini çok iyi anlıyoruz. Zaten hali hazırda bu hizmeti veren sıhhiye sırça sarayda oturan saygıdeğer bürokratlar değil biz genç hekimleriz. Ancak ortada adaletsizlik söz konusu olduğu zaman vicdani rahatlığa erişemiyor ve rahat duramıyoruz, özür dileriz!

Eski Mezopotamya’da şehrin varoş mahallelerinde doğmuş ikiz kız kardeş varmış. Birinin adı Herru ötekisinin adı Merru’ymuş. Geçim sıkıntısı içindeki baba bir çocuğun gelişini bile kara kara düşünürken ikiz çocuk olduğunu görünce bu işin altından kalkamayacağını düşünmüş ve anneye “birini seç ötekisini tapınağa bırakacağım” demiş. Annenin gözlerine acıklı acıklı bakmış ve ya Herru ya Merru demiş…

Hekim Hareketi Derneği olarak;

Sayın Sağlık Bakanı Recep Akdağ’a sesleniyoruz:

Ya Herru Ya Merru Sayın Akdağ!

Yani eş durumu ataması yapılamayacaksa bu milletvekiline de valiye de eşi asistan olana da yapılmasın herkes ülkemizin bu zor günlerinde ihtiyacı olan yerlerde adam akıllı mecburi hizmet yapsın ve mecburi hizmet süreleri bu kapsamda kısaltılsın. Adaletsizlik giderilsin ve bir kısım hekim herru olurken bir kısım hekim merru olmasın ve hekim ihtiyacı sürekli olarak karşılansın.  Ya da sadece eşi özel sektörde çalışanlara bu haksızlık yapılıp, adalete, demokrasiye ve birlikteliğe bu denli alıştığımız şu günlerde bir gruba adaletsizlik yapılmasın,

Aile olmak bir mazeretse, bu mazeret herkese uygulansın!

HEKİM HAREKETİ DERNEĞİ

Kategoriler
Basın Açıklaması Haberler Manşet Son Dakika

Hekim Hareketi Demokrasinin Yanındadır

Aziz milletimiz ve devletimiz dün gece menfur, adi ve alçak bir saldırıya uğramıştır. Başta Ankara ve İstanbul olmak üzere masum vatandaşlarımıza ateş açılmış, savaş zamanında bile görülmeyen bir şekilde sivil halk hedefe konularak demokrasimiz askıya alınmaya çalışılmıştır.

Bu hain başkaldırıda yaralanan vatandaşlarımız ve güvenlik güçlerimiz, saatlerce gerek ameliyathanelerde gerekse acil servislerde canını dişine takarak çalışan hekimlerimiz ve sağlık personelimiz tarafından tedavi altına alınmıştır.

Sivil toplum kuruluşları demokrasilerin vazgeçilmez timsalleridir. Hekim Hareketi Derneği olarak iktidarıyla, muhalefetiyle ve aziz ülkemizin tüm renkleriyle demokrasimize sahip çıkarak, halkımızın sağlığı adına görev başında olmaya devam edeceğimizin altını çiziyoruz.

Hekim Hareketi Derneği

Kategoriler
Haberler Hukuk Manşet

Mecburi hizmet atamalarında eş durumu ne olacak?

DOKTORLARIN AİLE BİRLİĞİ MAZERETİNE BAĞLI YER DEĞİŞTİRME SURETİYLE ATANMASINA İLİŞKİN GÜNCEL “YÜRÜTMEYİ DURDURMA” KARARI HAKKINDA

Son günlerde tekrardan gündeme gelen doktorların aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirmesi ve atanmasıyla ilgili Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararı üzerine çeşitli söylentiler gündeme gelmiştir . Bu söylentilerde ilk etapta Danıştay’ın hangi esas numaralı dosyasında böyle bir karar verildiğine dair bir bilgi yer almamıştır ,haliyle böyle bir bilginin yer almaması haberin doğruluğu ve güncelliği hakkında şüphe uyandırmıştır. Daha sonra Türk Tabipleri Birliği’nin internet sitesinde yayınlanan haber ile söz konusu yürütmeyi durdurma kararının Danıştay 5. dairesi 2016/1628 Esas sayılı dosyası için verildiği anlaşılmıştır.

Bu hususta bir noktaya dikkat çekmek gerekiyor ; söz konusu haberlerde bu haktan yararlanacak özel sektörde çalışan eşin, atama istenen yerde son 3 yıldan beri kesintisiz çalışıyor olması ve SGK primlerini tam yatırmış olması gerektiği belirtilmiştir. Ancak bu şart güncel bir şart değildir ,zira Resmi Gazetede 25 Ağustos 2015 tarihinde yayımlanan “Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile birlikte 19/4/1983 tarihli ve 83/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile ikinci fıkrasında yer alan “kesintisiz son üç yıl” ibareleri “başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün” şeklinde değiştirilmiştir. Yani buna göre artık kesintisiz çalışma ve 3 yıl şartları sona ermiş ,bunun yerine geriye dönük son 2 yıl içinde kesintili veya kesintisiz toplamda en az 360 gün SGK primi ödenmiş olması yeterli görülmüştür.

Peki tüm bu şartlar ortaya koyulduğunda bunların hepsi ne anlama geliyor ?

Buna göre yürütmeyi durdurma kararı ,itiraz ile kaldırılıncaya kadar eş durumu atamalarının önü açılmış durumda . Son iki yıl içinde en az 360 gün SGK primi ödemiş olan özel sektörde çalışan eşin yanına atama isteme hakkı tekrardan gündeme gelmiş durumdadır. Sağlık Bakanlığının yürütmeyi durdurma kararına itiraz etmesi ve itirazın kabul edilmesi ihtimali elbette vardır , bu süreç ortalama 2-3 ay sürebilmekte. Bu süreç içinde elinizi çabuk tutmanızda her zaman fayda vardır.

Av. Zafer AĞBUGA

Kategoriler
Duyurular Haberler Hukuk Manşet

TTB'den eş durumu açıklaması

Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 20. maddesinde bütün sağlık çalışanlarına tanınan eş durumu mazeretinden yararlanma hakkının tabip ve uzman tabiplere kısmen kısıtlanmasıyla ilgili 7. fıkranın yürütmesi durduruldu.

Danıştay 5. Daire tarafından, bireysel işlemle birlikte Yönetmeliğin ilgili maddesinin de iptali istemiyle açılan davada; Devlet memurları ile ilgili genel yönetmelik kurallarıyla tanınan haklardan hekimlerin de yararlanması gerektiği, bunu engelleyen 20. maddenin 7. fıkrasının hukuka açıkça aykırı olduğu ve uygulanmasıyla telafisi mümkün olmayan zarara sebep olabileceğine hükmedilerek yürütmenin durdurulması kararı verildi.

Karar’la, sadece hekimler için getirilmiş olan bir kısıtlama durdurulmuş oldu. Böylece hekimlerin aşağıdaki hallere uygun olarak çalışan eş sebebiyle eş durumu mazeretinden yararlanabilmelerine olanak sağlandı:

“c) Yer değişikliği talebinde bulunan personelin eşinin görev yaptığı yerin kendi unvan ve branşında C veya D hizmet grubunda olması halinde eşinin görev yaptığı yere ataması yapılır. Aksi halde ilgili kurumla koordinasyon sağlanır. Eşinin görev yaptığı kurumun başka yerde teşkilatının bulunmaması, kadro veya mevzuatı açısından aile birliği mazeretine dayalı atanma imkânının olmaması halinde talebi değerlendirilir.

(5) Kamu görevlisi olmayan eşinin, atanma talep edilen yerde kesintisiz üç yıl sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde, personelin yer değişikliği suretiyle ataması yapılır. Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamında çalışanlardan askerlik süresini borçlanıp primlerini ödeyenlerin askerlikte geçen süreleri üç yıllık süre kapsamında değerlendirilir.”

Danıştay 5. Daire tarafından, daha önce de eşi özel sektörde çalışan bir hekimin açtığı davada verilen karar ile hekimlerin eş durumu mazeretine ilişkin taleplerinin değerlendirilmesinde Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik kurallarının uygulanması gerektiğine karar verilmişti.http://www.ttb.org.tr/index.php/Haberler/hukuk-5559.html

Benzer şekilde, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik kurallarının yanı sıra ulusal ve uluslar arası düzenlemelere atıf yapılarak, Sağlık Bakanlığı’nın hekimlerin eş mazeretine ilişkin kısıtlayıcı kuralları, “…aile birliğinin korunması ilkesine aykırı,  Anayasa tarafından güvence altına alınan hakkın özüne dokunacak şekilde ve ölçülülük ilkesine aykırı olarak bu hakkı tamamen kullanılamaz hale getiren ve herhangi bir objektif ve makul ölçü içermeyen” kurallar olarak nitelenerek yürütmesi durdurulmuştu.  http://www.ttb.org.tr/index.php/Haberler/hukuk-5749.html

Bu Karara itirazı inceleyen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu,  “Stratejik personelin eş durumu nedeniyle atanma taleplerinde, dava konusu Yönetmeliğin kapsamında bulunan stratejik personel dışındaki diğer personele uygulanan yukarıda yer verilen kuralların uygulanmayacağının öngörülmesine ilişkin dava konusu düzenlemenin; hukuka uygunluğu saptanan 4/1-m bendinde yer alan “stratejik personel” kavramının ortaya çıkarılış amacı olan, kısıtlı hekim kapasitesi içerisinde sağlık hizmetlerinin etkin bir planlama sistemi uygulanarak tüm vatandaşlara eşit bir şekilde sunulmasının sağlanması amacının gerçekleştirilmesine hizmet etmekte olması nedeniyle, kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından hukuka uygun bir düzenleme niteliğinde olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.” gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararını kaldırmıştı. http://www.ttb.org.tr/index.php/Haberler/hukuk-6023.html

Hekimlerin, eş durumu mazeretinden yararlanma hakkı bakımından Devlet memurlarından ayrı tutulmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığına ilişkin olarak Danıştay 5. Daire tarafından verilen kararlar istikrar kazanmıştır.  Bu konudaki bireysel davalarla ilgili kararların temyizinin yanı sıra Yönetmelikle ilgili davalarda da Danıştay 5. Daire görevlendirilmiştir. Bu nedenle, Türk Tabipleri Birliği tarafından açılan ve 16. Daire’de görülen dava da 5. Daire’ye devredilmiştir.

Gelinen aşamada, eş durumu mazeretinden yararlanma hakkı olan hekimler, yürütmenin durdurulması kararı sebebiyle, diğer çalışanlardan farklı bir kısıtlamaya tabi olmaksızın; ilgili kuralların tanımladığı koşulları taşımaları halinde gerekli başvuruları yaparak aile birliklerini sağlayabilecektir.

Yönetmeliğin 20. maddesinin yedinci fıkrasının yürütmesinin durdurulmasına ilişkin Karara Sağlık Bakanlığı’nın itirazını Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu görüşerek karara bağlayacaktır. Kurul’un yeniden yapacağı değerlendirmenin önceki kararından farklı olması halinde, Sağlık Bakanlığı, hekimlerin eş durumu mazeretine ilişkin kısıtlamaları ölçülü ve hakkın özünü zedelemeyecek şekilde yeniden düzenleyecektir.

 

Kategoriler
Duyurular Haberler Hukuk Manşet

Eş durumu atamalarına ilişkin ZORUNLU AÇIKLAMA *YENİ

BASINA VE KAMUOYUNA

17/06/2016 Tarihinde medikalakademi.com.tr adlı internet sitesinde “Danıştay doktorların eş durumu tayin kısıtlamasının yürütmesini durdurdu” başlıklı bir haber yayınlanmıştır.

Adı geçen haberde ne yazık ki karar metni yayınlanmamıştır. Yine kararın bireysel bir başvuru sonucu mu yoksa yönetmeliğin iptali anlamında genel bir yürütme durdurma kararı mı olduğuna dair bilgi verilmemiştir.

Yine meslektaşlarımızın içinde bulunduğu stresli durum göz önüne alınarak, hekim hakları yönünde faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlarla iletişime geçilmiş, bu bağlamda Türk Tabipler Birliği avukat vekili ile de telefonla görüşülerek bilgi alınmıştır. Sayın vekil, “…takip ettikleri dosyada genel bir yürütmeyi durdurma kararı bulunmadığını…” belirtmiştir. 

Ayrıca Sağlık Bakanlığı bünyesinde yer alan Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’nda yetkili bir avukat meslektaşımız ile görüşülmüş ve yönetmeliğin yürütmesinin durdurulmasına dair bir kararının kendilerine ulaşmadığını, bilgilerinin olmadığını belirtmiştir.

Söz konusu röportajı yapan Av. Erkin Göçmen telefonla aranıp bilgi istendiğinde kendisi “…çok meşgul olduğunu” söyleyerek bilgi vermemiştir.

Hekimler ve tüm kamuoyu aydınlatılana kadar, ulaştığımız bilgileri paylaşma gereği duyduk ve eğer yönetmelikle ilgili bir yürütme durdurma kararı varsa, röportajı veren Av. Erkin Göçmen tarafından yayınlanmasını sabırla beklemekteyiz. Şayet bireysel bir hekim için verilen bir karar varsa da bu kararın tüm doktorları bağlamayacağının altını çizme zorunluluğu bulunmaktadır.

Hekim Hareketi Derneği Vekili
Av. Sami Günsen

www.gunsenkul.com

Kategoriler
Haberler Manşet Son Dakika

Yeni Sağlık Bakanı Recep Akdağ

Binali Yıldırım Başbakanlığı’ndaki yeni hükümet açıklandı, yeni sağlık Bakanı Recep Akdağ oldu.

recep akdağ

Kategoriler
Haberler Manşet Şiddet

İzmirli doktorlardan şiddet spotu

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Stajyer doktorları ve hocaları ‘SAĞLIKTA ŞİDDETE HAYIR’ diyerek bir video hazırladılar, evet hiçbirimiz ŞİDDETİ HAK ETMİYORUZ:

 

Kategoriler
Haberler Manşet Şiddet

Doktora "adice" saldırı

Meslektaşımızdan gelen e-postayı kendi izniyle noktasına virgülüne dokunmadan yayınlıyoruz:

Amasya ili Merzifon İlçesi Kara Mustafa Paşa Devlet hastanesinde acil serviste görev yapmakta iken 19 Mayıs 2016 saat 20:23 civarında M. isimli bir şahıs tarafından aşağıdaki şekilde saldırya uğradım ve 7 gün boyunca iş görmezlik raporu verildi. Testis etrafında kanama ve ödem nedeniyle yatak istirahatı ve tedavim düzenlendi.

Olay hakkında şikayetçi oldum ve sizlerden bu insalıktan nasibini almamış şahıs hakkında tüm hekimlerin bilgi sahibi olması için desteğinizi bekliyorum.

Saygılarımla.

“saat 19.50 sularında acil servise kaş üstünde kanama ile başvuran hastanın kesici delici alet yaralanması şüphesi olduğu için muayenesi yapıldıktan ve ilk müdahalesi yapıldıktan sonra hastane polis memuruna haber verdim. Daha sonra benim gözetimimde hastaya sağlık memurları tarafından kanama kontrolü ve kesi sütürasyanu uygulandı.

Hastaya ilk tedavisi bittikten sonra tomografi çekilmesi gerektiğini söyledim. Hasta haber vermeksizin kesisi dikildikten sonra ayrıldı. Hastane polis memuruna konuyu aktardım ve hastayı telefonla arayarak hem ifade alınması hem de tedavisinin kalan kısmının tamamlanması için hastaneye davet etti. Sonrasında hasta tomografi çekildikten sonra polikiniğe geldi.

Kendisine kaş üzerindeki yarasının yeniden açılması ve şişmesi nedeniyle yeniden pansuman uygulanması için pansuman odasına geçmesini söyledim ve ardından peşinden pansuman odasına gittim. Bu esnada hasta elindeki gazlı bezi göstererek hiçbir diyaloğa girmeksizin yanındaki bayan ve içerideki güvenlik görevlisi varken bana saldırdı ve 2 kere cinsel organım ve testislerimin olduğu yere ve bir kere de karnıma tekme atarak beni yere yıktı. Daha sonrasında güvenlik görevlileri  geldiğinde beni sedyeye alıp ilk müdahalemi yaptılar.

Telefon ile üroloji uzmanı ve hastane başhekimini aradım ve sonrasında uzunca bir süre sedyeden kalkamadım. Gerekli müdahalemi üroloji uzmanı yaptı ve sonrasında nöbetimi tamamlayamadım. Nedensiz yere bana saldıran, küfür eden hastadan şikayetçiyim. Maddi ve manevi dava açacağım.”

Kategoriler
Haberler Manşet Şiddet

Psikomedya – Sağlıkta Şiddet

Sağlıkta şiddet konusunda geldiğimiz nokta hemen herkesin malumu.Gün geçmiyor ki,sağlık çalışanlarına yapılan hakaret,darp,tehdit,öldürmeye teşebbüs ve öldürme gibi haberlere basın yayın organlarında rastlamayalım.Bu gelinen noktanın bir çok sebebi olmakla birlikte, bir ayağınıda sorumsuz medya organları oluşturmakta.Bilerek veya bilmeyerek buna zemin hazırlamaktalar.

Genel anlamda şiddet içerikli yayınlarla, özellikle küçük yaş grubu kişilerin, bilinç altına şiddet propagandası yapmakta ve toplumu şiddete temayül noktasında sürekli olarak kamçılamaktalar.Bizim toplumumuzun özellikle tv izleme oranında ne derece açık ara diğer toplumlara fark attığı ortada.Hal böyle iken sürekli olarak insanlara ne işlerseniz,o yönde bir eğilime sebebiyet verirsiniz.Bir takım külhanbeyli diziler sonrası yaşananları ve küçücük çocukların dizi karakterlerine özenerek,neler yapmaya yeltendikleri haberlerine hepimiz şahitiz.Bırakalım çocukları, bu ülkede dizi karakteri öldü diye mevlit okutmaya kalkışanların olduğunu biliyoruz.Medya, özellikle tv kanallları ve şimdilerde internetide içine almamız gereken yayın ağları,toplum üzerinde, inanılmaz derecede etkili.

Sağlık çalışanlarına uygulanan şiddet noktasında,özellikle tv kanallarının vebali çok.Yapılan haber yayınları veya dizi ,film,komedi programları vs. replikleriyle , gerçeği yansıtmayan ve sorumsuz yayınlarıyla,vatandaşı sürekli olarak sağlık çalışanlarına karşı kışkırtmaktalar ve bu sorumsuzluğun hesabını kimse sormamakta.Hemen hergün “acile sapasağlam gelen kişiye bir iğne yaptılar öldü””yanlış tedaviden sakat kaldı” vs gibi haberlerle vatandaşın sağlık çalışanlarına güvenleri yok edilmekte ve şiddet eğilimine sürüklenmekte. Komplikasyon ,anaflaxi ,yan etki vs …nedir bilmeyenler,bilmediği gibi bir sağlık profesyoneline danışma ihtiyacı hissetmeden,bu tür yalan yanlış haberlerle,dünyada başını çektiğimiz sağlık çalışanına şiddet hukuksuzluğuna katkıda bulunmaktalar.Bir hasta veya hasta yakınının iddası üzerine haber yaparak, çoğu kez iftiralara zemin hazırlamaktalar. Yayınlanan dizilerde yaşanan hastane kareleri bu kadar rezalet ve sorumluluktan uzak olabilir.Çekilen karelerin bir çoğunun tıbbı uygulamalar noktasında gerçekle alakası olmadığı gibi,yaşanan diyaloklar tam bir şiddete eğilimi tetikleme aracına dönüştürülmekte. Geçenlerde bir kanalda dizide aynen şu cümleler geçiyor “hastamızla ilgilenmeniz için illa bağırmamızmı gerek” . Diğer bir çok dizilerde bir çoğunuz rast gelmişsinizdir. “Doktor! Doktor! Hastamız ölürse, sonunu sen düşün…” gibi repliklere.Yine birkaç hafta önce bir komedi programında hasta rolündeki kişiye pilonidal sinüs yani kıl dönmesi operasyonu üzerinden bir skeç yapılmış ve doktor ve hemşire rolünde olan oyuncular son derece lakayt,ameliyat dışında her şeyle ilgilenen bir pozisyonda ve opere olan kişide ağzına gelen her türlü galiz ifadelerle karşılık vermekte.Bütün bunlar toplumun bu konudaki düşüncelerine virüs bulaştırmaktır.Gerçekle ilgisi olmayan hayal ürünü senaryolarınız sayesinde,sağlık çalışanlarına karşı toplumda ne güven duygusu bırakıldı,ne saygı,ne sevgi.

Sağlıkta her türlü şiddetin önüne geçilmek isteniyorsa, caydırıcı bir sağlıkta şiddet yasasıyla birlikte, bir takım kurum ve kuruluşlar,medyanın içinde bulunduğu bu aymazlığa ve sorumsuzluğa son verecek düzenlemeler de yapmalı. Zaman zaman insan hayatına mal olan şiddete teşvik edenlere ve çoğu yalan yanlış yapılarak tahrike neden olan haber ,dizi vb. yapan medya organlarına ve kişilere yaptırım ve cezai işlem uygulamalı.Özellikle sağlık bakanlığı bu konuda çalışma yapmalıdır.Soruşturma süreci tamamlanmamış, sağlık alanındaki haberlerin yapılmasına izin vermemelidir. İnsanın olduğu her yerde hata olabilir.Hiç kimse hatadan münezzeh değildir .Eğer iddia edildiği gibi sağlık skandalı varsa,ilgili birimler soruşturmasını yapar ve olay aydınlanır.Medyaya taşınacaksa bu aşamadan sonra taşınmalıdır. Medya özgürlüğü diyerek bu aymazlık savunulamaz.Yayınladığın bir haber başkalarının hayatına mal oluyorsa,bunun özgürlüğü olamaz.Hergün sağlıkçıya şiddet haberlerini servis ederek vatandaşın algısında normalleştirenler,ne hikmetse bu şiddetlere açılan dava sonuçlarını ve cezaları ekranlara getirme konusunda pek duyarsızlar.Sağlık bakanlığı bu cezaları servis etmeli ve cezalar medya organlarında zorunlu yayınlatılmalıdır.Gerekirse kamu spotları yapılmalıdır.RTÜK vb. kuruluşlar dizilerde veya başka programlarda yapılan bu olumsuzluklara bir denetim getirmeli ve ciddi çalışma yapılmalıdır.

Dr.Ali YILMAZ

Kategoriler
Duyurular Haberler Manşet

Dr. Ersin Arslan kimdir? *YENİ

Hekim Hareketi Derneği Dr. Ersin Arslan’ı çalışma arkadaşlarının gözünden anlatan bir kısa film çekti. Gaziantep’te gerçekleştirilen çekimlerde Osman Fakıoğlu, Uzm. Dr. Müslüm Polat, Hem. Sebahat Korkmaz, Hem. Sonay Cengiz, Prof. Dr. Levent Elbeyli, Uzm. Dr. Ferdi Doğanay ve Uzm. Dr. Gökalp Güzel Dr. Arslan’a ilişkin duygu ve düşüncelerini anlattı.

Asistanhekim.org olarak Dr. Ersin Arslan’ı saygı ve rahmetle anıyoruz.

 

Kategoriler
Haberler Manşet

Tıbbi Mümessiller Günü Kutlanıyor

Ülkemizdeki tıbbi mümessiller 2012 yılından beri 14 Nisan tarihini “Tıbbi Mümessiller Günü” olarak kutluyor. Tıbbi mümessiller,, tüm dünyada bir ilk olan bu meslek günü sayesinde seslerini duyurmayı, sorunlarını dile getirmeyi ve mesleklerini topluma daha doğru tanıtabilmeyi hedefliyorlar.

Türkiye’deki tek ulusal tıbbi mümessil örgütü olan Mümessil Dayanışma Derneğinin Başkanı Harun Ökek, “14 Nisan tarihini tıbbi mümessillerin seslerini yükseltebilmesi için bir fırsat olarak gördüklerini, 20.000’e yakın meslek mensubunun bu tarihi sahiplenmesiyle birlikte ilaç endüstrisine bir çok katma değer sunabilmeyi hedeflediklerini belirtti.

Şu anki en büyük sorunlarının, bin bir güçlükle almaya hak kazandıkları Ürün Tanıtım Temsilcisi sertifikalarını 2019 yılına kadar kullanamamak olduğunu dile getiren Ökek, tıbbi mümessil camiasının “Beşeri tıbbi ürünlerin tanıtım faaliyetleri hakkında yönetmeliğin” kendileriyle ilgili bölümünün bir an önce işlerliğe geçirilmesini beklediğini belirtti. 2019 yılına ertelenen uygulamanın kendilerine karşı yapılan bir haksızlık olduğunu ifade eden Ökek, bu ertelemenin meslek mensuplarında sektörel aidiyet seviyesini düşürdüğünü, motivasyonu bozduğunu ve karar merciine karşı duyulan inancı erozyona uğrattığını belirtti.

İlaç endüstrisinde toplam kalitenin hayata geçirilebilmesi için endüstrisinin tıbbi mümessillere mutlaka kulak vermesi gerektiğinin altını çizen Ökek, işverenlerden bu ilgiyi görmelerine rağmen meslek mensuplarından buna aynı oranda ilgi göstermemesinin üzüntüsünü yaşadıklarını söyledi. Meslektaşlarının genel olarak bir umursamazlık içinde olduğunu, kendilerini sorunların çözümüne katkı verebilecek durumda bile görmediğini gözlemlediklerini belirten Harun Ökek, bunun sebeplerinin cesurca araştırılması gerektiğini ve gösterilecek samimi çabalarla bu durumun tersine çevirilebileceğine inandığını söyledi.

Son olarak, tüm meslektaşlarının 14 Nisan Tıbbi Mümessiller Gününü kutlayan Harun Ökek, ekmeğini bu meslek sayesinde kazanan herkesi Mümessil Dayanışma Derneğinin düzenlediği Sahanın Sesi-2015 Anketini doldurmaya ve görüşlerini derneğe iletmeye davet etti. Ankete şu linkten ulaşılabilmektedir.

https://docs.google.com/a/mudad.org/forms/d/1lAwDTaE-FEqgengXeOeY1Cx9XDRM-VfvnlzasVadIcA/viewform