Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Doktorlar bu yüzden istifa ediyor *ÖNEMLİ

Sizden gelen bir mektup:

Bilindiği gibi pek çok hastanede acil biriminde çalışacak acil hekimi yetersizliğinden dolayı uzman hekimler kendi alanları dışında da hizmet vermek zorunda oldukları acil biriminde havuz nöbetçisi olarak görevlendirilmektedir. Hatta bazı hastanelerde ilgili branş nöbeti icap nöbeti dahi olmadığı için uzman hekimler kendi branşı ile ilgili olmayan vakaların değerlendirmesini, tanı ve tedavisini tek başlarına üstlenmek durumunda kalmaktadır. Özellikle ruh sağlığı ve hastalıkları, fizik tedavi ve rehabilitasyon, cildiye gibi daha özelleşmiş alanlarda uzman olarak görev yapan hekimler bu hizmetlerde oldukça zorlanmaktadır. Bu uygulamayla uzmanı olduğumuz branşın dışında pek çok acil vakaya müdahale etmemiz veya çocuk hastalıklarına da sağlık hizmeti vermemiz beklenmektedir. Bu durumda acil servise başvuracak hastaların tanı ve tedavilerinde, eksilikler ve hatta hatalı uygulamalar olması, istenmeden hastalara zarar verilmesi adeta kaçınılmazdır.

Acil tıp hekimliği başlı başına bir tıp disiplini ve uzmanlık alanıdır. Acil tıp uzmanı olabilmek için en az 4 yıllık bir eğitim sürecinin gerekli olduğu düşünülünce, söz konusu görevlendirmeyi gerektiği gibi yerine getirebilmek için, sadece tıp fakültesi mezunu olmanın gerekli deneyim için yeterli olamayacağı açıktır.

 Öte yandan eğitimini almadığımız bir branşta, üstelik acil servis gibi çok hızlı karar vermeyi ve müdahale etmeyi gerektiren bir alanda, nöbet tutmamız halinde, sadece hastalar değil, biz de mağdur olacağız. Çünkü yapacağımız  (veya yapamayacağımız) her işlem, hakkımızda şikayetlere, disiplin soruşturmalarına, cezai yargılamalara, belki de yüksek bedelli tazminat davalarına neden olabilecektir. Tüm bu süreçlerin ne denli uzun sürebileceği, biz hekimleri maddi ve manevi olarak ne denli mağdur edeceğini de belirtmek gerekir.

Uzman hekim ancak kendi branşının hastalarına bakmak üzere acil serviste görevlendirilebileceği, ancak diğer branşların hastaları ile ilgili yapması gereken ise öncelikle “ilk yardım” olduğu, Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi’nde ,  Madde:3- “Tabip, vazifesi ve ihtisası ne olursa olsun gerekli bakımın sağlanmadığı acil vakalarda mücbir sebep olmadıkça, ilk yardımda bulunur.”   ve Hekimlik Meslek Etiği Kuralları 10’uncu maddesi’nde: “Hekim, görevi ve uzmanlığı ne olursa olsun, gerekli tıbbi girişimlerin yapılmadığı acil durumlarda, ilk yardımda bulunur.” şeklinde belirtilmiştir. Hekim ilk yardımı yaptıktan sonra ilgili branş uzmanını acile davet eder. Görüldüğü üzere iki maddede de “ilk yardım” ifadesi kullanılmıştır. Acil tıp hizmeti ile ilk yardım farklı şeylerdir. Hekim tıbbi bilgi ve tecrübesine güveniyorsa tabii ki başka branşın hastasına ilk yardım dışında da ayrıntılı olarak müdahale edebilir ancak bunu yapmaya zorunlu /sorumlu değildir.

Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği’nin 43. maddesinde “Tabip Nöbetleri” düzenlenmiştir. Buna göre;

C) Acil nöbetler: Uzman durumu müsait olan kurumlarda lüzum görülen branşlar için normal nöbete ilave olarak ayrıca acil nöbeti konulabilir. Bu takdirde acil nöbetine iştirak edecek diğer sağlık ve yardımcı sağlık personelinin kimler olacağını ve bunların miktarını baştabip tesbit eder.Acil nöbeti tutanlar bir başka nöbete dahil edilmezler. Acil nöbeti tutan uzmanın talebi üzerine yapılacak, çağrıya ilgili dal uzmanı ve diğer personel uymaya zorunludur.”

Maddenin tamamı incelendiğinde  hekimin kendi branşıyla ilgili olmayan vakalara, ilgili dal uzmanının müdahale edeceği de belirtilmiştir. Dolayısıyla branş uzmanı bir hekimin, farklı uzmanlık dallarının değerlendirmesi gereken başvurulara tek başına bakmak üzere acil/karantina nöbetiyle görevlendirilmesi ilgili (nöbete ilişkin kuralları düzenleyen) mevzuata uygun değildir.

Bu nedenlerle; uzmanlık branşımız yönünden de, hasta sağlığı ve hakları yönünden de, mesleğimiz ve geleceğimiz yönünden de olumsuz sonuçlara yol açan bu uzmanlık branşı dışındaki acil servis hizmetlerinde bu görevlendirme işleminin ivedilikle düzeltilmesi gerekmektedir.

Saygılarımla

Dr. X.X.

4 comments

  1. Son derece önemli ve gerçekçi bir konuya parmak basmışsınız,, öncelikle teşekkürler . Durum o kadar vahim ki, yazacak o kadar çok şey var ki anlatamam. Sadece bir örnekle yetinelim şimdilik; Ben 30 yılını doldurmuş bir Beyin cerrahi uzmanıyım ve hala bana acil serviste bahsettiğiniz gibi hertürlü hastaya bakacaksınız diyorlar ve de afedersiniz ” eşşek ” gibi de bakıyoruz,, tabiii ki yalan yanlış !!!! Olan hastalara oluyor bu arada tabii ama ne yapalım biz de emir kuluyuz, yapmazsan hemen sarı zarf eline tutuşturuluyor. Maalesef durum gerçekten çok kötü ve sağlık sistemimiz acınacak bir halde,,, umut ışığı var mı ,,, YOK ……….. Bu rezalet sonrasında birkaç hekim arkadaşımın canı yanacak ki ( HUKUKİ AÇIDAN ) ondan sonra bir çözüm arayışına gidecekler bunlar… Zavallı TÜRKİYEM ,, her alanda olduğu gibi sağlık sektöründe de giderek dibe vurmak üzereyiz……………….

    • Sn Selami Uysal, 30 yıl uzmanlık + 5 yıl ihtisas + min 2 yıl mecburi + 23 yaşında mezuniyet dersek sanırım yaşınız yaklaşık olarak 60. son 10 yılı saymazsak 20 yıl gayet verimli bir şekilde uzmanlık yapmışsınızdır. Bu koşullarda acilde eşşek gibi hasta bakıyorsanız, size semer vuran çok olur. İtiraz edin, tutamayacağınızı dilekçe ile bildirin ve tutmayın, idari bir ceza alın, ne olur, dünyanın sonu mu gelir. Emekli olursunuz en fazla. Hiç sanmıyorum ama, eğer benim devletten alacağım maaş+dönere ihtiyacım var diyorsanız, demek ki yıllarınızı boşa geçirmişsiniz. Herkes teslim olmuş durumda ama teslim olmayacağını gösterenlere ihtiyaç var.

  2. Aman da aman ülkemizde çoğu yerde hatta eğitim araştırma hastanelerinde bile acil servisleri pratisyen hekimler çevirmektedir eğer siz pratisyen acil hekimlerinize yeterli değeri verir iseniz acil servislerin sorunu çözülür tıp usta çırak ilişkisine dayanır ki acil servis hekimliği zaman içerisinde tecrübe ile yapılan bir branştır siz ülkede acil servisi zaten çevirmekte olan pratisyenlerin işini yapamıyorsanız suçu kendinizde aramalısınız diyicem yanlış olucak burda ki tabir işinize gelmemesidir. Nöbette oturup icap parasını alıp hiç hasta görmeden olaydan sıyrılmak istemenizden kaynaklanmaktadır. Ha bu arada söyliyim döner kat sayısında ki adilsizce olan farkın pratisyenlerle eşit hale getirilmesi gerekmektedir. Eğer bi hak elde edilicekse kazanılan parada o hakkın eşit şekilde aylık çalışan hekimlerin baktığı ve yaptığı uygulamamalrı eşit olarak dağıtılması ile sağlanıcaktır. 3 kuruşa 5 köfte devri son bulmalıdır. Saygılarımla.

  3. Ben acil serviste çalışan pratisyen hekimim. Yazı için emeğinize sağlık ancak fikrinize katılmıyorum. Kendi başımdan geçen örneklere dayanarak söyleyebilirim ki branş uzmanları gebeliğine iki hafta kalan ve kasılmaları olan hastayı bile(kadın doğum uzmanına) değerlendirmesini telefonla arayıp öncelikle rica ettiğimde benimle tartışabiliyor, ben icapçıyım ama gelemem hasta gelirse yönlendirin diye arayabiliyor ya da çatlak olup olmadığından emin olamadığım hastayı konsulte ettiğim ve sonucu normal olduğu için ortopedi uzmanından azar işitebiliyorum. Bu da olayın diğer boyutu. Kendi adıma zaten daha önce bir hastayı branşı olmayan uzman hekime konsulte etmedim. Saygılarımla.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir