Psikomedya – Sağlıkta Şiddet

Sağlıkta şiddet konusunda geldiğimiz nokta hemen herkesin malumu.Gün geçmiyor ki,sağlık çalışanlarına yapılan hakaret,darp,tehdit,öldürmeye teşebbüs ve öldürme gibi haberlere basın yayın organlarında rastlamayalım.Bu gelinen noktanın bir çok sebebi olmakla birlikte, bir ayağınıda sorumsuz medya organları oluşturmakta.Bilerek veya bilmeyerek buna zemin hazırlamaktalar.

Genel anlamda şiddet içerikli yayınlarla, özellikle küçük yaş grubu kişilerin, bilinç altına şiddet propagandası yapmakta ve toplumu şiddete temayül noktasında sürekli olarak kamçılamaktalar.Bizim toplumumuzun özellikle tv izleme oranında ne derece açık ara diğer toplumlara fark attığı ortada.Hal böyle iken sürekli olarak insanlara ne işlerseniz,o yönde bir eğilime sebebiyet verirsiniz.Bir takım külhanbeyli diziler sonrası yaşananları ve küçücük çocukların dizi karakterlerine özenerek,neler yapmaya yeltendikleri haberlerine hepimiz şahitiz.Bırakalım çocukları, bu ülkede dizi karakteri öldü diye mevlit okutmaya kalkışanların olduğunu biliyoruz.Medya, özellikle tv kanallları ve şimdilerde internetide içine almamız gereken yayın ağları,toplum üzerinde, inanılmaz derecede etkili.

Sağlık çalışanlarına uygulanan şiddet noktasında,özellikle tv kanallarının vebali çok.Yapılan haber yayınları veya dizi ,film,komedi programları vs. replikleriyle , gerçeği yansıtmayan ve sorumsuz yayınlarıyla,vatandaşı sürekli olarak sağlık çalışanlarına karşı kışkırtmaktalar ve bu sorumsuzluğun hesabını kimse sormamakta.Hemen hergün “acile sapasağlam gelen kişiye bir iğne yaptılar öldü””yanlış tedaviden sakat kaldı” vs gibi haberlerle vatandaşın sağlık çalışanlarına güvenleri yok edilmekte ve şiddet eğilimine sürüklenmekte. Komplikasyon ,anaflaxi ,yan etki vs …nedir bilmeyenler,bilmediği gibi bir sağlık profesyoneline danışma ihtiyacı hissetmeden,bu tür yalan yanlış haberlerle,dünyada başını çektiğimiz sağlık çalışanına şiddet hukuksuzluğuna katkıda bulunmaktalar.Bir hasta veya hasta yakınının iddası üzerine haber yaparak, çoğu kez iftiralara zemin hazırlamaktalar. Yayınlanan dizilerde yaşanan hastane kareleri bu kadar rezalet ve sorumluluktan uzak olabilir.Çekilen karelerin bir çoğunun tıbbı uygulamalar noktasında gerçekle alakası olmadığı gibi,yaşanan diyaloklar tam bir şiddete eğilimi tetikleme aracına dönüştürülmekte. Geçenlerde bir kanalda dizide aynen şu cümleler geçiyor “hastamızla ilgilenmeniz için illa bağırmamızmı gerek” . Diğer bir çok dizilerde bir çoğunuz rast gelmişsinizdir. “Doktor! Doktor! Hastamız ölürse, sonunu sen düşün…” gibi repliklere.Yine birkaç hafta önce bir komedi programında hasta rolündeki kişiye pilonidal sinüs yani kıl dönmesi operasyonu üzerinden bir skeç yapılmış ve doktor ve hemşire rolünde olan oyuncular son derece lakayt,ameliyat dışında her şeyle ilgilenen bir pozisyonda ve opere olan kişide ağzına gelen her türlü galiz ifadelerle karşılık vermekte.Bütün bunlar toplumun bu konudaki düşüncelerine virüs bulaştırmaktır.Gerçekle ilgisi olmayan hayal ürünü senaryolarınız sayesinde,sağlık çalışanlarına karşı toplumda ne güven duygusu bırakıldı,ne saygı,ne sevgi.

Sağlıkta her türlü şiddetin önüne geçilmek isteniyorsa, caydırıcı bir sağlıkta şiddet yasasıyla birlikte, bir takım kurum ve kuruluşlar,medyanın içinde bulunduğu bu aymazlığa ve sorumsuzluğa son verecek düzenlemeler de yapmalı. Zaman zaman insan hayatına mal olan şiddete teşvik edenlere ve çoğu yalan yanlış yapılarak tahrike neden olan haber ,dizi vb. yapan medya organlarına ve kişilere yaptırım ve cezai işlem uygulamalı.Özellikle sağlık bakanlığı bu konuda çalışma yapmalıdır.Soruşturma süreci tamamlanmamış, sağlık alanındaki haberlerin yapılmasına izin vermemelidir. İnsanın olduğu her yerde hata olabilir.Hiç kimse hatadan münezzeh değildir .Eğer iddia edildiği gibi sağlık skandalı varsa,ilgili birimler soruşturmasını yapar ve olay aydınlanır.Medyaya taşınacaksa bu aşamadan sonra taşınmalıdır. Medya özgürlüğü diyerek bu aymazlık savunulamaz.Yayınladığın bir haber başkalarının hayatına mal oluyorsa,bunun özgürlüğü olamaz.Hergün sağlıkçıya şiddet haberlerini servis ederek vatandaşın algısında normalleştirenler,ne hikmetse bu şiddetlere açılan dava sonuçlarını ve cezaları ekranlara getirme konusunda pek duyarsızlar.Sağlık bakanlığı bu cezaları servis etmeli ve cezalar medya organlarında zorunlu yayınlatılmalıdır.Gerekirse kamu spotları yapılmalıdır.RTÜK vb. kuruluşlar dizilerde veya başka programlarda yapılan bu olumsuzluklara bir denetim getirmeli ve ciddi çalışma yapılmalıdır.

Dr.Ali YILMAZ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir